Giriş
(2)

Tren seyahatini seven birine 10 günlük avrupa tatili önerisi

stringer
İlkbahar ayında, trenle avrupa'nın küçük bir kısmını gezmek, bunu yılda iki kez olacak şekilde birkaç yıla, tüm avrupa'ya yaymak istiyorum. doğaya, tarihe ve sanata bayılırım. nereden başlayayım. tek bir ülkeyi mi gezeyim?
İlkbahar ayında, trenle avrupa'nın küçük bir kısmını gezmek, bunu yılda iki kez olacak şekilde birkaç yıla, tüm avrupa'ya yaymak istiyorum. doğaya, tarihe ve sanata bayılırım. nereden başlayayım. tek bir ülkeyi mi gezeyim?
0
stringer
(3 saat)
Hiç düşünme direkt İsviçre'den başla derim
+2
ihsanlı
(3 saat)
maddi kaygi yoksa avusturya-isvicre.
edirne'den trene binin viyana'da inin. viyana'yi iki gün gezdikten sonra trenle semmering üstünden graz'a gidin. yolun bir kismi (semmering taraflari) unesco dünya mirasi. graz'i gezin. sehir merkezi gene unesco dünya kültür mirasi. graz'dan gece trenine binin ve feldkirch'e gecin (gece treni sart degil. yollar muazzam güzel, gece bir sey görmezsiniz ama yolculuk 8 saat civari sürüyor, siz karar verin). biraz feldkirch-liechtenstein takilin. rhein nehrini görün. vaduz'dan otobüsle chur'a gidin. chur'dan glacier ekspress ile zermatt'a gecin. zermatt'ta görkemli matterhorn'u aka toblerone cikiletasi dagini görün. zermatt'tan ucakla ülkeye geri dönün.

eger tek seferde tek ülke derseniz avusturya icinde daha baska scenic tren yollari tavsiyesi verebilirim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(3 saat)
(10)

Cem Yılmaz ve 38 yaş "espirisi"

tiredofwaiting
Ben ne yaparsam yapayım neyin komik olduğunu anlayamadım. Bi bana açıklar mısınız bu adam ne demeye çalışıyor.
Ben ne yaparsam yapayım neyin komik olduğunu anlayamadım. Bi bana açıklar mısınız bu adam ne demeye çalışıyor.
-4
tiredofwaiting
(4 saat)
bu duyurudan sonra acip baktim esprisine. sonra yasina baktim. cem yilmaz 52 yasindaymis. herhalde kendinden yasca baya ufak biriyle beraber diye millet buna takilmis iste, citir falan diye, o da onlara diyor, ne citiri mal misiniz diye. zaten 38 yasindaki kisiye citir diyen maldir. bence de yasli degildir ama citir olmaktan da baya uzaktir. espriye gülecegimi de düsünmüyordum ama ucundan güldürdü.
biraz da o anki modla alakali, cok gülecegiz, en cok biz gülecegiz diye ileyince adam ne yapsa gülüyorsun zaten. cok kafa yormaya degecek kalitede espri degil yani, bosverin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(4 saat)
komik midir o kişiden kişiye değişir ama "çıtır" diyince akla gelen şey 38 değil diyor.(Leonardo Dicaprio mesela hep 25'ten genç kızlarla takılıyordu. Aklındaki öyle bişeydir belki) Sonra "ölecek neredeyse" vs. demesi tepki topladı yoksa az çok herkes burada hemfikir olurdu bence. Ölecek demesi de şaka kısmı işte. Abartarak bir şeyleri komik hale getirmek bilinen bir şeydir bence çok özel bi durum yok.
+2
nhk ni youkosu
(4 saat)
Bu meseleyi farklı kelime ve şekillerde de olsa kahvedeki dayı da söylüyor. Ben tam şaka kısmını anlayamadım ama sanırım onu da gülerek anlattığı için efekte veriyoruz.
+1
🌸tiredofwaiting
(4 saat)
Çıtır dedikleri 38 yaşında mı olur tarzında espri yapmış. Zaten espri böyle bir şeydir, normal hayatta söylersin gülünmez ama stand upta yerinde kullanırsın gülünür. O an hikayesinde komik geliyor.
-1
mikahakkinen
(3 saat)
Bunda anlamayacak ne var? “Genç olmayan bir kadınla da birlikte olsam yine de milletin gözüne batıyor.” Diyor.

Komik mi? Zerre değil. Umurunda mı? O da değil.

EDİT:
Gayet açık anlattım ama anlaşılmamış herhalde; kendisi Cem Yılmaz olduğu için, ünlü ve zengin olduğu için, her şeyinin insanların gözünde büyüdüğünü anlatıyor. Bu şakayı ilk defa yapmıyor. “Bizim halk Artist sürünsün ister”, veya “askerde üst ranzamda yatan çocuk çok torpilli olduğumu söylüyordu” gibi şakaları da vardı eski gösterilerinde.

Cem Yılmaz 10-15 sene önce kendini emekli edip anılarda yaşaması gerekirken hangi bunalımları hangi krizleri yaşıyorsa ısrarla zorlayan biri. Ama işte önüne konan ne olursa ağzı açık seyreden kitleler olduğu için hala kendine gülebilen insanlar bulabiliyor. Kimi insanlarda öyle bir etki yaratmış ki, komik olmaya çalışırken komik olmayan bir şey söylediğinde insanlar “ben mi anlamadım acaba” diye kendini sorgulayabiliyor.
0
lazor
(3 saat)
Cümleyi anlamadım demedim, neyin komik olduğunu anlamadım dedim. Bakın siz de anlamamışsınız.
0
🌸tiredofwaiting
(3 saat)
İlkokullarda, Edebi sanatlar diye bir ders de vardır.
Mübalağa sanatı Edebi sanatlardan biridir ve komedyenlerin ilgi alanı dahilindedir.

Ben güldüm. Komikti.
0
Mirket
(3 saat)
Mirket +-1

Mübalağa yaparak espri çıkarıyo. Cok komik diildi ama olay olmasi da saçma
+2
üğpoıuy
(3 saat)
Espri değil bu o yüzden anlayamamışsındır.

Bu söyleme gülen, " espri işte gül geç" diyenle iletişimi keserim. Neyse ki çevremde böyle insanlar yok 🙏
0
rock n roll
(3 saat)
Acun gibi 20 yaşındaki kadınlarla birlikte olmuyorum benimkiler yaşıma uygun neredeyse ölecek diyor, espri bu, tabii ki bunu mübalağa yaparak söylüyor şov yapıyor neticede.
+1
kizil karga
(2 saat)
(28)

Gülsüm ismi

eileengray
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
-4
eileengray
(12 saat)
lütfen bahsedin
+5
pide
(12 saat)
Ben de hiç sevmem. Güllü isimleri genelde sevmiyorum, pastoral bir hava veriyor da bu gülsüm özellikle fonetik olarak hiç sevmediğim bir isim sebebi de yok. Dizilerde filmlerde falan hep köylü ya da köyden kente göçmüş ama köy hayatını bırakamamış tipte karakterlere verilmiş de o yüzden mi öyle düşünüyorum bilemedim.
+2
nundu
(12 saat)
ileride devlet memuru falan yapma niyeti ile bu isim seçilmiş olabilir. (ironidir)
0
ground
(12 saat)
ben de sevmem
+3
kisa
(12 saat)
Gülsüm adında aklı başinda biri tanimadim, hep bi sıkıntıları vardi
+7
üğpoıuy
(12 saat)
Gül adı güzel bence.
-3
arbre
(12 saat)
şakasız bence çok güzel isim ya.
0
patronaj1
(12 saat)
Evet eski teyzelerde olan bir isim bence de, ancak;

İsimleri şekillendiren ve güzel kılan kişinin güzel oluşu bence.

Ayrıca kişinin geçmişinde bu ismi hafızasında güzel kılabilecek hatıralar mevcut demek ki, kim bilir.

Saygı duyar yorum belirtmezdim ben olsam.
+1
va
(12 saat)
saçma sapan bi isim. gülsüm yerine gülsün yazacaklar güllü yazacaklar neler neler. benim ilk ismim de saçma sapan bir isim ilkokul karnemde sadece ilk harfi doğru diğer harflerin ismimle alakası yok.

ayrıca yurtdışında sıkıntı yaşar Gülsüm diyemezler telaffuz edemezler.
+2
matilda
(12 saat)
berbat bir isim tabii ki
+6
sanal hayvan
(12 saat)
bence isim sevimli ve sıcak ama bu çocukların büyüyeceğini, online işlemler yapacağını, mail adresi alacağını, belki yabancılarla muhatap olacağını, iş hayatına gireceğini vb. de göz önünde bulundurmak lazım sanki.

temizliğe gelen teyze-kötü isim düşüncenizi bence sadece komşunuza değil kimseye söylemeyin bu arada.
+4
Phoebe
(12 saat)
Size sorduysa düşüncelerinizi söyleyin. Sormadıysa karışmayın derim.
+6
cosmicstring
(12 saat)
erkek çocukları olursa kürşat koysunlar adını
+3
nahtoderfahrung
(12 saat)
çok güzel bir isim,
lina, pina, cina, arı maya, atlas, adel gibi isimlerin yanında adeta parlıyor.

erkek çocukları olursa kürşat +1

bu arada temizliğe gelen teyze en temiz duyguların insanıdır. ne sıfatla insanları sınıflandırıyorsunuz?
0
Hallegadola
(11 saat)
Benim tercih edeceğim bir isim değil ama kötü bir isim de değil. Senin gözünde temizlikçi teyze canlandığı için yakıştıramamışsın.

Önemli olan, komşu senin veya buranın çoğunluğunun fikrini sordu mu? Sormadıysa karışmaya gerek yok. Kendi beğenmiş, bir seçenek olarak düşünmüş.
+1
lazor
(11 saat)
Cosmicstring +1, gülsüm ismi bana hoş gelmiyor, oldukça da eski moda ama isimleri algılayış şeklimiz kişilere göre şekilleniyor bence, ailesi bu ismi beğenip bebeklerine bu ismi vermek istiyorlarsa karışmamak en iyisi.

Zamanımda kuzenime çocuğuna koymayı düşündüğü isim için çok olumsuz şeyler söyledim, hala ara ara özür dilerim kendisinden ne haddime hamileyken üzdüm seni diye, beğenmediğim ismi verdiler çocuklarına, şu an o isim hiç de kötü gelmiyor kulağıma.

Bize demode gelen isimler, özellikle anadili Türkçe olmayan kişilere fonetik ya da anlamsal olarak hoş gelebiliyor.
+2
(11 saat)
muhafazakar kesim adi. tek tanidigim gülsüm lisede torpille bizim okula yerlestirilmis biriydi. babasi adini vermek istemedigim bir partinin üyesiydi, puani yetmedigi halde iktirdiler kizi okula.
o da üniversiteyi birakip 20 yasinda bir müteahhitle evlenip cocuk dogurdu simdi tokat mi rize mi bir yerde iq düsürücü bir hayat yasiyor.
bende yarattigi intiba bu :D
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11 saat)
Ben tercih etmem ama o ismi seçene garip bakmam şahsen yeni nesil uyduruk isimlerden daha iyi
+2
basond
(11 saat)
Sormadıysa bir şey söylemeyin.
Bu her konuda takip etmemiz gereken bir ilke bu, ama çocuğa isim koymak gibi bir kararda kesinlikle olumsuz fikir söylememek gerek.

Bu isimle benim aklıma gelen tek kişi kapıcı Cafer'in karısı Gülsüm ama Gül ile başlayan diğer isimler bana güzel geliyor.
+1
michael_knight
(11 saat)
Hallegadola + 10000

bebeklere kedi-köpekmiş gibi verilen saçma sapan isimlere kıyasla gülsüm gayet de iyi.
0
m e b
(10 saat)
Anlamı kötü değil, ayıp değil, kültürümüze aykırı değil. Bence gayet konabilir. Arkadaşları “gül” diye kısaltacaklar zaten…
+2
yadigar
(10 saat)
Bazı isimler kuşaklarla büyüyor ya. Bence bu isim de büyümüş. Çocuksa daha bebek, bence de alternatif düşünülebilir.
0
akhenaten
(9 saat)
bana da modern gelmiyor bu isim. temizlikçi teyze ismi değil ama modern de değil.
ben yabancıların telaffuzu olayına pek takılmıyorum belki a101 kasiyeri olacak ne işi var yabancılarla. ha böyle yüksek eğitimli bi aile çcouğu ise ilerde amerikada okuyacağı kesinse tamam hassas olalım da.
+1
Sadece soruyorum
(9 saat)
gülsüm bi zeynep değil ya, böyle bir isim koyuyorsa vizyon belli bence hiç uyarmaya gerek yok gayet bilincinde, değisede bilincinde olmasın kıza merve ismi koyupta bebek buyuyunce ortamları(emine fatma güllü vs) farklı olacağı için bu sefer garip kaçar.
0
eja
(8 saat)
Ben eski ve klasikleşmiş isimleri çok seviyorum şahsen.

Gülsüm özellikle sevdiğim bir isim değil ama kötü de değil.

Lina, Vina, Alin, Dalin vb gerzekçe yeni moda isimlerden bin kat daha iyidir.
+3
anaphylacticshock
(8 saat)
eksisozluk.com geldi aklıma direkt. Hayranı olabilirler mi?
Kötü bir isim değil bence.
0
auroraaurora
(7 saat)
kibar cevaplar için teşekkürler. arapça kökenli olması ve bize temizliğe gelen Gülsüm adlı kişiyi çok çakal bulduğum için bu isme büyük bir önyargım var, ben asla tercih etmezdim. bana sorulduğu için ve düşüncemin sübjektif olduğunu bildiğimden genele sormak istedim.

edit: bana soruldu elbette ama ben bu bilgiyi paylaşmadım diye azarlamanız kabul edilebilir bir şey değil.
+3
🌸eileengray
(7 saat)
Kuzenimin halasının ismi ve bende hiç iyi bir intibası yok, hatta direk aklıma kibir geliyor.
+1
tiredofwaiting
(4 saat)
(4)

burayı neyle doldurayım

kibritsuyu
nisan ayında yapılan pvc pencere ile duvarın arasında (içeri tarafta) sıcaklık farkından, açıp kapatırken oluşan titreşimden vs zamanla boşluk oluştu. montaj yapıldığında yoktu.https://i.imgur.com/rtQ1PPb.jpegbu boşluğu neyle doldursam daha iyi olur? herhangi bir soğuk hava girişi yok, ama ileride o
nisan ayında yapılan pvc pencere ile duvarın arasında (içeri tarafta) sıcaklık farkından, açıp kapatırken oluşan titreşimden vs zamanla boşluk oluştu. montaj yapıldığında yoktu.

i.imgur.com

bu boşluğu neyle doldursam daha iyi olur? herhangi bir soğuk hava girişi yok, ama ileride olabilir de.

alçı mı çekeyim, mastik mi çekeyim, silikon mu basayım ne yapayım?
0
kibritsuyu
(23 saat)
Titreşimden olduysa mastik. Ama duvara iyi vidalamadilar mi acaba??
0
kisa
(22 saat)
gördüğüm kadarı ile zamanla oluşan bir boşluk değil. oraya dolgu malzemesi kullanılmış ve zamanla kuruyup çatlamış ve dökülmüş gibi. süpürgeyle de alınmış ve açıklık oluşmuş. yeniden ama daha kaliteli bir malzeme ile dolgu yapın.
0
ground
(16 saat)
önce dolgu fitili ile doldur. üstüne mastik. alçı yine çatlar. işlem sırasında kuru olması önemli.
0
merhum
(15 saat)
görüntüdeki pencere profili ile alakali ya da yalitim gerektiren bir bosluk degil. kötü bir dolgu malzemesi sorunu gibi.
www.bauhaus.at bir projemde bu sorunla karsilassam su hedeyi yazardim ben. türkcede macun dneiyormus galiba. daha hareketli bir yerse (acilip kapanan pencere gibi) akrilik mastik.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(4 saat)
(14)

Kalleş Yöneticiye Ne Yapılır?

lapetitemort
Eski liderim sene başında müdür oldu, tepeme yeni bir lider geldi. Başta iyi anlaşıyorduk, sonra liderler ile ilgili çalışanlardan geri bildirim istediler. Ben de sağlam eleştiride bulundum. Güya anonim kalması gereken bu geri bildirimleri nasıl olduysa okumuş ve tarzımdan dolayı benim yazdığımı anl
Eski liderim sene başında müdür oldu, tepeme yeni bir lider geldi. Başta iyi anlaşıyorduk, sonra liderler ile ilgili çalışanlardan geri bildirim istediler. Ben de sağlam eleştiride bulundum. Güya anonim kalması gereken bu geri bildirimleri nasıl olduysa okumuş ve tarzımdan dolayı benim yazdığımı anlamış.

O günden sonra tavırları tam tersine döndü. Her zaman "sen en iyi çalışanımsın, en yüksek puanı sana vereceğim" diyen adam "senin ciddi soft skill problemlerin var" demeye başladı. En son bugün, performans değerlendirmesinde çok anlamsız şeylerden fişimi çekti. Çok temiz çekti hem de. Beni harcadığı çok net.

Daha da kalleşçe olan, benim mentörlük yaptığım, iş öğrettiğim, ben olmasam iş beceremeyecek yeni mezun adama en yüksek puanı vermiş ve bunu bana birebir toplantımızda söyledi. O çocuğa da defalarca "sen daha yenisin, senin yüksek puan alman imkansız" tarzı konuştu. Bunları biliyorum çünkü aramız iyi ve paslaşıyoruz. Ne olduysa 2-3 haftada performans puanları tepe taklak oldu anlayacağınız. Normalde gizli kalması gereken bu bilgiyi vererek de niyetini ortaya koydu. Sorun şu ki ben olmazsam bu adam bir hiç. Benim uzmanlığıma muhtaç.

Şimdi bu durumda ben ne yapmalıyım? Müdürde hatrım var, 4 sene birlikte çalıştım ama onu da doldurmuştur. Neticede bu performans işleri ortak yapılıyor.

Sizce durumu kabullenip, yoluma bakmak en iyisi mi olur?
+1
lapetitemort
(05.01.26)
E kendin kaşınmışsın.
+6
antihero
(05.01.26)
Bu anonim seyler hicbir zaman anonim olmuyor. Bizim okulda da hocalari anonim sekilde elestirebilme sistemi vardi, bildigin okulun sistemi yani, bir hocamiz kendisine yazilan bir yorumun ciktisini alip (ismiyle beraber) bana bu kim, taniyor musun diye sormustu.

Yolunuza bakin ama onun size ihtiyaci varsa bu kozunuzu da birakmayin.
0
Sour
(05.01.26)
Anonim olayı yalan bir defa
Sen eleştirmişsin oda seni harcamış
Yoluna bak +1
+1
basond
(05.01.26)
Yapacağın bir şey yok, devam et ve olayın unutulmasını bekle. Aptal değilse unutmaz.
Empati kursana. Yönetimin göreceği şekilde o şekilde seni eleştiren bir çalışanına sen iyi mi davranırdın, performans puanını yüksek vermeye mi uğraşırdın?
Kim olduğunun anlaşılacağı şekilde böyle bir eleştiri yapmış olman gerçekten de soft skill’lerinle ilgili önemli bir sorun olduğunun kanıtı.

Müdüre de gidip konuşman faydalı olmaz, o da yöneticinin penceresinden bakacaktır olaya.
+2
michael_knight
(15 saat)
Müdürün eski liderinse ona "danışabilirsin". Şikayet değil de, "ben arayı düzeltmek istiyorum, ne tavsiye edersiniz" minvalinde.
O da eminin zaten kendi yerine gelen astı ile ilgili tam da bu tip geri bildirimleri merak ediyor olmalı.
İllaki liderin yerinden bakacak, onu haklı bulacak diye bir şey yok. Özellikle de size güveniyor ve tespitlerinizi de haklı buluyorsa.
Sonuçta bir lafa bakılır, bir de kim diyor diye bakılır.
0
burfak
(14 saat)
İşini yap, mesai bitince iş hakkında 1 dakika bile fazladan düşünmeyip evine dön.

Kaşınmışsın yorumuna katılmıyorum. Anonim kalması gereken şeyleri ifşa etmek gibi bir ahlaksızlık yapılıyorsa bu ifşa edilenin suçuymuş gibi davranılıp normalleştirilmemeli. Elinde ifşa edildiğine dair kanıt varsa bir üst yöneticilere ve IK'ya mobbing şikayeti yap derim ama öyle bir ortamda bu birimler de ne kadar profesyonel davranabilir, orası muamma. Muhtemelen böyle bir durumda haklıyken "adama kafayı takan çalışan" konumuna düşüp çıkarılmana yol açar bu, gerçi çıkarılman da iyi bir şey gibi bu noktadan sonra.

Eleştiri yapıyorum derken hakaret ettiysen orası ayrı tabi.
+1
nolmus yani
(14 saat)
Kendini harcamışsın. En iyisi yeni bir iş bak. Sana huzur olmaz artık orada
0
limonlu eksi
(13 saat)
Bir kişinin yüzüne karşı söyleyemeyeceğin şeyleri arkasından, anonim vs başlık altında bile olsa söylememek gerekir. Bunu ders olarak alıp yoluna bak. Muhtemelen o da senin kalleşlik yaptığını düşünüyor.
0
mikro patlama
(11 saat)
çok iyi bir konuşma hazırlayıp müdürünle başbaşa konuşman gerekiyor.
tek şansın bu.
0
plastic_angel
(8 saat)
bu saatten sonra bu adamla aranın iyi olması imkansız. bu arada onun yaptığı kalleşlik değil, senin yaptıgın kalleşlik. anonim kalacağını düşünerek adama kötülük yapmışsın. o da bunu öğrendiği için sana asla güvenmez tabi bu saatten sonra.

eğer şanslı isen eski yöneticini devreye sokarak işyerinde başka bir departmana geçersin. değilsen orada tutunma şansın çok zor.
+1
abelardo
(7 saat)
kasinan sen degilsin, IK'sindan liderine koca sirket. eger feedback istendiyse calisan olarak verirsin.
türkiye'de bootlicking kültürü ve elestiriyi anasina hakaret etmis gibi algilayan tiplerle etraf sarili oldugu icin fikrinin istendigi ortamda fikrini söylemis olman kalleslik olarak algilaniyor.
buradan cok güzel misilleme ve hatta bence gizlilik ihlali davasi cikar.
anonim olarak tasarlanan bilgilerin daha sonra calisanlara karsi santaj olarak kullanilmasi, güvenlik ihlali, güven suistimali, mobbing falan muazzam seyler var gibi burada.
yasadigim ülkede ben is hukuku avukatiyla görüsürdüm :D
zaten bu saatten sonra bu tiplerle calisamazdim ama en azindan kaziga saplardim alayini. liderden önce de ik ile baslardim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(7 saat)
hiçbir yerde anonim yorumların anonim kaldığını görmedim, anonimliğini bozana da hep niye anonim kalmayacakken kalacak dediniz diye yazarak yalan konuştunuz dedim. O saatten sonra kimse dönüp ilerletemedi konuyu.

Yalakalık garip bir mevzu. karşımdaki anam değil babam değil, ne demek yüzüne söyleyemeyeceğini yazma? Aksine profesyonellik budur, işi yürütürsün, kişiyle problemini de organizasyonun içinde anonim olarak gidermeye bakarsın. Bunun sağlandığı yok tabi ama olması ve denememiz gereken bu. İK da bunun için var, denetim de bunun için var, müdürler de bunun için var.

gelip de sana "şu şu problemlerin var" demesi bile kötü bir yönetici olduğunu gösterir o lider kişinin. X konuda gelişim denir, Y konuda eğitim denir.

Performans görüşmesinde size sözlü olarak belirttiği her şeyi yazıya geçirip, müdürü de maile ekleyip, bunları dediniz ama hem bunların göstergesini hem de hazırladığınız gelişim yolunu öğrenmek istiyorum diyebilirsin. Övmeye kimse bir şey demez ama yeriyorsan hem somut kanıtlar sunacak hem de gelişim yolunu hazır edeceksin.

Bir işte, sektörde veya konuda kazara 10+ sene kalmış (belki de kalmamıştır bile) tiplerin yöneticiliği öğrenmesi zor. Bu da maalesef bu işbilmez iş dünyasında çalışana yük.
0
klassno
(4 saat)
işini brezilya dizisi gibi yaşıyorsun. kişiliğin özdeğerin işteki başarına bağlıymış gibi anlıyorum. yok onlar bana muhtaç, yok bu beceremez, o yeni ben mentörüm vs. bu dramalı, görevi aşırı sahiplenici çalışanlar iş ortamını iyice çekilmez kılıyor. soft skill denilen şeyin büyük bölümü de bu aslında, hepiniz başkasının aldığı riskleri, edecekleri kar, hayalleri vs. için çalışan kişilersiniz bu kadar büyütmeye üzerinden kimlik oluşturmaya gerek yok. bu kadar büyütünce böyle olaylar oluyor işte, ayak kaydırmalar onu buna ispitlemeler vs. hep bu zihniyetin sonucu. çalıştığın işyeri varlığının amacı değil, o kadar önemli bir şey de değil (isminin başına ne kadar titr eklerlerse eklesinler), faydasının büyük kısmı sana da değil hissedarlara. bu bilinçle yaşar çalışırsan kafan rahat olur, kimseye bulaşmazsın, kimse de sana bulaşmaz.
+1
robokot
(2 saat)
+1 robokot farklı bir tavır takınmaya gerek yok. Işimi yapıp çıkarım bitti. Müdürü doldurmuştur kesin diye de düşünmeyin.
0
pembediken
(18 dk)
(12)

Kedinizin en sevdiği oyuncak nedir?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Kediniz en çok hangi oyuncağı seviyor?Teşekkürler
Merhaba,

Kediniz en çok hangi oyuncağı seviyor?
Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(05.01.26)
Alüminyum folyodan yapılmış top.
0
orient blue
(05.01.26)
Bizimki de aluminyum folyo topu seviyor ama zehirli oldugu icin vermiyoruz. Diger favori oyuncagi karton sut kutularinin kapaklari. En cok onlarla tut getir oynuyoruz (atinca kopek gibi gidip getiriyor kerata).

Pet shop'larda satilan kedi oyuncaklarina pek prim vermiyor.
0
sertac akin
(24 saat)
şu sıralar ayakkabı bağı
0
truf
(24 saat)
Saç lastiği.
Soda kapağı.
Pipet. (Buna genelde kediler hayır diyemiyor.)
Beş on tane topu, oyuncağı da var ama yanından geçip gidiyor, pek bakmıyor.
0
a perfect lie
(23 saat)
yeni verilen her şey 10 dakika boyunca en sevdiği oyuncak. 10 dakikadan sonra bir daha asla yüzüne bakmaz. oyuncaklarla oynamaktan hoşlanmayan bir benim kedim var herhalde.
+1
robokot
(23 saat)
Şerit metre, mezura, örgü ipi ve şişi. Bunlar aslında benim oyuncaklarım ama paylaşmak zorunda bırakıyor.
0
beetlejuice
(23 saat)
kalın çekip fırlatabileceği paket lastiği.
+1
orpheus
(22 saat)
Birinin,
cikcikli oyuncagi var. o kesinlikle.
ikinci sirada lazer, günes altinda ayna, kol saati vs yani yansima yapan herhangi bir sey.

Digerinin,
tünel.
kabuklu findik.
alüminyum folyodan top.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21 saat)
bebekken çay kaşığı ile oynuyordu şimdi 4.5 yaşında hiçbir şeyle oynamıyor. ara sıra ip ile oynatıyorum ondan da hemen sıkılıyor. lazere falan asla tepki vermiyor.
0
hold the door
(20 saat)
Örgü şişi +1 bu nasıl bir sevmek!
+1
peki madem
(13 saat)
pipet.
köpek gibi oyun haline getirir hatta. ben atarım o yakalar getirir.

patates kızartması ve ekmek parçası.
kaşla göz arası kaptı mı bunları bir dahaki temizliğe kadar bulamam. her yere sürükler. ağzında oradan oraya taşır.
0
art cat chocolate
(10 saat)
Yere düşen baklagil taneleri.

Ayıklarken falan yere kuru fasulye ya da nohut tanesi düşüyor bazen.

Günlerce o minicik taneyle oynuyor.
0
anaphylacticshock
(7 saat)
(14)

sürükleyici çerezlik roman

bloodymoon
en son beğenerek okuduğunuz neler var(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
en son beğenerek okuduğunuz neler var

(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
0
bloodymoon
(04.01.26)
okumuşsunuzdur ama zorba derim. birde izanın şarkısı.
+1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(04.01.26)
Okuyup beğenmezsen kitabın parasını ben ödeyeceğim.

www.kitapyurdu.com
0
Mirket
(04.01.26)
ben cok sevmem ama celil oker kitaplarini deneyebilirsiniz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.01.26)
Mary Doria Russell - Serçe
0
beatbox yapan metalci
(04.01.26)
Romain Gray- Onca yoksulluk varken
+2
Amaranta ursula
(04.01.26)
Suat Kozluklu - Kam Davası

2 kitaptan oluşan bi seri. Toplamda 771 sayfa mı neydi sanırım.
Çok severek okudum. Uzun ama sürükleyiciydi.
0
matilda
(04.01.26)
Çağatay Yaşmut'un Komiser Galip serisi. Bir tanesini elime alınca genelde hızlıca bitiriyorum. Mekan da İstanbul, Kadıköy falan. Hoşuma gidiyor.
0
lamaga
(04.01.26)
celil oker kitaplarini sevmiştim. Keşke daha fazla olsaydı ://

Çağatay Yaşmut'un tek bir kitabını okudum seneler önce, hiç beğenmedim. Bir daha da okumadım.

Tess Gerritsen'in Rizzoli & Isles kitap serisi güzel. Cidden kafa dağıtır.
0
put it in your appropriate place
(04.01.26)
İhsan oktay anar ve ahmet hamdi tanpınar okuması bence müthiş sürükleyici
+1
benim bir gizli bildiğim var
(05.01.26)
Yırtıcı Kuşlar Zamanı/Ahmet Ümit
0
ekimoloji
(05.01.26)
Richard Osman'ın kitapları tam olarak bu kategoride; eğlenceli, sürükleyici ve çok uzun değiller.
+1
salihdt
(05.01.26)
elorelia
(05.01.26)
en son ne olacak acaba diye sürekli okuma fırsatı kolladığım kitaplar şunlar

-katre-i matem, iskender pala
-deli kurt, hüseyin nihal atsız
-kelebek, henri charriere
-dublörün dilamması, murat menteş
-(bunu yazmasam olmaz) kuyucaklı yusuf, sabahattin ali
0
antihero
(05.01.26)
haruki murakami kitapları öyle ya aşırı akıyor. normalde çok kitap okuyan biri değilim ben bile çok hızlı okıyup bitiyorum. fantastik ögeler baya fazla, olaylar aşırı gizemli merak ediyosun. dili de çok sade.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
(6)

Özel okula kayıt süreci nasıl avantajlı işler?

luluki
Kafamda 3 okul var lise için. Fiyat kırmak için nasıl yol izleyeyim? Çocuk süper zeka değil, biz bu çocuğu kaçırmayalım diye düşünmezler. Erken kayıt mı geç kayıt mı avantajlı? Belki kontenjanı dolduramazlar diye düşünüyor insan.Okullar: ted bahçesehir ve odtüTavsiyeler dinlenir...Ekleme... mevcut s
Kafamda 3 okul var lise için. Fiyat kırmak için nasıl yol izleyeyim? Çocuk süper zeka değil, biz bu çocuğu kaçırmayalım diye düşünmezler. Erken kayıt mı geç kayıt mı avantajlı? Belki kontenjanı dolduramazlar diye düşünüyor insan.
Okullar: ted bahçesehir ve odtü
Tavsiyeler dinlenir...
Ekleme... mevcut sistemde çocuğunuz 3/4 oranda imam hatip ya da meslek lisesine gidiyor. Akademik kaygım yok. Çocuk bıçaklanmasın, sigaraya başlamasın ya da videosu internete düşmesin. Eğitim işine çok sonra sıra geliyor.
0
luluki
(03.01.26)
gelir durumu yüksek bir muhitte yaşıyorum. oturduğum bölgedeki özel okullar devlet okullarından hallice. resmen paranla rezil oluyorsun. tavsiyem şu:

devlet okuluna gönderin, özel okul için ayırdığınız bütçeyi üniversitede yurtdışına dil programına harcayın yada üniversitenin tamamını yurtdışında okutun. türkiye'de birkaç sayılı lise harici hepsi aynı.
+3
yap desem yapmazsin he
(03.01.26)
arkadaşlar lise için diyor. biliyorsunuz ülkemizde liseye giriş için 8. sınıfın sonunda lgs isimli bir sınava giriliyor, liselere giriş sınavı. bu sınavdan aldığın puana göre anadolu lisesine, fen lisesine falan yerleşiyorsun. bu sınavdan düzgün puan alamazsan da gideceğin devlet okulu ya meslek lisesi, ya da imam hatip. öyle keyfime göre lisede çocuğumu istediğim devlet okuluna yazdırayım diyemiyorsun.

ikinci yol da parasını basıp özel okula vermek. onların da kimileri kendi sınavını yapıyor (sonucuna göre girip girememeniz belli oluyor ya da puana göre burs alabiliyorsunuz), kimisi lgs puanına bakıyor ama başarısı, vereceğiniz para vs ile önem sırasını düşürebiliyorsunuz.

erken kayıt her zaman iyidir. giriş sınavlarına da iyi çalışsın.
0
kibritsuyu
(03.01.26)
Ankara için soruyorsunuz değil mi? Ankara koleji mezunu biri olarak ben okulumu öneririm. Şu an o networkun ekmeğini yiyorum. Geçen ay abd’de bir cerrahla tanıştım, adam bana kolej marşını söylemeye başladı; kısaca mezunlar birbirini destekliyor (istisnalar kaideyi bozmaz). legacy önemli bence. odtü koleji de ikinci seçimim olurdu.

Ted için araya bir mezun sokun (tercihen akraba). İndirim yapabilirler.
0
eileengray
(03.01.26)
eli yuzu duzgun ozel okullarin fiyat kiracagini hic sanmiyorum malesef.
kardes indirimi bile %5 falan gibi komik bir rakamdir.
0
cooperr
(03.01.26)
köklü okullarin olayi sadece egitim degil ayni zamanda mezunlar dernegidir. eileengray yazmis zaten, köpek gibi sadik olur, kurt gibi koruruz birbirimizi. hem ilkögretimdeki okulumun hem lisemin mezunlar derneginin ekmegini yedim. bence bunu da göz önünde bulundurun.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.01.26)
bu üçüne yolladığında çocuk sonrasında bilkente gitmek isteyecek çünkü arkadaşları bilkente gidiyor olacak. onun yerine üniversite sınavına iyi şekilde hazırlayan kalbürüstü bir liseye yazdırıp ardından yine bilkente gitmesi hayatının akışında bir şey değiştirmeyecek hem de boşu boşuna bu aşırı pahalı ve "network" liselerine para dökmemiş olacaksınız. belki de yarı burs kazanabilir bu yolla.
-2
Hallegadola
(05.01.26)
(8)

Veterinerinize nasıl karar verdiniz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Veterinerinize nasıl karar verdiniz? Ben bir tanidigimin kendi kedilerini götürdüğü veterinere götürüyorum kedimi. Kedimi hasta olarak bulduğumda kendisine götürmüştüm 5 aydır bu şekilde devam ediyoruz. Tanidigim yaklaşık yirmi yıldır o veterinerden hizmet alıyor. Çok memnun, güveniyor. Ben
Merhaba,

Veterinerinize nasıl karar verdiniz?
Ben bir tanidigimin kendi kedilerini götürdüğü veterinere götürüyorum kedimi. Kedimi hasta olarak bulduğumda kendisine götürmüştüm 5 aydır bu şekilde devam ediyoruz. Tanidigim yaklaşık yirmi yıldır o veterinerden hizmet alıyor. Çok memnun, güveniyor. Bende tanidigima güvendiğim için böyle devam ediyorum.

Veteriner geçmişim pek yok. Hatta hiç yok diyebilirim. Veteriner seciminde neye dikkat etmeliyim? Şimdilik değiştirmek gibi bir düşüncem yok ama sizede danışmak istedim.
Istanbul'da avrupa yakasında kedilerden anlayan güvendiğiniz veteriner var mı? Aklımda bulunsun.

Teşekkür ederim
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(02.01.26)
Öncelik temiz olmasına her kediden sonra masayı dezenfektan ile siliyor mu, en önemlisi bu, içerisi temiz mi kokuyor mu, daha ilk gidişimde bana mama satmaya çalışıyor mu, birde yaşlı olmasına yani tecrübesine bakarım. mesela ben parazitin süresini uzatıyorum bana ısrar ediyorsa 2 ayda 1 yaptırmak zorundasın diye otomatik bırakıyorum o veterineri.
bir yerden memnunsan değiştirme, kedini tanıması önemli
+1
eja
(02.01.26)
Referansla gidiyorum bende. Kedimi beklerken birkaç olaya şahit oldum ve bu da güvenimi arttırdı. Mesela sokak kedilerine ücretsiz bakım. Beklerken bir anda genç bi çocuk kucağında kediyle koşarak girdi, araba çarpmış kediye, hemen onu öncelediler, çocuk çıktı gitti meğer sokak kedilerine bedava bakıyorlarmış, böyle kaza, hastalık, kısırlaştıema gibi şeylerde. Bu bence paraya değil, gerçek hayvan sevgisine değer verdiklerini gösterir.

Yine beklerken tanıştığım birkaç kişi oldu, 20 senedir gelen de vardı. Bu da önemli bir kriter. Yaş olarak da zaten büyük birisi. Başka veterinerlere de gitmiştim, hep 20-30 arası gençler bakıyor hayvanlara. Tecrübe her zaman daha iyidir.
+1
love and trust
(02.01.26)
gereksiz işlem yapmaması, ancak ihmalkar da olmaması. bilgi veriyor olması ve de hayvan sevmesi önemli. rutin işlemler ve soğuk algınlığı gibi basit işlemler için iyi bir dahiliyeci olması yeterli, ultrasonu olması da büyük avantaj. diğer ortopedi ameliyatları, kalp, beyin ve göz gibi uzmanlık isteyen işlemler için bilinen hekimler var, onları tercih ediyorum. sürekli bir veterinere gitmek iyidir, kedinizin her şeyini bilir.
0
surprise
(02.01.26)
yalan söylememesi benim birinci tercihim. daha önce de yazmıştım sizin bir sorunuza, türkiye’de birçok veteriner para tırtıklamak için gereksiz işlemler yapıyor ve bilinçli olarak yanlış bilgi veriyor.

ikinci olarak, işini sevmesi çok önemli. altı yıl şehirde yaşarken kedimi hep orada veterinerlere götürdüm, sonra küçük bir kasabaya, ardından köye taşındık. köye taşınana kadar veterinerin ne demek olduğunu bilmiyormuşum ben.
şimdiki veterinerimiz bizimle daha çok ilgileniyor çünkü daha çok vakti var, hiç acele etmiyor, işine gerçekten tapıyor ve bu yüzden yaptığı iş hep top-notch.
kliniği çok düzenli olmayabiliyor, tezgah dağınık oluyor ya da yerlerde saman olabiliyor, içerisi bazen daha ağır kokuyor ama sonuçta köy ortamı. masasını alkolle temizlemesi benim için yeterli.

bir senesi viyana’daki hayvan hastanesine götürmüştüm kedimi, veteriner kedimi çantadan çıkarmak için afedersin ama hayvan gibi sırtına asıldı, zaten stresli olan kedimin canını yaktı. muayene sırasında başka bir hasta ile telefonda konuştu ve aşıyı yanlış uyguladı, bu sebeple kedim ölümden döndü.
şimdiki veterinerimiz ise kedime "teyzeye öpücük ver" diyip dünyanın en ürkek kedisinden bile öpücük koparabiliyor.
benzer bir veteriner türkiye'de gördüm. annemlerin kedisini götürdük, veteriner kadın içeri geldi, zaten pehlivan gibi ablam, 2.5 kilo hayvana resmen bench press basıyor. sen daha muayenenin en başında hayvanın sinirlerini zıplattın zaten, insan gibi davranamıyor musun?
bir de türkiye'de gördüğüm, veteriner yerine başkası ilgileniyor, hatta çoğu zaman bu kişiler veterinerlik öğrencisi bile olmuyor. ben sekreterinin ilgileneceğini bilsem zaten sana getirmem ki!

love and trust’in dediği gibi vicdani yönü önemli, şu an ki veterinerimizin tierschutzverein ile birlikte çalıştığını fark edince güven duygum pekişmişti. bölgedeki tüm hayvanlarla mesai dışında ücretsiz ilgileniyormuş. bir keresinde son müşteri olarak gittiğimizde sokakta bulunan kedi, köpek, tavşan ve kirpi görmüştüm bir sürü taşıma kutusunda, meğer ofisdışı saatlerde dernekten getirip bakımlarını yaptırtıyorlarmış.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.01.26)
ben önce 24 saat açık olan veteriner kliniklerine baktım. çünkü panik bir insanım, en ufak şeyde götürmek isterim, sabahı bekleyemem. evime yakın 2 tane vardı. bir tık daha yakın olana gittim. kuzenimin (başka şehirde) kedisini götürdüğümüz veteriner kliniğine göre çok daha temiz, büyük ve güzeldi. oldukça da ilgililerdi. içerisi hiç kokmuyor. 5 yıldır oraya gidiyoruz. arada başka yerlere de götürdüm fikir almak için. vetamerikan hariç gittiğimiz diğer 2-3 vet çok kötüydü. kötü kokan yerler hijyenik değil gibi hissediyorum.

bunun haricinde gerçekten hayvan sever olduklarını görebiliyorum. ilgililer, oyuncular, şefkatliler. tırnak kesme gibi şeylerden ücret almıyorlar. ayrıca sokaktan sahiplendiğim için muayene ücreti vs almadılar. 2 kedim için de iç dış parazite götürdüğüm zaman o ilacın zaten 2ye bölünüp kullanılması gerektiği için ekstra ücret almıyorlar falan... bazı vetler gibi suratsız da değiller. hem gereken her türlü tedaviyi uyguluyorlar. gereksizse buna gerek yok diyebiliyorlar.

ayrıca çok zor bir zamanımda (bir gece klinikten çıktığımda, kliniğin önünde bana ve kucağımdaki kedime, kaldırımdayken araba çarpmıştı) ücretsiz olarak sabaha kadar kedime baktılar.

arada mesajla iletişime geçtiğimde cevap veriyorlar.

onları seviyorum <3

sürekli aynı veterinere gitmek takip açısından çok iyi. hayvanı tanımaları çok iyi oluyor. o kadar çok hayvanı nasıl unutmuyorlar bilmiyorum. hepsinin ismi abidik gubidik olmasına rağmen :D
0
art cat chocolate
(02.01.26)
10 veterinerden 9 u çapraz enfeksiyon merkezi.

Zor yanı düzgün yer bulmak
0
topkapiaksaray
(02.01.26)
@eja, her gidişimde masaya kediyi koymadan önce siliyor, içeride kesinlikle koku yok ve temiz bir ortam. Veterinerim ellili yaşlarında. Tecrübeli olduğunu düşünüyorum, yanında asistanları var ama genelde veterinerim kendisi ilgileniyor. Bir şey satma gibi bir yaklaşımı hiç olmadı. Sadece paraziti için ayda bir yapmamız gerekiyor dedi. 2.5 kiloyu geçince 3 aylık olandan yaparız dedi.

@love, bende sokaktan bulup ilk gittigimde tanıdığım kisiyle birlikte gitmiştim bendende ücret almadı, verdiği ilaçlarında ücretlerini almadi. Bunları arada tanidigim var diye almadığını düşünüyorum.

Ameliyat oldu kedim sonrasında ilaçları ve iğneleri vardı. Bunları kendisinden temin yaptırdım bir hafta boyunca her gün gittim, parazitini yaptırdım, ekstradan mama aldım vs. Kesinlikle para muhabbeti yapmadı benimle. Son gün ödemeli yaptım sağ olsun ondada sanırım indirim yaptı makul bir ücret aldı.

Evimin bir kaç bina yanında veteriner var. Ona sokak kedisi götürmüştüm bir hafta kalması gerekti. Anında hesap makinesinde fiyat çıkartmıştı bana mesela ona bir daha mecbur kalmadıkça gitmem bu davranışından dolayı.

@surprise, sürekli açık olan bir klinik, ameliyathaneside var ama ne kadar gelişmiş bir yer her işlemi yaparlar mı bilmiyorum. Ameliyatla ilgili durumlar dışında çok şükür veterinere gitme durumu yaşamadım.

@konuşma, her soruma cevap verdiğiniz için teşekkür ederim size. Henüz o kadar muhabbetimiz olmadi, ama çok sevecen cana yakın birisi değil. Soğuk bir yapıya sahip ama yardımcı olan bir insan kendisi.

@art cat, vetamerikan hastanesine yakınım, memnun kaldınız mı oradan?
Burasıda 7/24 açık bir klinik. Iki kez kendiliğinden tırnaklarını kestiler kedimin ve ücret alınmadı. Iç parazit hapını ben kendim oradan sarin alıp bölüp evde kendim içiyorum.

Geçmiş olsun size ve kedinize. Sağ olsunlar ilgilenmişler kedinizle 🙏🏻
Benimde her mesajıma kısa kısada olsa dönüyorlar, bazen sorularıma cevap vermek için arıyorlar bile.

@topkapı, ne yazık ki öyle.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(02.01.26)
vetamerikan'a 1 kez götürdüm. çok aşırı pahalı değildi bence. ben memnun kaldım. baya hastane gibi zaten. ayrıca kendi app'leri var bu sayede hayvanın tahlil sonuçlarını orada tutabiliyorsunuz. baya hayvan e-nabız'ı gibi. çok iyi. ben anadolu yakasında olduğum için sürekli oraya götürme şansım yok. cildiye bölümü olduğu için oraya götürmüştüm çocuğumu. hala o doktorun önerdiği mamayı yediriyorum hatta.
0
art cat chocolate
(02.01.26)
(12)

Şu an okuduğunuz nedir?

alice in potatoland
Tavsiye eder misiniz?Yabancı dilde okuyorsanız da olur. Bir süredir okumak için bir şeyler seçmekte sıkıntı yaşıyorum.
Tavsiye eder misiniz?
Yabancı dilde okuyorsanız da olur.
Bir süredir okumak için bir şeyler seçmekte sıkıntı yaşıyorum.
0
alice in potatoland
(01.01.26)
Yüzyıllık Yalnızlık, yarım bıraktım ama tasvirler güzeldi, devam edeceğim, şu an Gogol, Palto okuyorum ama o da yarım, ehhh, iş güç okunmuyor
0
arbre
(01.01.26)
akademik metinler harici şu fictionları okuyorum/yeni bitirdim:
- Miranda July, All Fours
- Isabella Hammad, the Parisian
- Jenny Erpenbeck, Kairos
- Donna Tartt, the Secret History

kitapları genelde paralel okurum, böyle bir huyum var.
+2
eileengray
(01.01.26)
Ankara mon amour'a bir bakın. Şöyle bir şey olsa dediğiniz bir konu varsa yazın, belki ona göre de öneriler gelir.
+1
cosmicstring
(01.01.26)
yoko ogawa - the memory police
0
sir gawain
(01.01.26)
milchfrau in ottakring.
son 3-4 senedir okudugum en güzel kitap. günlük seklinde yazilmis. bir tür otobiyografi. 1925 viyanasinda basliyor.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.01.26)
Abigail e başladım. Magda szabo ile yeni tanıştım ve baya çok sevdim. Son zamanlarda beğenemediğim kitaplar okumuştum. Çok iyi geldi.
0
a perfect lie
(01.01.26)
Kuzey Ormanları - Daniel Mason
Güzel bir kitap, tavsiye ederim.
0
rock n roll
(01.01.26)
Hasan Ali Toptaş-Ölü Zaman Gezginleri ve Jack London-Martin Eden.
Baya iyiler, tavsiye ederim.
0
umutt
(01.01.26)
Bob mortimer ikinci kitabı, the hotel avocado.
Bob mortimer hayranı için kesinlikle, onun dışında önermem.
Bir de marcus aurelius meditations okuyorum, onu tavsiye ederim.
0
logisticsmanager
(01.01.26)
suyu arayan adam - Şevket Süreyya Aydemir okudum. tek adam kadar olmasa da güzeldi.
yeni dünya - Sabahattin Ali okuyorum. kısa hikayeler. bazıları fazla travmatik olsa da oldukça akıcı.
0
unalub
(02.01.26)
tarihimizle yuzlesmek - emre kongar
0
baldur2
(02.01.26)
şu an psikanalizin kara kitabı'nı okuyorum. bitince alice zeniter-kaybetme sanatı ya da stephen king-22/11/63'e başlayacağım. böyle bir karmaşa içindeyim.
0
suyin
(02.01.26)
(6)

Tereyağı ölçmek

egerbiryolcu
Her kurabiye yapışimda beni strese sokuyor.Tartım yok.Nette kaşik ölçülerine göre 7 yemek kaşığı tereyağ 100 Gr diyor. Mesela bir kaşık 14 gr diyor ama youtubeda bı kanalda bir kaşık olctuler 37 Gr çıktı.200 gr oda sıcaklığında bir tereyagini neye göre ayarlayabilirim.Mesela 200 gr lik su bardaklari
Her kurabiye yapışimda beni strese sokuyor.
Tartım yok.
Nette kaşik ölçülerine göre 7 yemek kaşığı tereyağ 100 Gr diyor. Mesela bir kaşık 14 gr diyor ama youtubeda bı kanalda bir kaşık olctuler 37 Gr çıktı.

200 gr oda sıcaklığında bir tereyagini neye göre ayarlayabilirim.
Mesela 200 gr lik su bardaklarina göre mi olceyim. Kaşık silme tepeleme değişir gibi.
0
egerbiryolcu
(01.01.26)
tartı hayat kurtarır. bambum marka kullanıyorum yıllardır hiç bozulmadı ve ucuz.
bu şekilde asla doğrusunu bulamazsın herkesin kaşığı bardağı başka.
+2
neira
(01.01.26)
bazı tereyağ paketlerinin üstünde çizgiler çekilmiş oluyor her 25 g için. göz alışkanlığı oldu artık o çizgiler olmasa bile o kadar ayırıp ekliyorum.

100 gramlık br tereyağının nasıl gözüktüğünü bilirseniz aşağı yukarı ne kadar olduğunu hesap edip ayarlayabilirsiniz.

www.amazon.com.tr

şöyle bir şeyim de var ama ben onu kedilerimin mamasını ayarlamak için almıştım. iş görür tabii sizin için de.
+2
art cat chocolate
(01.01.26)
ya tarti kullanacaksiniz, ya tereyagi paketi üstündeki 25er 50ser gramlik ölcü cizgilerini ya da göz karari. laboratuvarda ilac yapmiyorsunuz ki 200 gram olmus 214 gram olmus fark etsin. stres yapacak bir sey yok.

bireysel ölcüm de cok önemli degil. ona takilmayin. her birim diger birime dönüstürülürken belli bir degere sabitlenmistir zaten. 1 yemek kasigi 15 ml'ye sabittir. 1 kasik tereyagi da 14 grama sabitmis belli ki, o kanalda kac ölctükleri konudan bagimsiz. 7 kasik diyorsa 7*14 hesaplayacaksiniz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.01.26)
ben eritip sıvı olarak ölçüp katıyordum ama o zaman pek kıyır olmuyor. ilk hamurunun katıyağda macunumsu bir hal alması gerekiyormuş.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(01.01.26)
Benzer sorunlardan ben de muzdaribim ve aldığım hassas terazi mutfak kalitemi çok arttırdı. Hiç uğraşmayın, bir hassas terazi alın.
0
10551037
(01.01.26)
bak şöyle yap hassas terazin varsa terazi kapalıyken kaygan bir kap koy üzerine sonra aç teraziyi lap lap yağları ne kadar gerekiyorsa o kaygan kabın içine koy. sonra ordan yoğuracağın leğene vıjjjt diye aktar. göz kararı 0 salçayı dahi ölçerek katan biri bildirdi.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(01.01.26)
(6)

Bohçacı

yurtsuz john
Mahallenizden bohçacı kadın geçiyor mu?
Mahallenizden bohçacı kadın geçiyor mu?
+1
yurtsuz john
(31.12.25)
Yok geçmiyor. site her yer hiç biri içeri almaz.
-1
a perfect lie
(31.12.25)
hayır.
0
benibulmanlazim
(31.12.25)
80'lerde çocukluğumda vardı onlar, en son 90'larda görmüşümdür. ayı oynatanlarla birlikte kayboldular...
0
exlibris
(31.12.25)
Bohcaci, bozacı, overlokcu artık geçmiyor
0
pembediken
(31.12.25)
bohçacıyı en son 1991 yılında gördüm.
0
Fodera
(01.01.26)
hayatimda bohcaci hic görmedim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.01.26)
(4)

harley davidson bot gıcırdaması

thefirstaction
arkadaşlar harley davidson botum var, sağ adım attığımda topuk kısmına basınca kauçuk gıcırdama sesi geliyor. Sol tarafta hiçbir ses yok. Bu sesi yapan şeyin kaynağı nedir sizce?
arkadaşlar harley davidson botum var, sağ adım attığımda topuk kısmına basınca kauçuk gıcırdama sesi geliyor. Sol tarafta hiçbir ses yok. Bu sesi yapan şeyin kaynağı nedir sizce?
0
thefirstaction
(31.12.25)
Ayaklarınız yere simetrik basmıyordur, sol ayak düz basarken sağ ayak dışa-içe basıyor gibi.
0
orient blue
(31.12.25)
Hocam bu botlar 10 yıllık. İlk yıllar yapmıyordu şimdi yapıyor sanmıyorum ama bir dikkat edeceğim yine de, yorumunuz için teşekkürler
0
🌸thefirstaction
(31.12.25)
Giydiğiniz çorapla ilgili olabilir mi? Çorabın kumaşı/dokusu botun iç yüzeyine sürtününce adım atarken bu ses çıkıyor olabilir mi? Farklı marka bir botum var benim, belli çoraplarla giyince ve çok da sıkı bağlamadıysam gıcır gıcır ses geliyor. Sol botu sıkı bağlayıp, sağı bir tık daha gevşek bırakmışsanız falan olabilir.
0
cay koy geliyorum
(31.12.25)
topuk ömrünü doldurmus olabilir. benim bir botumda ayni durum vardi.
ayakkabiyi cevirip altina bakin, topukta catlama, kirik, belli bir kisminda parca kaybi var mi diye.
benim botumun topugu catlamisti. yürüdükce garc gurc ses yapiyordu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.12.25)
(7)

mimarlık niçin var?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
mimarın yaptığı her işi inşaat mühendisi yapamıyor mu?
mimarın yaptığı her işi inşaat mühendisi yapamıyor mu?
-6
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.12.25)
banach
(30.12.25)
mimarim ve uzmanligim restorasyon. helenistik dönem arkeolojik alanlarindan, gründerzeit dönemi binalarina cesitli restorasyon alanlarinda calisiyorum. su an elimizdeki proje avusturya'nin en önemli binalarindan birinin 600 senelik ahsap cati sistemi, bunun dokümante edilmesi, dijitallestirilmesi ve kurtarilmasi. insaat mühendisine bol sans dilerim.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.25)
Hayır, yapamaz.
+1
cancoskn
(31.12.25)
mimar tasarim yapar, sanattir.
insaat muhendisi tasarimin ayakta durmasini saglar.
zaten arada farki bizim millet bir turlu cozemedigi icin gorsel olarak binalarin cogunlu berbat.

mimarlik nedir bilmedigimiz icin ortaya su tarzda seyler cikiyor:

x.com

isin icine duzgun isinin ehli mimarlar girince ortaya boyle, goz kanatmayan, ortami ile uyumlu mis gibi tasarimlar ortaya cikiyor:

www.alumil.com
+4
cooperr
(31.12.25)
mimarın yaptığı özgün bir sanat eseri gibidir. mimarı kovup başka mimarla devam edemezsiniz. ölünce bile mirasçıları ilgili projelere izin verme yetkisi miras olarak geçebiliyor. ancak mimarlık denilen şey apartman falan aklınıza gelmesin. onu deneyimli bir usta da yapabilir. bir arkadaşım inşaat mühendisliği okurken mimarlığın ne olduğunu araştırınca okulu bırakıp mimar oldu. mimarın yaptığı işi düzenleyemezsiniz değiştiremezsiniz. aynı mimari projeyi başka bir yerde yapamazsınız. daha da detay için; www.youtube.com
+1
ground
(31.12.25)
Yapamaz. Türkiye'de mikro uzmanlık konusu çok iyi anlaşılmıyor.

Mimar ve inşaat mühendisi farkını en iyi anlayabileceğimiz örneklerden birisi UX Designer & Software Engineer farkı. Konu sadece estetik değil, kullanım kolaylığı.

Tasarım ve sanat birbirinden farklıdır. Tasarımın bir işlevi olur birçok örnekte.

Bugün 70 yaşında insanlar bile instagram'da nasıl reels paylaşacağını biliyor. Çünkü instagramı ux designerlar tasarlıyor. Yazılım mühendisleri ise inşa ediyor. Kullanıcı deneyimi tasarımı yapan ekipler psikoloji, erişilebilirlik, estetik, fonksiyonellik gibi bir çok kritere göre bu işi yapıyorlar. Bir insanın en kolay şekilde o ürünü kullanması için uğraşıyorlar. Konu sadece güzel gözükmesi değil yani. Instagramı sadece mühendislerden oluşan bir ekip tasarlasa örneğin, bu kadar kolay kullanamazdı sıradan kullanıcı.

Bu alandaki en güzel örneklerden biri tabletlerdir. Microsoft Apple'dan çok önce "tablet bilgisayar" konseptini piyasaya sürdü. Ama kullanımı korkunçtu. mühendislik olarak çok daha iyiydi eminim. Ama kullanım kolaylığı olarak faciaydı. Bu sadece arayüz tasarımı demek değil. Büyüklük, ısınma, taşıma, ağırlık vb bunlar da kullanıcı deneyimi tasarımının bileşenleri. Sonra apple ipad'i sundu. Satış rekorları kırdı.

Çünkü microsoft tableti mühendisler tasarladı, ipad'i endüstri tasarımcıları ve ux tasarımcılar. Bu bir aşağılama ya da ayrım değil. Uzmanlık ve bakış açısı farkı. Ürün tasarımcı dediğin insan o ürünün doğru hedef kitle tarafından en doğru şekilde kullanılması için çalışır. Önceliği kullanım kolaylığıdır. Bu konuda bazen ürünün mühendisliğinden feragat etmeyi göze alabilir.

Mühendis de o ürünün birçok koşulda en doğru ve sorunsuz şekilde çalışmasını önceliklendirir. Dayanıklılığını, yaşam ömrünü, bakım kolaylığını, maliyetini, sistemin kusursuz çalışmasını, önemser. Kullanım kolaylığı 2. plandadır.

Tasarımcılar ürünü insana uydurur. Mühendisler insanın ürüne uymasını bekler. Aradaki en temel fark budur.

Bu yüzden dünyadaki temel pratik şudur, önce tasarımcılar insana uyacak bir ürün ortaya çıkarır. Ürünün limitlerini belirler. Sonra mühendisler o limitler dahilinde çalışmaya başlar.

Mesela Steve Jobs bir mühendis olmadığı için ilk iphone tasarımının boyutlarını çok net belirlemiş ve bu özellikleri olan bir cihaz, bu boyutlarda olacak demiş. Mühendislerle en büyük kavgası bu olmuş çünkü mühendis ekibin ideal ürün planı cebe sığması zor bir ürün.

Dünyada genel pratik bu. Tasarımcı ürünü tasarlar, ürünün limitlerini belirler. Mühendis de o limitler içinde en ideal ürünü inşa eder. Bu şu demek tasarımcı temel mühendislik prensiplerini bilir ve ona uymaya çalışır, mühendis de tasarımın neden öyle olduğunu bilir ve ona uymaya çalışır. Bu bir üstünlük değildir. Uzmanlıktır. Ve birimler birbirinin uzmanlığına güvenir. Arada elbette anlaşmazlıklar olur. Ama sistem çalışır.

Türkiye'de maalesef iş kültüründe yatay hiyerarşi anlaşılmıyor. Bizde dikey hiyerarşi biliniyor sadece. Yani mesela birbiriyle aynı yetki düzeyinde iki departman mühendis ve tasarımcı diyelim, birbirlerinin uzmanlıklarına güvenmez. Tasarımcının taleplerini mühendis ekibi "o kim bana emir veriyor" diye algılar. Öbür tarafta mühendisin talepleri de tasarımcı da "o kim bana emir veriyor" diye algılar. Sonra patron gelir, ikisine de kendi istediğini yaptırır.

O yüzden türkiye'de kurumlarda yatay hiyerarşiye dayanan iş süreçleri hep aksar. Yani tasarımcı tasarlar, sonra mühendis o tasarımın hayata geçmesi için en ideal planı oluşturur, bunlar birbirine üstün değildir. Birbirini destekleyen bir süreçtir. Ama Türkiye'de bir mühendisin önüne tasarımcıdan gelen plan budur diye bir plan koyduğunuzda egosuna dokunur bir şekilde. Tam tersinde de tasarımcı sinirlenir.

Mimar mühendis kıyasında da problemin temelinde bu vardır.

Gelelim mimar ve mühendisin farkına.

Mimar da aslında bir ürün tasarımcısıdır. Sadece estetik fonksiyonlarıyla ilgilenmez. Bunun yanında aydınlatma, havalandırma, kullanım kolaylığı, şehir dokusuna uygunluk, şehir planına uyum, binanın insan psikolojisine etkileri, insan trafiği, doğayla uyumu gibi birçok konuyu tasarlar. Aydınlatma sadece binanın ışık düzeni demek değildir mesela. Binanın güneş ışığının nasıl aldığı, çevredeki binaları ne kadar gölgede bıraktığı gibi konular da düşünülür. Ya da insan trafiği dediğin şey sadece giriş çıkış kapılarını koymak demek değildir.

Binaya giren insanların binayı nasıl dolaşacağı, birbirileriyle çarpışmadan ne kadar ilerleyebileceği bir konudur. Bu belki bir apartmanda önemsizdir. Ama dakikada binlerce insanın kapıdan geçtiği bir avm'de, bir havaalanında, bir stadyumda bu önemlidir. Gelen yolcunun giden yolcuyla kaos yaşamaması, binada belli noktalarda yığılmalar olmaması, acil durumlarda hızlı tahliye edilebilecek rotaların oluşturulması, bir avm'yse insanların belli bir akışa uyarak dolaştırılması, bir havaalanıysa insanların en hızlı şekilde istedikleri yere ulaşabilmesi başlı başına bir konudur. bu konuların bazıları eften püften konular gibi görünebilir. Ama değiller. ve mühendislikten farkı mesela kitle psikolojisi, insan psikolojisi, temel tasarım ilkeleri, bilgi tasarımı, kullanıcı deneyimi tasarımı, ses tasarımı, akustik, mühendislik gibi birçok disipline temas ederler.

mesela bir avm koridoru tasarlatın. bir mühendis girişi ve çıkışı olan 200 metrelik düz bir koridor tasarlayacaktır ilk başta. Dükkanları da etrafa dizecektir. Bir mimar belki 200 metrelik o çizgide yılan gibi kıvrılan, alt koridorlara ayrılan, birbiriyle kesişen alanlar düşünecektir. Dükkanları da belli bir mantıkla yerleştirecektir. Çünkü kalabalığın hareketi, belli mağazaların daha kalabalık olma ihtimali vs...

Bu bir uzmanlıktır. Ve bir binayı yaparken birilerinin bu konuda uzmanlaşması, birilerinin de binanın mühendisliği konusunda uzmanlaşması gerekir. Bu görev paylaşımıdır. Eskiden roma'da mimar/mühendis tek kişiymiş. ama artık yaptığımız binalar çok daha komplike ve daha fazla veri seti var elimizde inşaat üzerine. O yüzden görev dağılımı gerekiyor.

Yani mimar mühendisin işini yapamaz, yapmamalıdır. Mühendis de mimarın işini yapamaz. Yapmamalıdır. Bu yapamayacakları anlamına gelmiyor, ya da biri diğerinden daha zeki demek değil. Üstünlük de değil. Bu bir görev paylaşımı. Türkiye'de tam oturmamış, ama dünyada büyük sistemlerde çok iyi çalışan bir sistem.
+1
anten
(31.12.25)
inşaat mühendisleri az paraya çok ev anlayışı güderler. Mimar ise, bir estetik ortaya koyar, maliyetine, kar kazanç işlerine bakmaz. Ama bence esas iş şehir bölge planlamacılarına düşüyor.
+1
love and trust
(31.12.25)
(10)

Yeşil Kapaklı Kitaplarınız

lazor
Merhaba, evet soru başlığını okurken yüzünüzdeki aşağılayıcı ifadeyi tahmin edebiliyorum. Yılbaşı için renk bazlı hediye paketi yapmamız gerekiyormuş ve bizim rengimiz yeşilmiş. Paket içine küçük bir kitap da eklesem diye düşündüm ama benim elimdekilerden bir şey çıkmadı.Şöyle kitaplığınıza bir göz
Merhaba, evet soru başlığını okurken yüzünüzdeki aşağılayıcı ifadeyi tahmin edebiliyorum.

Yılbaşı için renk bazlı hediye paketi yapmamız gerekiyormuş ve bizim rengimiz yeşilmiş. Paket içine küçük bir kitap da eklesem diye düşündüm ama benim elimdekilerden bir şey çıkmadı.

Şöyle kitaplığınıza bir göz atar mısınız; kapağı yeşil (veya yeşil ağırlıklı) olan, şöyle hemen hemen herkesçe okunabilecek, uzmanlık veya özel ilgi alanı gerektirmeyen bir kitap çıkacaktır mutlaka birinizden, biliyorum.

Peşinen teşekkürler.

Edit: ayaküstü yazınca derdimi tam olarak anlatamamışım. Kitapların adını öğrenmek istiyordum, elinizdeki kitapları almayı değil. Duyuru ahalisi yine cömertliğini göstermiş. Hediye almış kadar oldum teşekkür ederim :)
0
lazor
(30.12.25)
bu kitaplarin sadece isimlerini mi merak ediyorsunuz? yoksa size ulastirmamizi mi istiyorsunuz?
benim kitaplikta olabilitesi olan türkce üc kitap var yesil kapakli:

1. ursula le guin: tehanu (bir serinin icinden bir kitap bu, tek basina cok anlamli degil)
2. irlanda masallari: www.dr.com.tr
3. istanbul - cengiz bektas: www.kitapyurdu.com
4. bati cephesinde yeni bir sey yok - erich maria remarque: everestyayinlari.com
ve bazi HP kitaplari ama gene seri ici oldugu icin mantikli olmaz.

yabanci dil de olursa secenekler cogalir. size ulastirmam lojistik acisindan mümkün olmaz :)
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.25)
Baktım şimdi kitaplığa, yüzyıllık yalnızlık ve bitmeyecek öykü varmış yeşil kapaklı. İkisi de çok iyidir çok güzeldir. İkincisi biraz daha çocuk kitabı gibi dursa da değildir.
+1
Bruce
(30.12.25)
Sally Rooney- Normal Insanlar
www.canyayinlari.com
Maggie O’Farrell- Evlilik Portresi
www.dr.com.tr
Italo Calvino- Bir kış gecesi eğer bir yolcu
www.kitapyurdu.com
Tezer Özlü- Kalanlar
+1
eileengray
(30.12.25)
Ayfer Tunç - Suzan Defter
Sait Faik - Semaver
0
black holes in the sky
(30.12.25)
Antik Yayınevi bir dönem dünya klasiklerinde yeşil fon kullanmıştı.
Şuradan seçebilirsin.

www.benlikitap.com

Ek: Kitaplığa bakmakla olmuyor. Bendeki yeşil kitapların hepsinin yeni basımına baktım. Renk değiştirmiş.
+1
Mirket
(30.12.25)
Ernest Hemingway-Silahlara Veda var bende. Hediye etmek isterdim ama kapağı biraz deforme olmuş hediye paketine konmaz sanırım.
+1
tmm
(30.12.25)
Hasan Ali Toptaş - Ben bir gürgen dalıyım
0
suicides underground
(30.12.25)
Sandro veronesi - sinekkusu
Fredrik backman - buradan bir beitt Marie geçti
0
a perfect lie
(30.12.25)
Sabahattin Ali/İçimizdeki Şeytan
Doğan Cüceloğlu/Geliştiren Anne Baba
0
ekimoloji
(30.12.25)
google görsellere yeşil kapaklı kitaplar yazdım. yarıdan çoğu dini kitap çıktı. bu bilgi de burada kalsın.
+1
ground
(31.12.25)
(8)

Kaz tüyü mont ısıtıyor mu

arbre
Kaz tüyü bir mont alacağım. 7 bin TL. Parasına değiyor mu gerçekten?
Kaz tüyü bir mont alacağım. 7 bin TL. Parasına değiyor mu gerçekten?
-3
arbre
(30.12.25)
Kaz tüyünde dolum derecesi önemli. Kuzey ülkesinden bildiriyorum. Nasıl bir kış şartına göre alacağınıza göre değişir.
0
suicides underground
(30.12.25)
ne kadar sogukta giymek istediginize göre fill power'ina dikkat etmeniz iyi olur. fill power yükseldikce fiyat da artar. ben sahsen kaz tüyü montlarin sicacik yaptigini söyleyebilirim. hele alttan bir de polar arakatman giyilirse müthis sicak olur.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.25)
Sıcaklık en düşük 0 C olur. Doluluk konusunu bilmiyordum. Aldım, deneyip göreceğim.
-1
🌸arbre
(30.12.25)
sicaklik en düsük 0 derece olacaksa kaz tüyü monta cok ihtiyaciniz olmayabilir. cok üsüyen biriyseniz farkli tabii ama ben hava -4 derece civarini görmeden giymiyorum. sahiden terletiyor.
alirken RDS (responsible down standard) ve Bluesign sertifikalari olmasi güzel olur bu arada. ilerisi icin aklinizda olsun.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.25)
Kullanımına da bağlı. Ben mesela kazak giyebilen birisi değilim. O yüzden çok soğuklarda rahat ediyorum kaz tüyü montla.
0
duhan
(30.12.25)
Monta göre değişiyor. 650 ve 850 dolguluk olmak üzere 2 tane kaz tüyü montum var. 650'lik olan çok ısıtmıyor ama Türkiye şartlarında büyük ölçüde işe yarar.
0
michael harddd
(30.12.25)
kaz tuyu alinabilecek en iyi performans montu cunku hafif olmasina ragmen isi yalitimi cok iyi. tek handikapi eger tuyler islanirsa isi yalitimi ozelligi cok azaliyor. bu nedenle disinda su gecirmeyen veya repellent bir tabaka olmasi lazim.

kaz tuyu alinirken 2 seye bakilir. fill power yazilmis zaten. fill power kaz tuyunun ne kadar loft'a sahip oldugunu gosterir. turkce karsilik olarak ne kadar kabarik oldugu denebilir sanirim. en az bunun kadar onemli olan digeri ise ne kadar tuy kullanildigidir. cogu ciddi outdoor firmasi kac gr tuy kullanildigini yazar ancak bu fill power kadar reklam yapilan bir parametre degil.

demek istedigim 150 gr 550 fp kullanan mont, 60 gr 800 fp kullanan monttan daha iyi isitir. bu nedenle ciddi outdoor firmalari kac gr kullanildigini da ekler.

bu montlarin en onemli ozelligi agirliklarina gore iyi isi yalitimi vermesidir. hafif ama sicak tutar. ozellikle parkalarda cok ciddi agirlik farki vardir. bomber tipi kucuk ceketlerde ise kendi cebine katlanip burrito boyutunda tasinabilmesi ozelligi vardir. bu nedenle dagcilarin favori esyalarindandir.
+1
antikadimag
(30.12.25)
Bu mont islanirsa iğrenç bir görüntüye sahip oluyor. Bu sebeple ayrıca yağmurdan koruyacak bir kabuk ihtiyaciniz olabilir.

TNf gibi bir markadan mont alırsanız yani ne kadar iyi alırsanız alın, dikiş yerlerinden tüyler çıkmak isteyecektir.

Bunlar handikaplar.

Avantajları zaten arkadaşlar yazmış.

Yine Tnf'nin parka gibi kaz tüylü montları var onlar kalitelidir ama agirdirlar.
0
blue eyes white dragon
(30.12.25)
(13)

Diğer şehirlerde görüp de kıskandığınız ne var?

messina123
Ben mersini kıskanıyorum valla. Sahilde belediye alkollü kafeler açmış. Öyle kadıköy beşiktaş, izmir gibi değil nezih kafeler gayet. Ayrıca adamlar yılbaşı pazarında sıcak çikolatalı jager dağıtıyorlar. Kafa olarak aşmış bir şehir. Hem sıcak hem denizi var hem doğası güzel. Yemekleri 10 numara. Bol
Ben mersini kıskanıyorum valla. Sahilde belediye alkollü kafeler açmış. Öyle kadıköy beşiktaş, izmir gibi değil nezih kafeler gayet. Ayrıca adamlar yılbaşı pazarında sıcak çikolatalı jager dağıtıyorlar. Kafa olarak aşmış bir şehir. Hem sıcak hem denizi var hem doğası güzel. Yemekleri 10 numara. Bol var da yaşıyoruz istanbulda. Ben bugün ümraniyeden üsküdardaki evime 2 saatte gelebildim iş çıkışı.
+4
messina123
(29.12.25)
Mersin’de iki gece kaldım yerleşmeyi düşündüm. En şaşırdığım şey belediyenin açtığı bu kafelerdi gerçekten şahane.

Bunun dışında Sinop çok güzel bir şehir.
Esnafı da çok iyi, şehir de öyle sakin ve güzel ki anketlerde neden Sinop en mutlu şehir çıkıyor anlıyorum orada kaldığımda.
Denizi çok seven biri olarak kafamı sağa da sola da çevirsem denizi görmek o kadar güzel ki.
+1
mutekebbir
(29.12.25)
şurasını kıskanıyorum:

www.youtube.com
-4
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.12.25)
son 15 senedir karasal bir sehirde yasiyorum, tuzlu su ile baglantim yok.
deniz/su kokusunu, inanilmaz ozluyor insan.
0
cooperr
(29.12.25)
Mersin'in nemini yediğim için aynı duyguları besleyemiyorum.
Lakin elimizde Antalya gibi bir il var. Avantajları saymakla bitmez.
İmkanı olan gelsin yerleşsin. (Eski İstanbullu)
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(29.12.25)
1)
Balıkesir ve ilçelerindeki "Balbucks" (yeni adı onon kafe oldu galiba) ucuz kahve işi. Şehrin en merkezi noktalarında çok uygun fiyata kahve içebiliyorsun, tatlı yiyebiliyorsun. Kahve 30-40 TL, cheesecake 25-30 TL gibi bi şeydi. Belediye işletiyor.

2)
Konya - merkezi noktalardaki ücretsiz tuvaletler. Evet gerçekten de mahalle aralarında bile belediyenin ücretsiz tuvaletleri vardı. En işlek olanı zafer'dekiydi diye hatırlıyorum. Ankara Kızılay'da ücretsiz bir tuvalet hayal dahi edemiyorum. Zafer tam da öyle bir nokta Konya için.

3)
Bolu'da sokakların temizliği. Adamlar cezalarla öyle veya böyle bunu başarmış, yakın zamanda gittim, gerçekten sokakları temizdi.
+1
yap desem yapmazsin he
(29.12.25)
Trakyada bir koye gittim. Marketinde 1 cesit kola, 8 cesit bira, 6 cesit rakı vardı. Koy 50 hane falan en fazla. 2 tane de alkollu et restorani vardı koyun. Agaclar icinde kocaman bahceli. O restoranlarin birinde 4 kisi alkollü bol etli, mezeli masaya verdiğim fiyati Bursa'da tek kisi veriyorum. Aşırı kiskanmistim. Bizim Bursa'nin koylerine ekmek su veresim gelmedi.
+5
duster
(29.12.25)
Antalya'daki giyim rahatlığı. İstanbul'da millet birbirini ayıplıyor.
-4
arbre
(29.12.25)
üstüme ispanya yavsakligi atin: youtube.com
kasim basi kar yagdi buraya, en az üc ay daha yerde kalacak. avusturya'yi cok seviyorum ama ispanya'ya tapiyorum.
insallah emekli olunca avusturya'dan ispanya'nin güneyine tasinacagiz. ispanyolca c1 sertifikam bile hazir :D sonra sabahlara kadar pero mira cómo beben los peces en el río...
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.12.25)
Girit. Yerlisi, turisti, esnafi her seyi kalite ya. Kekosu, barzosu, gocmeni yok. Ana kara Yunanistan'dan farkli olarak tutucusu, muhafazakari, milliyetcisi yok (vardir muhakkak da cok azdir yani) insanlar acik fikirli, haremlik, selamlik yok, herkes istedigi gibi giyiniyor, insanlar kendine bakiyor, yasamayi, eglenmeyi biliyor, icki ictin, sort giydin, ramazandi, ezandi yok, guvenli. Iklimi desen harika. Buyukce de bir ada, gez gez bitmiyor. Trafikte herkes birbirine yol veriyor. Sebze meyvesi desen bambaska, biz burda tatsiz, tuzsuz ne yiyoruz belli degil. Yemekler desen ayni.
+2
freedonia
(30.12.25)
bir uçtan bir uca en fazla 15 dk.'da gidebildiğin ve düz olduğu için rahat bisiklet kullanabildiğin şehirleri...
0
merhum
(30.12.25)
bazı şehirlerdeki tarihi bölgelere arabaların, dobloların, kamyonetlerin öyle her an girememesi... böylece yürümeye uygun; trafikle, ağır yüklerle tarihi dokuya zarar vermeyen bir koruma anlayışı. o bölgedeki işyerleri de araçlarla ürünlerini mesela gece 12:00-04:00 arası taşıyabilmeli.

edit: typo
büdüt: bu arada genova'yla ilgili hala bir güzelleme gelmemiş, çok şaşırdım :). şehir merkezi koca bir otobanla kıyıdan koparılan güzelim(!) şehir. her şehri kıskanmıyorum sanırım.
+2
eileengray
(30.12.25)
Tarihi dokusunu ve ruhunu koruyabilmiş tüm şehirleri kıskanıyorum, onlardan Türkiye'de pek yok, Türkiye'de Sinop'ta insanların acele içinde olmamasına imrenmiştim.
0
(30.12.25)
Maltepe’de de yaşadım Mersin’de de Tunceli’de de, Maltepe’yi özlüyorum İstanbul’da adalarda yaşayanları kıskanırım sadece.
0
ekimoloji
(30.12.25)
(5)

Kayak yapanlar bakabilir mi

üğpoıuy
https://www.oysho.com/tr/su-itici-naylon-bel-cantas%C4%B1-l14104780?colorId=002&pelement=203652029&categoryId=0Şu tarz bi canta (su itici ozellikli) isinize yarar mi/yaradi mi? Yurt disinda fln kayak yaparken yanimiza almak isticemiz ufak malzemeler icin kullanisli olur mu?
www.oysho.com

Şu tarz bi canta (su itici ozellikli) isinize yarar mi/yaradi mi? Yurt disinda fln kayak yaparken yanimiza almak isticemiz ufak malzemeler icin kullanisli olur mu?
+2
üğpoıuy
(29.12.25)
merhaba, ben böyle bir bum bag degil, sirt cantasi kullaniyorum. kücük küregim falan da daha rahat sigiyor. canta kesinlikle kullanisli oluyor ama kayakta ön gövdemde tasimak istemem.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.12.25)
Cok tenk. Marka model onerin var mi @konusma
0
🌸üğpoıuy
(29.12.25)
hemen hemen bütün outdoor aktivitelerimde canta icin osprey tercih ettim (sadece kamp cantam icin baska markaya yöneldim) ve hic üzmedi. firn 18L ski backpack kullaniyorum.
eger karayakkabisiyla yürümek gibi bir amaciniz varsa daha büyük modelini almaniz gerekir ama ben sahsen kayak icin ve kis yürüyüsleri icin iki farkli canta almayi tercih ettim. kis yürüyüsü yapacaksam 32L olan cantami aliyorum.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.12.25)
kayarken sırt çantası konforludur. sık düşmüyorsanız herhangi küçük bir sırt çantası olur. sık düşüyorsanız su geçirmez outdoor çantalarından alabilirsiniz. decathlon'da bol çeşit var.
0
merhum
(30.12.25)
yurtdışında farklı ne koyabilirsin ki yurtiçinden farklı olarak, pasaportun falan mı ekstra ne yani aynı şeyler
-1
deartheodosia
(30.12.25)
(5)

sevdiğimiz birine para vermek?

baldan kaymak
yaşça benden büyük bir abim var.bir miktar zor dönemde, hiçbir etkisi olmayabilir belki ama bir miktar ayırıp destek olmak istiyorum.Ne desem alınmaz, zoruna gitmez, rahatça kabul görür? Nasıl yaklaşayım.
yaşça benden büyük bir abim var.

bir miktar zor dönemde, hiçbir etkisi olmayabilir belki ama bir miktar ayırıp destek olmak istiyorum.

Ne desem alınmaz, zoruna gitmez, rahatça kabul görür? Nasıl yaklaşayım.
0
baldan kaymak
(29.12.25)
ondan da yaşlı bir ortak arkadaş bulun o versin. o bilir ne diyeceğini.
0
esmer
(29.12.25)
Geçen gün bir hisseye yatırım yaptım. Kazanırsam kazandığım parayı bi sevdiğimle kırışacağım diye söz verdim. Al Abi, bu yarısı senindir.
-3
Mirket
(29.12.25)
Borç olarak ver, müsait olduğunda ödersin de.
Ayrıca mirket -1, hiç samimi değil.
+1
mikro patlama
(29.12.25)
esmer -1, ben bir iyilik yapıyorsam niye puanı başkası alsın, bu kadar saçma öneri duymadım. para kiminse o verir tabi ki. araya adam koymak saçmalık. iş saçma sapan yerlere gidebilir

mirket -1, gereksiz yalan, hisse misse kar mar, hava atar gibi sadaka verir gibi.

en güzeli şöyle diyeceksin. sana değer veriyorum, seni bir abi gibi görüyorum, kenarda biraz param vardı, sana vereyim müsait oldugun zaman ödersin, ödemesen de aramızda bu paranın lafı olmaz zaten. diyeceğin şey bu
+5
abelardo
(29.12.25)
yalan söylemeye gerek var mi?
"abicim zor durumda oldugunu biliyorum, bu parayi müsadenle bu sikintili zamanlari atlatabilmen icin sana vermek istiyorum, istersen borc olarak al, elin rahatlayinca ödersin" deseniz bence daha iyi olur. nacizane fikrim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.12.25)
(7)

Avrupa'da kredi kartı kullanımı nasıl?

michael_knight
Kart limitinin yükselmesi, kredibiletinizin artması için Türkiye'de ne kadar fazla kredi kartı kullanıp zamanında öderseniz o kadar iyi diye biliyorum.Geçen gün bir YouTube videosunda ABD'de kartın limitinin tamamını her ay kullanmanın skoru kötü etkilediğini, kişiyi muhtaç gibi gösterdiğini söyledi
Kart limitinin yükselmesi, kredibiletinizin artması için Türkiye'de ne kadar fazla kredi kartı kullanıp zamanında öderseniz o kadar iyi diye biliyorum.
Geçen gün bir YouTube videosunda ABD'de kartın limitinin tamamını her ay kullanmanın skoru kötü etkilediğini, kişiyi muhtaç gibi gösterdiğini söyledi birisi.

Limitin %10-%20'si arası bir miktarı kullanıp zamanında ödemenin en iyisi olduğunu söyledi.

1- ABD için bu doğru mu?
2- Avrupa'da durum nasıl?
3- Avrupa'da yaşarken Avrupa'daki bir bankadan kredi kartı almamamın veya kullanmamamın olumsuz bir etkisi olur mu?
0
michael_knight
(28.12.25)
Fransa'da kredi kartı pek yok, debit kart var. Bunun da iki şekli var; Débit Immédiat (benim tercihim, direkt hesaptan düşüyor harcama).
Débit différé (ayda bir kere hesaptan kesiliyor para).
Bazı bankalarda belli bir noktaya eksiye düşme hakkı var ama çok düzenli yapıp ödemezsen kara listeye alıyorlar.
Türkiye'deki gibi kredi kartı varsa da görmek çok çok zor. Misal annemin geliri 40 bin kredi kartı 450 bin. Bu imkansız burada, millet Güler. Gelirin neyse onu harciyorsun, para ihtiyacın varsa da kredi çekersin. Ha sistemler var misal benim bankada başladı ayda 300€yu 3e falan bolebiliyorsun. Ama onun dışında genel olarak yok.
Avrupa çok geniş, ülke ülke bakmak lazım, tek bankacılık sistemi yok. Ama dediğim gibi Türkiye'deki gibi sistem bulmanız zor bence.
+3
logisticsmanager
(28.12.25)
Almanya'da kredi kartı yaygın değil, bankadan almak için de uğraşmak gerekiyor koşullarını bilmiyorum bile. Taksitli ödeme sunan bankalar/aracı kurumlar var (paypal,klarna vs), onlardan da sürekli küçük miktarlarda taksitli alışveriş yaparsan kredi notun düşüyor.
0
nahtoderfahrung
(28.12.25)
İngiltere'de limitin %50'si diye biliyordum ama %25'ini geçtiğim için kredi skorum bayağı düştü. Sonra ödeyince geri yükseldi. Daha sonra bir kere daha %25'ini geçmem gerekmişti yine düştü, sonra yine yükseldi :D Gerçekten etkiliyor. Ama bu sebeple limit artırımı gelirse direkt yapıyorum o kötü etkilemiyor çünkü daha az yüzdesini kullanmış oluyorum. (ama maaşımın üstüne geçmedi henüz. Geçebiliyor mu kaç x oluyor emin değilim.)

Bunların yanında sık adres değiştirmek, hatta vadesiz banka hesabı açmak bile kredi puanını etkiliyor. "son 6 ayda hesap açmışsın" diye düşürebiliyorlar. Bu neden kötü hala anlayamadım.

Klarna vb. bölme uygulamaları credit check yapıp kredi olarak göründüğü için etkiliyormuş. Taksit olayına hiç girmedim o yüzden. Amazon kendisi faizsiz 5 taksit yapıyor bazen, UK'de olanlara ona tavsiye ediyorum. (ama herkese çıkmıyor, belli süre prime olup belli bi hacmi olanlara veriyor sanırım)

edit: bu arada en başta kredi puanımı oluşturmak ve yükseltmek için faturalı telefon hattı almıştım. Her ay düzenli ödemek etkiliyor. Sonra düşük limitli kredi kartı aldım her ay azıcık harcama yapıp ödedim. Böylece ülkede kaydım ve skorum oluştu.
0
nhk ni youkosu
(28.12.25)
Letonya’dan bildiriyorum. Kredi kartı vermiyorlar kimseye. 30 yıllık mortgage veriyor ama kredi kartı vermiyor
-2
suicides underground
(28.12.25)
kredi skoru yasadiginiz ülkeye göre önem gösterebilen bir sey, bunu siz bilirsiniz.
benim yasadigim yerde kimse önemsemiyor ama mevcut mesela. benim kredi skorum esimin skoruna göre daha düsük cünkü üstümde mortgage var. gecenlerde burada sormustum, umursamamam söylenmisti.
free card bakabilirsiniz. hem aylik kart ücreti yok hem de avrupa'da her yerde kullanabiliyorsunuz. sifir komisyon ile türkiye, meksika, arjantin gibi her ülkede direkt o ülkenin kuruyla ödeme yapiyorum. cok rahat. www.free.at
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.12.25)
mantik asagi yukari butun ulkelerde ayni, zira firmalar ayni. Banka isimlerinin pek onemi yok, sana krediyi acan banka degil, VISA yada AMEX yada Mastercard.
benim turkiye'de yurtdisina gore gordugum fark kredi kartina taksit yapilmasi.

kredi karti limitleri insanin senelik burut gelirine gore belirlenir. senelik geliri $100k olan birinin cebinde $25k lik 3-4 kart olmasi sasirtici degildir. kapitalist duzen boyle. bildigin kadariyla ne amerika'da ne de avrupa'da kominist bir duzen yok :D

+ Limitin %10-%20'si arası bir miktarı kullanıp zamanında ödemek en iyi - bunu kim diyorsa sallamis. tersine, surekli limite yakin gidince kuzey amerika'da daha hizli limit artisi oluyor. eger karti az kullanilsan kolay kolay limit artmaz.

+ Avrupa'da yaşarken Avrupa'daki bir bankadan kredi kartı almamamın veya kullanmamamın olumsuz bir etkisi olur mu- niye olsun?
0
cooperr
(29.12.25)
Krediyi veren banka, MasterCard/visa teknoloji sağlıyor.
Türkiye/kuzey Amerika/İngiltere'deki kredi kartı çoğu Avrupa ülkesinde yok. Aylık ne harcıyorsan ödemeni istiyor sistem. Öyle minimum ödemek, borç yapmak falan yok cunku debit kart. Borç yapmak isteyen de kredi çekebilir.
+1
logisticsmanager
(29.12.25)
(6)

yılbaşında avrupada 3 lokasyon

kojonotsuki
annemle yılbaşında avrupada bir yere gidelim diyoruz. baş başa. işte 31i sabahtan gidip 3ü dönmeli kısa bir plan.1- milan2- hamburg3- münihannem alkol kullanmıyor. ama küçük şeylerinden zevk almayı, basitinden güzel bir yerde kahve içmeyi sever. işte eldivenleri çekip uzun uzun yürüme, açıksa belki
annemle yılbaşında avrupada bir yere gidelim diyoruz. baş başa. işte 31i sabahtan gidip 3ü dönmeli kısa bir plan.

1- milan
2- hamburg
3- münih


annem alkol kullanmıyor. ama küçük şeylerinden zevk almayı, basitinden güzel bir yerde kahve içmeyi sever. işte eldivenleri çekip uzun uzun yürüme, açıksa belki müze, bir yerde oturup tatlı yeme tarzı aktiviteler.

sizce hangisi? başka yer önerisine de açığım.
0
kojonotsuki
(28.12.25)
Hamburg’u görmedim ama diğer iki şehir sizin senaryonuza gayet uygun. Fakat Münih bence daha güzel yılbaşı açısından. Daha sıkı fıkı sokaklar, daha bir ortaçağ görünümü, daha fazla yılbaşı pazarı, ayaküstü yemek, cafeler vesaire. Milano daha sakin, Münih daha canlı.
0
orient blue
(28.12.25)
bence viyana.
kahvehane/kafe kültürü unesco somut olmayan kültürel miras listesinde, sehir iki dirhem bir cekirdek, güvenli, müzeyse en alasi, üstelik 31 Aralik-1 Ocak gecesi saat tam 00:00'da katedralin orada her yerden mavi tuna valsi caliyor ve herkes birden vals yapmaya basliyor. yukarida havaifisekler patliyor. muazzam bir sey. baska hicbir avrupa sehrinde/kentinde yok öyle bir sey.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.12.25)
hamburg bence en uzak ihtimal, geceleri akmaya daha uygun. bu seçeneklerde anneyle en uygunu münih. en önemlisi şehir gezmek-yürümek için çok kompakt, sokaklar canlı, dükkan her seçenekte bence iyi ama münih daha tatmin eder.
0
helios
(28.12.25)
Bu seçenekler içinde Milan derim ama konuşma ben konusuyorum'un önerisi Viyana bana çok daha iyi göründü.

Hamburg'da yılbaşında çılgınlar çılgınlar çılgını bir havai fişek durumu var. Sadece belediye'nin attığı büyük havai fişekler değil Elbe'nin kenarlarında özellikle ama şehrin her tarafında herkes büyüklü küçüklü havai fişek ve onun envai çeşitlerini atıyor yılbaşı anında. O gün ve bütün gün zaman zaman olsa da yılbaşı anı tam bir çılgınlık. İnsanı korkutacak, rahatsız edecek kadar fazla ama kişiden kişiye değişecektir.
Berlin'de de galiba böyle adet, diğer Alman şehirlerindeki durumu bilmiyorum.
Aşağıdaki videonun 1. dakikası civarlarına bir bakın:
www.youtube.com

Ama yılbaşında Almanya sokakları sıkıcı olur, her yer kapalı olur ve uzun yürüyüşler için de soğuk olur.
Hamburg çok güzel bir şehir, kesinlikle gezmek için tavsiye edilebilecek bir yer ama yılbaşı için değil.

Milan'ı yılbaşında görmedim ama daha canlı bir hayat, sokakta yaşam ve açık yerler olacağını düşünerek onu seçerdim seçeneklerden.
0
michael_knight
(28.12.25)
bu seçenekler içinde milan
0
darthvader
(28.12.25)
yılbaşı için en iyi lokasyonlar germen ırklarının etkisinin olduğu yerler. milanın yılbaşında pek bir farkı olmaz. Christmas market kafası olan yerler daha güzel olur.
+1
mikahakkinen
(29.12.25)
(9)

Dolma kalem önerisi

tiredofwaiting
Bir erkek bireye hediye olacak. Orta halli birşey olabilir. Var mı öneriniz.
Bir erkek bireye hediye olacak. Orta halli birşey olabilir. Var mı öneriniz.
0
tiredofwaiting
(28.12.25)
Efenim kendisi 30'lu yaşlarının başında, klasik tarza sahip bir diplomat olup dolma kalemlerden anlamaktadır. Bir tek ben anlamıyorum.
0
🌸tiredofwaiting
(28.12.25)
Merhaba,
annem emekli diplomat. Is hayati boyunca Caran d’Ache Léman kullandi. Hala bile her seyi onunla yazar. Fiyat dkalasini telefondan bakamadim, eger cok ucuk bir seyse simdiden özür dilerim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.12.25)
@konuşma... Aslında düşündüğümün biraz üstünde ama çok teşekkür ederim tavsiye için. Bildiğim çok iyi oldu bu markayı.
0
🌸tiredofwaiting
(28.12.25)
Yıllar önce kendime Lamy Safari almıştım, mor renkti. Scrickss 'in siyah oturaklı bir modeline sahip olmama rağmen Lamy hem hafif olması hem de rengi dikkat çektiği için uzuuun yıllar kullandım. Şu an kurşun/uçlu kalem kullanabildiğim bir ortamda olduğum için kullanmıyorum ama Lamy bence güzel bir alternatif olabilir. Kolay kolay kötülenen bir marka değil genç işi olarak görülebiliyor. İlgili arkadaşa "tarzına dinamizm kazandırmak istedim" diyebilirsiniz bence :D
0
Nerdian
(28.12.25)
cosmic string +1.

aynı saat olayı gibi. bazen saat almak istiyorlar hediye olarak. saat işi derya deniz işi. her saati takmam, takmayacağım saate verilen paraya da acıyorum ve üzülüyorum.

bu durumlarda her zaman en iyi hediye güzel bir viski. kalitelisinden. eğer alkol içiyorsa düşünebilirsiniz.

lamy ve Scrickss, kişinin kalem sevgisi ve ilgisine göre, basit kalabilir. lamy kötü değil tabi, sadece uygun gitmeyebilir. uçuk öneri olabilir, güncel fiyatları bilmiyorum, mont blanch'ın kalemlerine bakabilirsiniz.
+1
kojonotsuki
(28.12.25)
Lamy ve Kaweco iyidir, tatlıdır ama spor kaçar. Daha klasik bir şey lazım. Scrikss de diplomat için basit kalabilir. Bütçeniz azsa Diplomat, Delta, Dupont veya Cross'tan başlayabilirsiniz. Daha yukarı çıkarım diyorsanız Caran d'Ache yahut Montblanc olabilir.

Bu arada, olay gerçekten kişisel. Mesela çin malı wing sung pompalı dolmakalem (250 tl falan) acayip hoşuma gidiyor benim. Nostaljik değeri var çünkü, Atlas due-matic versatil kalemler gibi... Başkasına hediye alsam ya güler ya hakaret sayar.

Bu arada, bu konunun ordinaryüsü, eski duyuru müdavimlerinden @kahvegibi isimli sözlük yazarı. Kendisine ulaşırsanız nokta atışı tavsiye verebilir zannımca. Instagram kullanıcı adı: writetomeoften
0
yadigar
(28.12.25)
Orta halli dolmakalem olarak düşündüğünüz şey sizin kafanızdaki bütçenin üzerinde olacaktır. Bütçe belirtmediğiniz için nokta atış öneri gelmesi de imkansız.

Yerinizde olsam Pelikan bakardım. Aynı tasarımda çok fazla renk ve fiyat çeşitliliği mevcut. Bütçenize uyan M200/400/600/800/1000 modellerinden birini seçebilirsiniz. Tasarım itibarıyla takım elbiseye çok uygunlardır.
0
10551037
(28.12.25)
sozlukte detayli bir entry girmistim zamaninda eksisozluk.com

butcenizi soylerseniz ona gore bir sey soyleyebilirim. benim kendi kullandigim kalem sailor pro gear. $200 civarinda bulunuyor. tr'de yaygin olmadigi icin guzel bir hediye olur. kesinlikle tavsiye ederim.
+2
antikadimag
(28.12.25)
Çok kişisel olduguna katılıyorum. Bütçeye göre yukarıdaki örneklere çıkılabilir.
Parker 51 olabilir tam klasik.

Deneysel takılıp, yazı yazmayı ve çizim yapmayı seviyorsa kaweco kaligrafi seti ve sailor fuse pen (sailor bu kalemdeki hissiyatı çok kalitesiz ama farklı kalemler de var) gibiler de alternatif olabilir.

En güzeli fiziki bir mağazadan alıp değiştirme fişi de eklemek.
0
jazzabel
(29.12.25)
(19)

Suclularin irk istatistigi

die fetten jahre sind vorbei
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(27.12.25)
%90 kürt
-4
runaway
(27.12.25)
Eğitim seviyesi, eğitimin kalitesi, kaybedecek neyim var kafası yaratacak kadar gelecek kaygısı gibi hususları gözardı edip ırka yönelirsen çok yanlış yerlere gidersin.

İyi bir eğitim verip belirli bir yaşa geldiğinde iyi bir işe yerleştirirsen, ailelere yetiştirebileceği kadar çocuk yapma bilinci aşılarsan, toplum içindeki gelir adaletsizliğini yok edip, tüm kamu hizmetlerinin adil dağılımını sağlarsan suça elilimli ırk kalmaz.
Bazı ırkların yoğun yaşadığı bölgelere devlet hep sopa için gidiyorsa, hizmet için gidenler asaletim tasdik edilsin de kaçayım diyen yeniyetme memurlarsa, eski olanlar o bölgede hizmeti sürgün yeri görüyorsa, o bölgeden çıkıp okumak çok da öyle kolay bişey değilse, o ırkı suça eğilimli diye suçlamak, geniş açılı düşünememektir.
0
Mirket
(27.12.25)
paylaştığım dakikadan itibaren duyabilirsin

youtu.be
+5
yurtsuz john
(27.12.25)
suc ile irk arasinda anlamli bir iliski yok ama irkcilik ve zeka geriligi arasinda var.
-5
banach
(27.12.25)
kesin vardir. soruya cevabi direkt bilmiyorum ama oldugunu düsünüyorum.
cünkü mesela avusturya'da bunun istatistikleri tutuluyor.
toplumun yaklasik %27'si yabanci uyruklu. hüküm giymis mahkumlarin %53'ü avusturya vatandasi, %47'si yabanci uyruklu. bu %53 icinde yaklasik %57-58'sinin de yabanci uyruklu ama vatandaslik almis kisiler oldugu söyleniyor. her sene istatistik kurumu bilgileri kamu ile paylasiyor. bunlari ve özellikle vatandaslik davalari raporlarini acip okumayi cok seviyorum.
her ülke bu tip istatistikleri tutuyor. belki türkiye'de herkese acik paylasilmiyor olabilir, onu bilemem ama istatistik tutuluyordur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
2021 tarihli Konda araştırması var. Ne kadar doğru ve güvenilir tartışılır: "Gözaltına alınanların yüzde 58’ini Türkler, yüzde 35’ini Kürtler, yüzde 7’sini ise Arap, Zaza ve diğer etnik kökenler oluşturuyor. Tutuklananların etnik kökenlerine bakıldığında ise yüzde 47’sini Türklerin yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturduğunu görüyoruz. Kürtlerin, Türkiye nüfusunun yüzde 17’sini oluşturduğunu göz önüne aldığımızda daha önce gözaltına alınanların yüzde 35’ini, tutuklananların ise yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturması yüksek bir oran olarak dikkat çekiyor."
www.ihd.org.tr
Hükümlü istatistiği yok:(
+2
gnosis
(27.12.25)
Irkçıların gerizekalı olması +1 demeye geldim
-9
suicides underground
(27.12.25)
Irk ile değil sosyo kültürel seviye ile orantılı bir yüzde vardır. Ama bu resmi olarak yapılamaz. Levantenlerin suç oranı çok ama çok düşüktür mesela. İranlılarında suç oranı düşüktür. Ermeni asıllıların da düşüktür. Çünkü hepsi iş güç sahibi malı mülkü eğitimi olan kişiler. Kürtlerin suç oranı yüksek olabilir. Ama bu ırkla ilgili değil de doğu ve güneydoğu insanının yeterli eğitim alamaması, ülkenin kaynaklarından eşit olarak yararlanamaması nedeniyle ekonomik olarak da düşük seviyede olmaları ike ilgilidir.
Not: evet canım senin tanıdığın bir kürdün sahilde diskosu plajı falan vardır ve çok zengindir. Ben başka bir şey diyorum.
+4
ground
(27.12.25)
türk nüfusu fazla olduğu için türk oranı tabi ki fazla çıkacaktır. onun yerine etnik kökenlerin kendi içinde suça yatkınlık ve suç işleme oranına bakmak daha doğru olacaktık.
+6
my fault
(27.12.25)
cerkez, manav ve kurt karisimiyim. ismime bakarsan turkcuyum.
kagit ustunde sunni musluman gozukuyorum
benim icin turkiye sinirlarin icinde dogan herkes yurttas.
yurttaslik diye birsey var yaw. ayni meridyende dogma.
tahminim anadolunun cogunda zaten bu karisim var.
simdi bu guruh, suc isleyince ne oluyor, hangi gruba girecek?

birakin bu isleri devlet su isleri..
-2
cooperr
(27.12.25)
merhaba. verilen cevaplara bakınca konunun ırkçılıkla bağdaştırıldığını görüyorum. oysa çok basit istatistiki bir veri sormuşsunuz. bunun sorulması bile ırkçılıktır diyorsanız, içeride ben kürdüm diyen insanlara kafadan tersine ırkçılık yapıyorsunuz. dünyanın en basit sorusu, içeride yatan insanlara sen kimsin diye sorulduğunda adım bu soyadım bu ben şuyum (türküm/kürtüm...) vs gibi basit bir cevap verecektir. bunun sorulması neden ırkçılık, sen kişinin kendisini ifade etmesinin önüne geçiyorsun.

verilen istatistiksel rakamlara göre aydın en yüksek il. açık açık türk nefreti, düşmanımın düşmanı dostumdur bakıs açısıyla kürtlere sempatiyle yaklaşan sevan nişanyan ın cezaevi anılarını dinlerseniz bile neredeyse tüm koğuş kürttü dediğini duyarsınız (aydın da benim bildiğim üç farklı cezaevinde yattı). kendisi bu durumu ege de mafyatik kürtleşmeye bağlıyor. bırakacağım linklerden eğitim durumuna göre tutuklu sayısı vb gibi istatistiklere bakıp kendi çıkarımlarınızı yapabilirsiniz.

adlisicil.adalet.gov.tr

cte.adalet.gov.tr

kürtler cevabını duymak istemeyen arkadaşların arkasına sığınabileceği bir terim olan "sosyoekonomik" batıda suç oranlarının yüksek olduğu şehirlerin yoğun göc alan şehirler olduğu gerçeğini değiştirmez. sosyoekonomik teriminin yerine sosyokültürel terimi üzerine kurulabilecek bir tez coğrafi dağılımda kürt/türk dengesini açıklayacaktır.
+3
libertine
(27.12.25)
yumurta mi tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar sorusu bu.

turkiye de ya da amerika da bazı irklar suc islemeye daha megilli ise acaba bu ırkları yüzünden mi ya da ırkları yüzünden maruz kaldıkları ekonomik yapıdan dolayı yeterli eğitime ulaşamayıp suca yönelmelerinden mi ?

amerika da siyahiler suca daha yatkin gorunuyorlar ama 1950 kadar adamların otobus durağı bile farklıydı, adamları kole gibi kullandıktan sonra simdi bu kisilerin bir anda beyazlar ile ayni ekonomik yapıya gelmesini bekleyebilir miyiz ?

turkiye de Kürtler suca daha yatkin dururlar ama simdi dogu ile diğer bölgeler ayni sosyoekonomik yapıya sahip mi ?

ya da ayni sosyoekonomik yapıya sahip insanların hepsi de suca karismiyor ki ?

dogdugun ev kaderindir = )
-4
oscar
(28.12.25)
Aciklamazlar
+2
osssy
(28.12.25)
Bakanlık bu konu hariç her konuda istatistik tutuyor. Ardef formunda her soru var ama ırkla alakalı bir sekme yok. Ancak uyapta her hükümlü tutuklu kayıtlı. Doğum yeri olarak ayrıştırıp ortalama çıkarılabilir. Ama dünyaya da böyledir, azınlık gruplarda suç işleme eğilimi vardır. Suç işlemenin ırktan çok, çevre ve ekonomiyle alakası var.
0
mikahakkinen
(28.12.25)
Bu konuda herkesin bildiği gerçekleri kimse kalkıp da ortaya koyamaz. Zira devletin kayıtlarında yalnızca vatandaşlık bilgimiz var, ırklarımız değil. İçerideki insanlara tek tek beyanlarını da soramayız tabii. Belki cezaevleri seçim sandıklarının sonuçlarından bir fikir çıkarılabilir bilemem; x.com

İstatistikler var mıdır, varsa ne diyorlar bilemem ama verilen cevaplar arasında teorik açıdan takıldığım yerler var.

Yıl olmuş 3500 hala daha ırk-suç bağlantısını inkar etmeye çalışan saçma tipler kendilerini ciddiye alıp konuşuyor. Kişinin içinde yetiştiği çevre ve kültür çeşitli suçları normal sayıyorsa, o kişinin de o suçlara yatkın olacağı açıktır. Buna da türlü çeşitli masallarla bahaneler uydurulabilir ama ırkın suça yatkınlıkla bağlantısı açıktır.

Bir ırk hayal edelim ki her türlü pislik her türlü ahlaksızlık bunların kültürünce normal kabul edilsin. Bunların soyundan gelen bir bebek daha bunlara hiç maruz kalmadan, insana benzeyen, ahlaki değerleri olan, normal insanlardan kurulu bir ailenin elinde büyüse, ileride suça bulaşma ihtimali çok daha düşük olur mu olmaz mı?

Sosyo ekonomik zart zurt falan diye kimsenin kültüründeki insanlığındaki sorunların kabahatini başkasına atmaya çalışıp daha da gülünç olmayın.
0
lazor
(29.12.25)
x.com

bilimsel açıklaması: x.com
0
Hallegadola
(29.12.25)
Cezaevi oy oranları da gerçeği tam olarak yansıtmıyor çünkü kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar oy kullanamıyorlar. Oy verme hakkı olanlar tutuklular ve taksirli suçtan hükümlü olanlar.
0
gnosis
(29.12.25)
tamam işte kasıtlı suç işleyenler de oy kullansa hdp oyu daha yüksek çıkardı
+2
Hallegadola
(29.12.25)
@Hallegadola Dolaylı çıkarımlar yapılabilir. Tutuklular arasında HDP'ye oy verenler çoğunluktaysa kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar arasında da HDP seçmeni çoğunluktadır gibi.
0
gnosis
(29.12.25)
(16)

sevgilinize bir başkası evlilik teklifi etse?

islergucler
durumu baskı altında itiraf ettiği halde ben olmayacağını söyledim sorun yok dese ve aynı gün kişinin dmsinde ilk sırada karşı taraftan yeni mesajları görseniz onları da sizden saklasa ne tepki verirsiniz? histerik bir emoji koymak isterdim buraya. :)sizinle sabah akşam birlikte olurken, evlilik ve
durumu baskı altında itiraf ettiği halde ben olmayacağını söyledim sorun yok dese ve aynı gün kişinin dmsinde ilk sırada karşı taraftan yeni mesajları görseniz onları da sizden saklasa ne tepki verirsiniz?

histerik bir emoji koymak isterdim buraya. :)

sizinle sabah akşam birlikte olurken, evlilik ve çocuk isterken tüm bunları sizden saklaması normal mi oldu?

günümüz ilişkileri bu hale geldi mi gerçekten?

ne yapalım yani güven ilişkisi yok mu bundan sonra?

yorumlarınıza sakinleşme tavsiyeleri de iliştirin lütfen, şimdiden teşekkürler.

*bu arada karşı taraf okul arkadaşım dediği ve zaman zaman lafını ettiği bir kişi.
-1
islergucler
(27.12.25)
Bu mesajlardan haberdar olursan olayların büyüyeceğini düşünüp haklı olarak seni dahil etmek istememiş ve olmayacağını söylemiş daha büyütecek bir sorun yok ortada bence.
0
grimavi
(27.12.25)
Mutluluk dile.
0
anon1m
(27.12.25)
Hayır demiş işte. Karşı taraf da ısrarcı olmuş. O da hayır demeye devam ediyor.
Nasıl olmalı yani, sana 'gel beraber hayır diyelim, hatta sen bağır, çağır, küfret, ortam gerilsin iyice, sakinliğin alemi yok.' falan mı demeliydi.
Hakikaten kadın olmak zor bu ülkede.
Bi sakin ol, bi otur, soluklan. Kızcağız olaya hakim.
+5
Mirket
(27.12.25)
" aynı gün kişinin dmsinde ilk sırada karşı taraftan yeni mesajları görseniz " bu kısım işi karıştırıyor. hayır diyip bahsetmemesini sineye çeksen de hala irtibatı sürdürüyorsa olmaz dostum.
+1
biravekahve
(27.12.25)
Duygularımı psikolojik rahatsızlığım yüzünden gerçek hayatta çok zor gösteren biriyim. Bu kadar güvendiğim biri böyle bişey yapsa heralde doğduna pişman ederdim.
-7
gobekliraki
(27.12.25)
Seni sevseydi engellerdi o tipi. Ayrıl geç. İlişkilerin boku çıktı. Düzgün kadın bulmak mümkün değil artık.
-4
arbre
(27.12.25)
baska insanlarin davranislarini kontrol edemez ki. yani, ona evlilik teklif edilmesi sizce kiz arkadasinizin sucu mu? flörtlestigini falan mi düsünüyorsunuz?
bence düsünmüyorsunuz, yoksa coktan bitirmistiniz iliskiyi.
kaldi ki reddetmis.
mesaji da gerginlik yaratmamak icin saklamayi tercih etmistir.
karsi taraf israrci olmaya devam ederse engellemesini teklif edin ama bence zaten kendisi de o noktaya gelecektir iliskiye deger veriyorsa.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
Seni sevseydi engellerdi +1
+2
rodeocu
(27.12.25)
elbette biterdi, konuyu zorla itiraf etti. komik videolar paylaşmayı sürdürdüklerini ve verdiği emoji tepkilerini görmemem gerektiğini söyledi. iletişim uzun süredir ilk sıradan sürüyor anlayacağınız.
0
🌸islergucler
(27.12.25)
Mesele bu durumun normalleştirilmesi ve nasıl yargılanması gerektiği.
0
🌸islergucler
(27.12.25)
evlendirirdim ben olsam
0
hold the door
(27.12.25)
thetruenorth, bile isteye aldatılmak isteyen insan pozlarındasın.

bi kadın olarak yorumum engellerdi +1
demek ki arkadaşı ve arkadaşının sınırsızlığı ilişkinizden önemli değil. aynısı senin başına gelseydi nasıl davranırdı, bunu da göz önünde tutabilirsin
0
deartheodosia
(27.12.25)
serbest piyasa ekonomisinde sevgilime baskasinin evlilik teklif etme sansi var.
hatun bunu gizlemiyorsa, red verip isi uzatmiyorsa sikinti yok.
gizleme egilimi varsa ve arkadaslik da olsa iliski suruyorsa sikinti buyuk.
0
cooperr
(27.12.25)
durduk yere edemez, mutluluklar
0
baldan kaymak
(27.12.25)
Ben sevgilisi olmayan birinin nasıl çat diye birine evlenme teklif ettiğine takıldım. Bu işin öncesi flörtü mü vardı diye düşünmeden edemem. Abla yedekte tutuyor olabilir mi bu kişiyi? Sakinleştirilmek istemişsiniz ama şüpheci biri olarak bunları öğrenmeden, aklımdaki kurtları susturmadan sakinleşemezdim şahsen.
+1
ekimoloji
(28.12.25)
Adam sevgili olduğunuzu biliyor mu? Biliyorsa bu sıkıntı. Onun dışında ben de benimle ilgilenen, evlilik teklifi vs eden birini sevgilime söylemezdim gerginlik olmasın diye, ama ciddi bir sınır çizer gerekirse arkadaşlığı noktalardım. Hiçbir şey yok gibi arkadaşlığa devam etmeleri sen kenarda dur demek bana göre. Duygular açıklandıktan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmamalı, karşı taraf bunu umut görüyor reddetsen de.
0
mslny
(28.12.25)
(7)

hic estetik yaptirtan var mi?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
nasil cesaret ediyorsunuz? bazen iki kasimin arasinda ince bir iz görüyorum. gözüme batiyor ama botoksa bie cesaret edemiyorum. annem burnundan ameliyat olmustu, saglik sebebiyleydi, ameliyattan uyaninca agrilariyla bana, millet bunu gerekmedigi halde sirf estetik icin nasil cesaret edip yaptirtiyor
nasil cesaret ediyorsunuz? bazen iki kasimin arasinda ince bir iz görüyorum. gözüme batiyor ama botoksa bie cesaret edemiyorum. annem burnundan ameliyat olmustu, saglik sebebiyleydi, ameliyattan uyaninca agrilariyla bana, millet bunu gerekmedigi halde sirf estetik icin nasil cesaret edip yaptirtiyor anlamiyorum, demisti.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
Ben burun estetiği oldum pandemi dönemiydi. Sağlık değil cidden aksi dusunulmeyecek şekilde hoş olmadığını düşündüğüm bir şekli vardı burnunun.
Olduktan sonra daha erken olsaydım keşke demiştim.
Ağrım sizim olmadı çabuk toparlandım. Ama benim maceram sonraki günlerde başladı. hem benim cahilligim hem doktorumun üstünde durmadigi bir bilgiden dolayı ölümle burun buruna geldiğim bir şey yaşadım.
Bir de ameliyat sonrası kemik çıkıntısı kalmıştı. Ona lokal anestezi yapıldı. İşte o dakikalarda öldüm öldüm dirildim. O yüzden artık lokal anestezili işlemlere çok korkuyorum.
Onun dışında benzer dönemlerde ameliyat olan yakınlarım oldu. Onlardan biri çok ağrılı geçirmişti. Sanırım bünyeye göre de değişiyor.

İlk önlüğü giydigimde Allah'ım ben napiyorum demiştim ama sonrası uyku zaten.
0
egerbiryolcu
(27.12.25)
İki kez burun ameliyatı oldum. Birincisi deviasyon. Sağlık sebepli. Bu ameliyatın sonucunda ortaya çıkan görüntü hiç içaçıcı olmayınca ikinciyi estetik amaçlı oldum. İkisi de lokal anestezi ile yapıldı.
Şu an lokal anesteziyle yapılmalarının hiç mantıklı olmadığını düşünüyorum. Bu yaşımda cesaret edemezdim ikisine de.
+1
Mirket
(27.12.25)
burun ameliyatinda lokal anesteziyi ilk defa duyuyorum ve beynim patladi. muazzam cesaret örnegi.
+2
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
Bir önceki yüzyılda yapılıyordu. Duymaman normal. Ameliyatlar kabus gibiydi ama sonraki süreçlerin çok da cesaret edilemez olduğunu düşünmüyorum. En azından göründüğü kadar değil.
0
Mirket
(27.12.25)
herhalde büyük bir ameliyata cesaret edemem. yıllar önce gözümün köşesinde minik bir şişlik oluşmuştu, görüntüsünü sevmediğimden lokal ameliyatla aldırdım. gözümün çok yakınına iğneler yapılmıştı; çok garip bir histi. lokal rinoplastiyi düşünemiyorum bile.

bu arada baby botoks yaptırıyorum ben yılda bir defa. bir de düzenli masseter botoksu yaptırıyorum, hatta bugün yaptırdım :) çenemi çok sıkıyorum, inanılmaz bir baş ağrısı yapıyor. plak vb. işe yaramıyor bende. masseter botoksundan çok memnunum kısacası. geçici olduğu için cesaret edebiliyorum.
+2
eileengray
(27.12.25)
Hayatınızı çok büyük ölçüde etkileyen bir kusur yoksa ben kesinlikle yaptırılmaması taraftarıyım.

Göz kapağı düşüklüğü var sadece bir gözümde. Dikerlerken ya şurada potluk olduyu duyduğumu ve içimden bir iki dakikalık bipli küfürler ettiğimi hatırlıyorum. Bu bir estetik ameliyattan çok kas iyileştirme ameliyatıydı ama nedeni kötü görüntüydü. İki hafta gözümün çevresi mor, sürekli pansuman halindeydim. Kas ameliyat sonrası iyileşmedi ve rotüş ameliyatı önerdiler. Yaptırmadım.

Burnumdan hoşlanmıyorum. Bir doktor ya dolguyla kurtatılır sanki dedi. Gittim dolgu yaptırdım, dolgu yanlış yapılınca çok zararlı birşeymiş ve dolgu öyle çimento gibi enjekte ettiğin yerde taş gibi kalmıyormuş. Benimki çok yayılmadı ve yanlış yapılmadı ama gerçekten yaptırmasam daha iyiymiş.

Hafif overbiting denen bir mesele var çenemde. Ameliyatı acayip zor, gittim ameliyatsız neler yapılabilir diye sordum. Tel takalım, tel için bir dişinizi çekicez, sonra tel kalacak dişlerinizde 2 sene, ufak bi ameliyat var 2 sene sonunda onu yapıcaz dediler. Yaptırmadım.

Dişlerimi çok sıkıyorum ve gece plağı canımı çok acıtıyor diye çene botoksu yaptırdım bir defa, 3 ay bile sürmedi etkisi. Ben şiş suratımla gezdiğimle kaldım 1 hafta. Çünkü bazen şişermiş enjekte edilen bölge. Endileşen, buz muz uğraş dur.

Özetle, yaptırmayın annem.
+1
tiredofwaiting
(28.12.25)
evet. param olsa ya da sponsor bulsam durmadan estetik yaptırırdım.sonuç insanı çok mutlu ediyor.
0
ashleybon
(28.12.25)
(18)

Şu an hayatımda olmazsa olmaz

darthvader
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
0
darthvader
(26.12.25)
kocam
-1
Sadece soruyorum
(26.12.25)
Vallahi de sevgilim. Kara sevda gibi bizdeki.
0
gobekliraki
(26.12.25)
Kahve makinem.
0
mutekebbir
(26.12.25)
epey düşündüm de hiçbi şey.
+4
antihero
(26.12.25)
Bir insan uzaklaştırma kararı aldığı sevgilisi olmadan nasıl yaşayamam der?

Soruya cevap: ailem
+1
Kahvedesu
(26.12.25)
internet, bilgisayar, para.
0
hold the door
(26.12.25)
İşim. Her şey sende anlamsızlaşıyor ey mayış diyor ya şair, iş olmazsa hayatın bir anlamı kalmıyor.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
türkiyede yaşamamak
0
plastic_angel
(26.12.25)
Haftada bir iki dışarı çıkmak. Aman aman sosyal bir hayatım yok ama en azından haftada bir iki kez dışarıda çay, kahve veya içki içeyim ya.

evden işe, işten eve bir hayat istemem.
0
put it in your appropriate place
(26.12.25)
AirPods Pro
0
michael_knight
(26.12.25)
arac ve laptop.
arac olmadan ise gidemiyorum.
laptop olmadan isimi yapamiyorum.
0
cooperr
(26.12.25)
Başta çocuğum yazmak istedim ama elim gitmedi. Büyük konuşmak istemiyorum. Evladını kaybeden birkaç aile gördüm. Biri teyzemdi. Hepsi hayatlarına devam etti ama hiçbir zaman tam olamadılar. O sebeple büyük konuşmayı reddediyorum. Düşmanıma bile dilemeyeceğim bir şey.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.12.25)
merak etmek.

açık ara, arkada bırakmış olacağım en kötü yılı geçirmekteyim. geleceğe dair, yeni bir şeyler öğrenmeye dair içimdeki o keşif duygusu kalmamış olsa devam edebileceğimi sanmıyorum.
0
lüzumsuz adam
(27.12.25)
Elektrikli ısıtıcı battaniyem. Bozulduğu an hemen yenisini alırım, gelene kadar geceleri doğru düzgün uyuyamam kışları.
0
inawen
(27.12.25)
Şuan şu noktada mayış.
İşten ayrılmam söz konusu. Maaş gelmezse epey zorluk çekicem.
0
biseysorcaktim
(27.12.25)
Büyük konuşmak istemiyorum ama hiçbir şey. İnsanın adaptasyon ve hayatta kalabilme güdüleri /güçleri bence çok gelişmiş durumda. X'siz yaşayamam demek bana göre abartılı geliyor insan mecbur kalınca sanki bal gibi de yaşayabiliyor. Ama yine de büyük konuşmak istemiyorum mode on.
+3
Amaranta ursula
(27.12.25)
kocam
para
internet
-2
Hallegadola
(29.12.25)
Düzenli ve kaliteli uyku. Yaklaşık 1 ay süren insomnia cehenneminden kurtulmak muhteşem bir duygu. Sabah zar zor uyanıp alarma küfretmek özlenir mi? Özleniyormuş.
0
auroraaurora
(29.12.25)
(22)

en sinir olduğunuz "duyurucu tipi" ne

gobekliraki
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.sizin ne?
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.

sizin ne?
-15
gobekliraki
(25.12.25)
ben hiç sormadım ama yatırım soru ve cevaplarını büyük bir ciddiyetle okuyorum. kişinin niyetini bilemeyiz beni cevaplar ilgilendiriyor. diğer konu da çok çok önemli. zira kısıtlı imkanlarla bir gezi yapıyorsunuz ve en iyi şekilde değerlendirmek istiyorsunuz.
+7
ground
(25.12.25)
sinir olmak değil de cringe gelenler var.

devamlı ilişki duyurusu açıp ondan sonra başkasına aşk tavsiyesi verenler mesela.
+5
yurtsuz john
(25.12.25)
Troll olduğunu düşündüğüm birkaç kişi var. İkisini engelledim, Allah affetsin. Onlar dışında cinsiyetçi ve hayvan düşmanı cevaplara kızıyorum.
+10
auroraaurora
(25.12.25)
sinir olmak değil, banane de anket tayfaya bayılmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sevgilimin eski sevgilisinin onun da kankisinin sol ayağının ikinci parmağı ....türünden hikayeler

Bir maaşı ile kredi kartına sarılıp avm , online alış veriş derken keyfi harcamalarından dolayı zora girip yakın çevresindekilerin uyarmalarına bakmadan meseleye buradan çözüm arayanlar ..

Ayrıca bir ürün veya hizmetle ilgili sorun yaşanılıp duyuru açıldığında, kullanılan cümlelere bakıyorum da gerçekte ürününün reklamını yapıldığı şüphesine de kapılabiliyorum.
+2
diyecevaplandı
(25.12.25)
akla gelebilecek en sığ fikri sanki ilk kendisi düşünmüşgibi biz aptal cahillere aktaranlar.
-7
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
sb yazanlar
-3
michael_knight
(25.12.25)
burayı güzin abla gibi kullananlara sinir oluyorum. abi buraya bilgi almaya geliyoruz, bakıcılık yapmaya gelmedik.
-4
mikahakkinen
(25.12.25)
arbre kardesimin actıgı tüm baslıklar.
+13
koela
(25.12.25)
Taraflardan biri ya da ikisi evliyken üçüncü bir kişiyle ilişki yaşamak için buradan fikir almaya çalışanlar.

Yasadışı ya da başkaları için tehlike arz eden durumlar hakkında fikir almaya çalışanlar.
Ne zamandan itibaren alkollü araç kullanırsa ehliyeti kaybetmeyeceğini soran bile oldu.

Bekar olup evlilik gurusu kesilenler.

Çocuksuz olup ya da hiç gebelik yaşamayıp çocuk psikiyatristi, çocuk gelişim uzmanı, çocuk beslenme uzmanı, emzirme uzmanı, do©ğum uzmanı, ... gibi rollere bürünenler. "Kesinlikle sezaryen istemezdim" diye salak salak yazanlar.

Birden fazla hesaptan çoklu kişilik bozukluğu yaşayanlar.

Yoksa anketleri severim. Güzin abla soruları çok ilgimi çekmez ama okurum. Sağlıkla, bilhassa alanımla (pediatri) ilgili her şeyde elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Sonuçta burası gayriresmi, gayriciddi bir site. Meclis zabıtı muamelesi yapmaya gerek yok.
+3
alice in potatoland
(25.12.25)
Her konuda bilgisi olanlar. Biri var mesela cevaplarına bakınca hem doktor, hem avukat, hem tercüman, hem yazılımcı, hem modacı, hem müzisyen, hem psikolog gibi. her konuda tek bilgi sahibi oymuş gibi cevaplar veriyor. Her cevabı çok ukala, insanı azarlar gibi yanıt veriyor. En sinir olduğum tip bu hatta onun cevaplarıyla karşılaşmamak için arada bir ara veriyorum:) sanırım tamamen yine bırakacağım.
-2
suicides underground
(25.12.25)
Her fırsatta kendi maddi imkanlarını ve hayat standartlarını öven tipler, adamın milyorları var her dakika burada kendini övüyor, yersen.
+5
mirty
(25.12.25)
Kimseye zerre kadar faydası olmayacak başlık açmanın alemi ne? Sonra da kara kara 'Ben niye eksileniyorum?' diye düşün.

Herkese açık bir platform. Kimse kimseyi sevmek, beğenmek zorunda değil. Birbirine gıcık olanlar da olabilir. Ama eninde sonunda kişilere laf sokma çiğliğine evrileceği aleni olan bir altyapıyı niye oluşturursun da sorarsın bu soruyu?
+1
Mirket
(25.12.25)
En çok ben para kazanıyorum, en çok ben sevişiyorum, en çok ben kitap okuyorum, en çok ben geziyorum, en çok ben kişisel bakımıma önem veriyorum... insanları. Nickler değişiyor. Kibirli insanlardan nefret ediyorum.
+5
sekizdokuzon
(25.12.25)
Artık sinir olduğum bir duyurucu tipi yok çünkü sevmediğim kişileri engelliyorum ve herkes de sevmediği kişileri engelliyor. Bu engelleme sistemi çok iyi oldu.
+3
rock n roll
(25.12.25)
@mirket niyetimin o olmadığını belirttim zaten.
0
🌸gobekliraki
(25.12.25)
Toplu şekilde eksileyenler.
-3
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
burada gruplaşıp birbirini kollayan (?) ve popüler olmaya kasanlar. sanki lisedeler hala. bir de devamlı kendi ifşasını yapanlar.
+3
deartheodosia
(26.12.25)
Ne kadar saçma olursa olsun, gerçekten çözüm, çare, fikir, eleştiri arayan sorular soran herkesin burada yeri var bence. Bu tarz sebeplerle siteyi kullanan kimseye “niye sormuş, ne işi var burada?” gözüyle bakmıyorum. Yine cevap verirken sorulan şeye çözüm sunmak, olmadı farklı bakış açısı getirmek, yönlendirmek gibi amacı olan tüm cevaplar da baş göz üstüne.

Bununla birlikte, zamanla, kuruluş amacına uymasa da, sitenin kendi alt kültürünün sonucu olan bazı şeyler oldu. Zamanının zirve ve toplaşmaları, yardım kampanyaları, ifşalar, yılbaşı hediyeleşmeleri gibi… Bunların hepsine de okeyim.

Üslubu bozuk duyurucular çok rahatsız ediyor beni. Densizlik hayatın her alanında olduğu gibi Duyuru’da da rahatsız ediyor. Bir de ister saçma sapan, ister gayet mantıklı görünsün, samimi bir ihtiyaçtan ötürü olmadığı on kilometre öteden anlaşılan; gerek trolleme, gerek şov yapma, gerek didişme, gerek tartışma başlatma, gerek ego tatmini gibi amaçlarla açıldığı bariz duyurular rahatsız ediyor.

Engelleme fasilitesi geldikten sonra sitenin kalitesi bariz ölçüde arttı benim için.
+1
dilemma of subscribtionability
(26.12.25)
Ben en çok soruya cevap vermeyip birde üstüne duyar kasanlara gıcık oluyorum.
Örneğin biri hırsızlık nasıl yapılır diye bir duyuru açmış olsun. Altına "hırsızlık kötüdür, ne biçim adamsın, işte bu yüzden bok gibi bir memleketiz" filan gibi yazanlara uyuz oluyorum.
Soruya cevabın varsa ver yoksa ahlak bekçisi olma.
+3
etna
(26.12.25)
en sevmedigim hede hödö diye buraya gelip aglamanin bir anlami yok cünkü sallacompumaster aleyhi ve sellem duyuruya engelleme getirdi. rahatsiz oldugunuz kisiyi engellemiyor ama hala yazdiklarini takip edip kendi kendinize triplere giriyorsaniz o kisiyi takinti yapmissinizdir. allah sifanizi versin.

rock n roll +1
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
ben uzun uzun yazanlara sinir oluyorum.
onun dışında soru konular ile ilgili bir derdim yok. herkes birbirinden farklı hayat yaşıyor, herkesin önceliği, karakteri, hayat görüşü, yaşadığı hayat farklı ve soruları farklı olabilir.
0
abelardo
(27.12.25)
(8)

Bu furminator nasıldır?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, sizce bu urun nasıldır?https://www.trendyol.com/genel-markalar/furminator-kisa-tuylu-kedi-icin-tuy-toplayici-s-small-p-739137329Kısa tuylu bir kedi için yeterli olur mu?Teşekkürler
Merhaba,

sizce bu urun nasıldır?

www.trendyol.com

Kısa tuylu bir kedi için yeterli olur mu?

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
Başarlı bir ürün. Kısa tüylü olmasına rağmen (calico) deli gibi tüy döken kedimde kullanıyordum. bir dünya tüy topluyor. uzun zamandır kullanmadım strese sokmamak için pek sevmediği için ama yeterli bir ürün.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(23.12.25)
Teşekkürler, peki boyut olarak s mi iyidir m mı iyidir? L çok büyük geldi gözüme.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
o konuda bi bilgim yok maalesef. ben alırken m - l var mıydı hatırlamıyorum bile :/ ama büyük boy daha çok köpekler içindir diye tahmin ediyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(23.12.25)
birebir aynisini (rengi bile ayni, o kadar diyeyim) 12 senedir kullaniyoruz. harika bir ürün.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
Çok benzeri var bizde, kedi için kullanıyoruz ve güzel topluyor tüyleri, görünce kendisi geliyor hatta, ama biraz yapılmasına izin verip sonra sinir olup bir pençe atıp gidiyor bizimki.
0
creepy
(23.12.25)
Bir iki sitede kilo olarak 4,5 kilogram denmiş. Benim kedim 2,7 kilogram kullanmamda sorun olur mu peki?

Tarak kullanmayip, bunu hergun kullanmanın zararı olur mu?

Tarak kullanmam şartsa nasıl bir tarak önerirsiniz?
-1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
mükemmel derin tüyleri alıyor bu ama haftada 1 kere sık şekilde yapmak gerekiyor, bazıları yolduğunuda söylüyor. s al l gerçekten büyük hayvan zaten vuvarlak olduğundan l beden bence işlevsiz kalıyor. bende bunun uzun tuylu kediler için olanı var (yanlış almıştım) kısa tüylü kedimde işe yarıyor.

kilo sorununa takılma kullanırken başta nazik ol, elin alışınca hafifce bastırki tüy altına girsin kökten tarasın.

birde normal tarakta al özellikle şundan, ikisininde amacı farklı
www.trendyol.com

kedini her gün tara alışsın hatta diş fırçalamayada başla alışsın
0
eja
(24.12.25)
ek olarak bu ürün sahtedir, bu fiyatlarda furminator imkansız.
0
veritaslibertas
(24.12.25)
(3)

Çoçukta ateşli hastalıktan sonra oluşan kulak ağrısı?

mikahakkinen
5 yaşındanki kızım genelde ateşli herhangi bir virüs atlattıktan sonra kulağında ağrı oluyor ve doktora gittiğimizde kulakta iltihap var diyor. çocuk doktorundan sonra 1 kaç kez de kbb'ye gittik. normal olduğunu iletti, ancak 2.5 yaşından beri genelde hastalık sonrası kulak iltihabı oluyor.genetik o
5 yaşındanki kızım genelde ateşli herhangi bir virüs atlattıktan sonra kulağında ağrı oluyor ve doktora gittiğimizde kulakta iltihap var diyor. çocuk doktorundan sonra 1 kaç kez de kbb'ye gittik. normal olduğunu iletti, ancak 2.5 yaşından beri genelde hastalık sonrası kulak iltihabı oluyor.
genetik olma ihtimali yüksek çünkü çocukken ben de de olurdu.

bu tecrübeyi yaşayan ebeveynler var ise bilgi verebilir mi?

teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(23.12.25)
size özelden bir duyurucu adi iletiyorum. ona bir yazin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
bu sebeple kulak tüpü ameliyatı olan çocuklar duyuyorum.
0
elorelia
(23.12.25)
çocuk ağrıdan duramayınca kbbye gittim, sol kulak tamamen dolmuş. doktor birazını temizledi.
0
🌸mikahakkinen
(23.12.25)
(7)

69-67 gram nereye denk gelir?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Su ölçü kabında 67-69 gram nereye denk gelir? Kabin tamamı 94 gram alıyormuş.Kedim 2.7 kilogram. Mamamız rc kitten. Paketin arkasında 67-69 gram yazıyor günlük mama miktarına.https://www.petburada.com/royal-canin-olcu-kabi-28408?srsltid=AfmBOopjcRndU5NXQqxuyqorU4uYwlxVU7J5ZfQIVLMjBvZl3WUqt6
Merhaba,

Su ölçü kabında 67-69 gram nereye denk gelir? Kabin tamamı 94 gram alıyormuş.

Kedim 2.7 kilogram. Mamamız rc kitten. Paketin arkasında 67-69 gram yazıyor günlük mama miktarına.

www.petburada.com

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
Yaklaşık 6. Çizgiye (biraz altına) gelir. Hepsi eşit, oranlayacaksınız.
0
orient blue
(23.12.25)
94/8*6=70 gram
6 cizgiye kadar gelir ama yavru kediler biraz daha fazla yemek isterler. ben olsam ilk bir sene tasini bos birakmazdim, gelsin gitsin yesin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
royal canin biraz gerizekalı galiba. aşağıda sorduğum 15 kiloluk paketin ağzına kilit koymayan da royal canin.

paketin üstüne verilecek mama miktarını gramla yazıp, yine kendi ürettiği ölçü kabına cup ile çizgi çizmek nasıl bir gerizekalılık ürünü ya?

paketin arkasında verilecek miktar "cup" olarak da yazıyordur diye bir umut hatırlatayım.
0
kibritsuyu
(23.12.25)
kedin kısır değilse mama kabına istediğin kadar doldurup belli bir yere koyup gidebilirsin, üstünü de bittikçe doldurabilirsin ölçü kullanmana gerek yok. ksıırlaştıktan sonra doyma hissini kaybedip çok yiyor kediler. ama öncesinde bir sorun olmuyor acıktıkça gidip gelip yesin bir şey olmaz.
+1
Sadece soruyorum
(23.12.25)
önerim yanlış olabilir ama bende full dolu mama kabı taraftarıyım, kedide kilo problemi yoksa aşırı yeme problemi yoksa bebeklerin mamasını doldurun hem sonrasonda ilerde aç gözlü olmuyor sürekli mama istemiyor.(tabi kedinin huyuna suyuna göre değişir)

şuan etrafımda 5 kişinin 6 kedisi var kısırlaştıktan sonra bile dolu kaba problem yapmadılar yiyip doyup gittiler, aşırı kiloları yok
0
eja
(23.12.25)
Çok teşekkürler.

Bende sürekli dolu tutuyorum mama tabağını, bittikçe ekliyorum acıktıkça gidip yesin diye. Kedi bakımına yeni basladigim için yanlış bir şey yapmamak için ya sizlere ya da veterinerimize danışıyorum.

Kendisine sorduğumda kabı hep dolu olmasın, ölçünün yarısını sabah yarısını akşam ver dedi.


@kibritsuyu evet o soruyu gördüm. Gerçekten çok saçma bir şey yapmışlar. Paketin arkasındaki bilgilendirmenin fotoğrafını ekliyorum. Ben mi gözden kaçırıyorum acaba?


hizliresim.com
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
birde ben 3 kg luk mama alıyorum hep, açıkçası tek kedi için 15 kg mama bayatlar ya iyi saklanmazsa, cama falan koymayacaksanız, düşük kg ile ilerleyin başta. kısırlaştırdıktan sonra mama değiştireceksiniz unutmayın ve kademeli geçiş yapacaksınız yeni mamaya
0
eja
(24.12.25)
(7)

10-15 kg'lık mama paketlerinin...

kibritsuyu
ağzında niye kilit yok, niye yapmıyorlar?yani 15 kiloluk koca mama paketinin ağzına kilit koymak hiçbirinizin aklına gelmiyor mu, amacınız nedir? eğer barınak falan değilsem 15 kilo mamayı kısa sürede tüketmem mümkün değil, en az 6 ay duracak. yani bunu koca paketle üretip perakende pet shop'larda s
ağzında niye kilit yok, niye yapmıyorlar?

yani 15 kiloluk koca mama paketinin ağzına kilit koymak hiçbirinizin aklına gelmiyor mu, amacınız nedir? eğer barınak falan değilsem 15 kilo mamayı kısa sürede tüketmem mümkün değil, en az 6 ay duracak. yani bunu koca paketle üretip perakende pet shop'larda sattığınıza göre hedefiniz evde hayvan besleyenler. evde hayvan besleyen bir kişinin evinde 39240 tane kedisi yoksa o çuvalı nereden baksan 4-6 ay kullanması gerekiyor.

kısa sürede kullanacağın kadarını saklama kabına aktarıyorsun, ondan sonra kalan mama hava alıp bayatlamasın diye ağzını büzmek, iple bağlamak, başka bir çöp poşetine koyup saklamak gibi ilkel, maymunsal yöntemlerle uğraşıyorsun.

yani en basit kuruyemiş poşetine bile konan şu gözünü sevdiğim ambalaj kilitlerinden koymak çok mu zor ya? kasıtlı mı yapıyorsunuz? maliyetten kaçmak falan demeyin, üç kuruş daha ekle üstüne de insanlar rahat etsin. bu bildiğin gerizekalılık değil mi?

var mı mantıklı bir açıklaması?
+1
kibritsuyu
(23.12.25)
Geçen gün gelen mamayı paketlerken ben de aynı soruya cevap aradım. 3 ve 5 kiloluk plastik turşu bidonlarına doldurdum mamayı, kapattım, bir de streç filmle sardım ki hava alıp bayatlamasın. Bunun yerine basit bir kilit mekanizması işi çözerdi. Hatta plastik fermuar sistem de olurdu...
0
strawberry first
(23.12.25)
Mama çok güzel bir gelir kaynağı oldu son yıllarda.

Belediyeler ihalelerle ihya oluyor, stk'lar, kafayı yemişler, borca batmışlar hep mama parası toplayarak miktarı belli olmayan, sorulunca dağıttık denilen bir mama imparatorluğunun meyvelerini yiyorlar.

Hal böyleyken daha fazla mama satmak için yapıyor olabilirlere bağlayacağım.

Yoksa dediğin gibi 100 liralık kuruyemişte bile var çok zor ve maliyetli olmasa gerek bunu eklemek.

Ben 10-15 kg aldığım zaman evdeki 19 lt pet damacanalara veya onlardan yoksa 5 lt su şişelerine koyuyorum huniyle ve sıkıca kapatıyorum kapağını bir şey olmuyor. @strawberry'nin dediği streç dokunuşu da daha garanti olur hava geçirmemesi için bir dahakine ben de öyle yapayım.
0
chicha_v2
(23.12.25)
evde iki köpek olduğu için mama tüketimi bayatlamaya fırsat bulamadan tamamlanıyor. ancak öncesinde tek köpek olduğu zamanlarda orta boy buzdolabı poşetlerine bölüp sakladığımı da bilirim. vakumlu mutfak kullanım kutuları ya da poşetler de iş görebilir. ya da ayda 1 tüketim yapılıyor ise bu tarz bir saklama kutusu da kullanışlı olacaktır. www.evcilal.com
0
jockhoon
(23.12.25)
maliyet daha da artmasın diye bence. bir de o zipping materyal belki de o kadar uzunlukta yapamıyorlardır ya da yapabiliyorlarsa da çıt diye kapanamıyordur.

ben çamaşır mandalıyla ağzını kapatıyorum.
0
elektr10
(23.12.25)
Royal Canin'e düzenli olarak sinirlenme sebebim -_-

Bir kere bütün mamayı küçük paketlere bölüp vakumlamayı denedik ama durduğu yerde bazılarının vakumu bozuldu, hava aldı, daha çok iş çıkardı. Temu'dan kocaman metal mandallardan aldım. (Şöyle: share.temu.com) Saklama kabına böldükten sonra poşeti bu mandalla kapatıyorum. Yine sinirlendim bak.
0
kobuzchu kiz
(23.12.25)
maliyet amaclidir diye düsünüyorum.
benim aldigim kuru mama markasinin 10 kiloluk paketinde de 400 gramlik paketinde de var ama ben gene de 2.5 kg'luk almaya calisiyorum cünkü kuru mamayi sadece atistirmalik diye veriyorum, kücük paket bile 3-4 ay gidiyor ve daha büyük alirsam mandalli pakette olsa bile 4. aydan sonra asiri bayatliyor. yani istediginiz mandalli paketlerin de uzun vadede cok bir sey getireceginden süpheliyim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
Markaya bağlı sanırım. Ben, benimkine yıllık 15kgluk mama alıyorum 3 farklı marka denedim hep kilitli geldi.
0
truf
(23.12.25)
(6)

Bu moda nasıl sizce?

yurtsuz john
80'ler cosplay yapan iki gencin kıyafetlerini nasıl buldunuz? Vintage dükkanları Türkiyede de yayıldı. Bu moda geri gelsin ister misiniz?https://ibb.co/0RrNv2Rghttps://ibb.co/jvLycYKp
80'ler cosplay yapan iki gencin kıyafetlerini nasıl buldunuz?
Vintage dükkanları Türkiyede de yayıldı. Bu moda geri gelsin ister misiniz?

ibb.co

ibb.co
0
yurtsuz john
(22.12.25)
Glam rock cosplay'i gibi bakınca güzel diğer türlü kötü.
+2
kizil karga
(22.12.25)
Yakışmış beğendim.
Ben bu moda gelsin ister miydim? Açıkçası tarzım olmadığı için özellikle istemezdim ama bazen saç modeli böyle, kıyafetleri daha eski moda insanlar görüyorum gayet hoş buluyorum yakıştırıyorlar kendilerine.
Canları ne isterse giyen insanları cool bulurum.
+1
mutekebbir
(22.12.25)
80'lerden bir moda geri gelecekse bunlar değil ya ahahah
+2
black holes in the sky
(23.12.25)
insanlarin ne giydikleri beni ilgilendirmiyor.
elbette kendi fikrim var, kendi begenilerim var ama bunlari kendime sakliyorum. kimseye karismiyorum. giymek isteyen icin dönsün. geri kalan kimseyi ilgilendirmez bence.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
fakir ülkelerde bu tarz hobiler tutmaz. cringe.
0
plastic_angel
(23.12.25)
80'ler ve 90'lar modası bana hiç hitap etmiyor. 'Fast fashion'a pek rağbet etmediğim için geri gelse de beni etkilemez.
0
auroraaurora
(23.12.25)
(7)

Alkollu Boza

mirafiori
Gelecek misafirlere boza denetmek istiyorum, orjinal tarifinde boza dusuk alkollu icki, ama piyasadaki bozalar alkolsuz diye biliyorum, dogru mudur? Vefa'da ictigimizde icinde %1-2 de olsa alkol var mi yoksa alkolsuzlestirilmis versiyonu mudur, alkollu versiyon istanbul'da bulunabilir mi?
Gelecek misafirlere boza denetmek istiyorum, orjinal tarifinde boza dusuk alkollu icki, ama piyasadaki bozalar alkolsuz diye biliyorum, dogru mudur? Vefa'da ictigimizde icinde %1-2 de olsa alkol var mi yoksa alkolsuzlestirilmis versiyonu mudur, alkollu versiyon istanbul'da bulunabilir mi?
0
mirafiori
(22.12.25)
Geçenlerde boza tarihi ile ilgili bir yayın dinledim. Boza hiçbir zaman alkollü bir içecek olmamış. Mayalı diye sevmiyor, biraya benzetiyor bir kesim ama alakası yokmuş.
0
gnosis
(22.12.25)
Bozada, kefirde, kombuçha çayında doğası gereği alkol vardır. Alkolsüz diyorlarsa mayalayarak değil, bir başka yöntemle yapıyorlar veya doğal olmayan işlem yapıyorlardır. Yarım yağlı tereyağı yapılabilen coğrafyada o da yapılabilir. Ancak normalinde alkol ürer ve vardır.

Yarım yağlı tereyağı mı olur diyen Google'dan görebilir.
+2
Mirket
(22.12.25)
Mirket'in cevabından sonra tekrar baktım. Wiki alkollü diyor. İslami sayfalar alkolsüz, içebilirsiniz diyor. Bu konu doktrinde tartışmalı herhalde. Osmanlı zamanında fetva verilmiş haram değildir demişler. Ben onların yalancısıyım:D
0
gnosis
(22.12.25)
boza, kefir vb. ürünler fermantasyon nedeniyle eser miktarda alkol içerir. farklı bir metodla yapılmalarına imkan var mı bilemedim, mirketin dediği gibi doğal olmayan bir işlemle yapılıyor olabilir alkol hassasiyeti nedeniyle.

edit: genellikle insanı sarhoş edecek bir oranda alkol olmadığı, çok çok düşük düzeyde olduğu için içilebilir diye yorumluyor çoğu din insanı.
+1
Phoebe
(22.12.25)
Fermantasyon gereği alkol oluşur ama taze tüketildiğinde çok düşük olur ama oda sıcaklığında üç dört gün beklerse fermantasyon devam edeceği için alkol oranı artar.
+1
kizil karga
(22.12.25)
Ben alkol kullanmadıgım için boza içecegim zaman ya vefa'ya gidiyorum ya da kendi yaptıgını bildigim yerlerde içiyorum.
Yanlış bilmiyorsam taze olarak günlük içildiğinde alkol yok diye biliyorum, dogrusunu hep birlikte öğrenelim. kaçıncı günden sonra alkol oluşuyor.
0
liberal
(23.12.25)
bu, gün ile alakali bir sey degil ki. mayalanma yani fermentasyon türüyle alakali bir sey. yogurt fermentasyonu laktik asit fermentasyonudur, alkol olusmaz, ama boza fermentasyonu karma fermentasyondur. alkol aciga cikar. sürecin tamami bu sekilde ilerler.

inanmayacaksiniz ama sirke ve ekmek hamuru fermentasyonunda da alkol aciga cikar cünkü seker parcalanir. sirkedeki alkol sonra asetik asit bakterileri tarafindan parcalanir ama hicbir zaman ne kadarinin parcalandigindan emin olamazsiniz. sifir alkol mümkündür ama mutlak bir biyolojik garanti degildir. evde sirke yapiyorsaniz ve bu konu sizin icin önemliyse bilin yani. icinde cok cok büyük ihtimalle yan ürün olarak alkol vardir.

icine alkol katilarak pisirilen bir yemegi yemiyorsaniz bunu mantik cercevesine oturtabilirisiniz; dersiniz ki, beef bourguignon yemiyorum cünkü bilincli sekilde icine alkol konuluyor. bilincli!
ancak boza, sirke ve ekmek hamurundaki alkol biyolojik yan üründür. bilincli eklenmez. ekmek hamurundaki alkol beef bourguignondaki mantikla pisme sirasinda tamamen buharlasir ama bu, bu ürünlerin icine alkol girmedigi anlamina gelmez. dini hassasiyetlerinizi anlayamiyorumdur belki ama eger biyolojik bir tepkime sonucu ortaya cikan yan ürün sebebiyle boza icmiyorsaniz, bu mantikla sirke ve ekmek de yememelisiniz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
(5)

5-6 yaş için balık yağı

dunyatuhaf
Arkadaşlar , kız çocuğu balık yapı istiyor sanırım bazen yaşadığı rahatsızlıklar için , sanırım çizgi film kanallarında reklamını falan görmüş veya bir arkadaşı demiştir .Alalım mı , sağlıklı mı bunlar .
Arkadaşlar , kız çocuğu balık yapı istiyor sanırım bazen yaşadığı rahatsızlıklar için , sanırım çizgi film kanallarında reklamını falan görmüş veya bir arkadaşı demiştir .
Alalım mı , sağlıklı mı bunlar .
0
dunyatuhaf
(22.12.25)
yani bir kesim ebeveyn 1 yaşından itibaren balık yemediği dönemlerde veriyor, bizim doktorumuz da kendisi söylememişti ama ben sorunca verebilirsin dedi, 2 yaşa doğru sormuştum. bence doktora sorun siz de, rahatsızlıkları da var diyorsunuz burdan aldığınız tavsiye ile ilerlemeyin
0
mezzosprite
(22.12.25)
Balık yagı öyle kafanıza göre bonibon alır gibi alınıp çocuga verilecek bir şey degil. çocuk dogal yolla balık yiyorsa ve Omega-3 içeren gıdalar alıyorsa zaten hiç gerek yok.

Eger çocuk balık eti yemiyorsa tiksiniyorsa doktor tavsiyesiyle alınabilir.
Yine de çogu doktor önermez. eger balık yediremiyorsanız çocuga Ceviz
Chia tohumu yedirin onlarda da omega-3 var derler.
ayrıca reklamlarda gördügünüz ürünler sizi müşteri olarak görür saglıgınız umurlarında degil.
0
limonlu eksi
(22.12.25)
Üretim aşamasına dair videolar var, kaçarsınız kusa kusa.
+1
antihero
(22.12.25)
ben ve kardeşim küçükken aşırı zayıftık. baya çok zayıftık. kilo alalım diye arı sütü poleni vs ve bu balık yağını bize veriyorlardı. zararı oldu mu bilmem ama faydası da olmadı. 21 yaşıma kadar boyuma göre olmam gerekenden hep 10 kilo zayıf oldum hatta bir ara 15 kilo bile...
-1
art cat chocolate
(22.12.25)
arkadaşlar, çok affedersiniz ama gerizekalı edition yapmak zorundayım buraya.

hayvansal omega-3 ve bitkisel omega-3 aynı iki şey değil çünkü bioyararlanımı aynı değil. balık yiyerek aldığınız omega-3'ü, çiya tohumu, ceviz ya da yosundan almak için günde herhalde 2 kg falan çiya tohumu tüketmelisiniz.

yağların yapı taşları yağ asitleridir. yağ asitleri vücutta hem enerji kaynağı olarak hem de hücre yapısında yer alarak görev yaparlar. hormonal ve sinyal molekülü öncüleridir. bazen DNA sentezinde gen ekspresyonunda falan hödörö hödörö çalışırlar. tam bir görev adamıdırlar.
çoğu yağ asidi vücut tarafından üretilebilirken, esansiyel yağ asitleri üretilemez ve dışarıdan alınmaları zorunludur. bir de esansiyel olmamasına rağmen sağlık açısından önemli faydaları olan, dolayısıyla dışarıdan alınmaları yararlı yağ asitleri vardır.
omega-3 yağ asitlerinden EPA ve DHA esansiyel değildirler fakat yararlıdırlar.

bitkisel omega-3 ALA formdadır. vücut bunu kullanabilmek için EPA ve DHa formuna çevirir. bu da genelde 0.3% civarında olur. en en en iyi durumda 20%. gerisi atılır.
yaşa bağlı olarak değişmekle birlikte yetişkin insan günde 1000mg omega-3 almalı. haftanın 3 günü günde 200 gram kadar pembe etli, yağlı balık demek bu. bu kadar balık yemiyorsanız balık yağı kullanmanız gerekiyor.
yani hayır, ceviz yiyerek yeterince omega-3 alamazsınız.

çocuk yaşta iyi bir ömega-3 tavsiyesini kullanabilirsiniz. dikkat etmek gereken bazı şeyler var, mesela;
1. dünyanın en iyi balık yağı diye pazarlansa da elinde sertifikası bulunmayan hiçbir marka alınmamalı. üzerinde IFOS sertifikası muhakkak olmalı. yoksa alınmamalı.
3. toplam eEPA ve DHA miktarı ve bunların birbirlerine oranı önemli. dha:epa oranı 2:1 civarı iyidir. bunlara duyulan ihtiyaç yaşla ve durumla değişebilen şeyler. mesela gebelerde DHA çok daha önemlidir çünkü beyin ve sinir sistemi gelişimine katılan DHA'dır. 4:1 oran bile istenebilir.
4. balık yağının formunun trigliserid formda olması iyidir. ester formda olan balık yağlarının bioyararlanımı daha düşüktür.
5. oksidasyon sebebiyle cold press, aka soğuk sıkım ve tercihen E vitamini ile zenginleştirilmiş balık yağları tercih edilmelidir.

balık yağı mucize değil sonuçta, magnezyum gibi, vitamin b gibi insan vücudunaun ihtiyaç duyduğu, vücutta sentezlenemeyen bir yağ asidi ve sağlıklı vücut için alınması gerekiyor. hastalıkları iyileştirmez, ilaç değil ama sağlıklı beslenmenin bir parçası. gıda ile alınamıyorsa takviye ile yerine konmalı.

duyuruda sorulmuş balık yağı soruları var, aratabilirsiniz.
balık yağı diye aratıp, sonuçları yeniden eskiye doğru sıraladığımda çıkan duyuruculardan biri, doğrudan çocuklar için takviye sormuş: www.eksiduyuru.com
bunu da buldum: www.eksiduyuru.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.12.25)
(7)

Is gorusmesinin sonucu sorulur mu

Kittie
Amerikan sirket. Bu ayin 10unda gorusuldu.1 hafta-10 gun arasina donus yapilcak dendi. Olumlu, olumsuz donus ayrimi yapilmadi. Ben de sormadim olumsuzsa da donecek misiniz diye tabii.Neyse mail atip sorulur mu ne oldu diye? Evetse, ne zaman uygun olur sizce?Sikbogaz eder konumuna da dusmek istemiyor
Amerikan sirket. Bu ayin 10unda gorusuldu.
1 hafta-10 gun arasina donus yapilcak dendi. Olumlu, olumsuz donus ayrimi yapilmadi. Ben de sormadim olumsuzsa da donecek misiniz diye tabii.
Neyse mail atip sorulur mu ne oldu diye? Evetse, ne zaman uygun olur sizce?
Sikbogaz eder konumuna da dusmek istemiyorum.
-1
Kittie
(22.12.25)
Is gorusmesi guzel gecti. Espriyle bi sey bile soruldu en son is disi olacak ama diyip.
Ise cok uygunum, deneyimim de var.
Ve cok istiyorum, ihtiyacim da var. Ne yapayim, her turlu fikre acigim.
-1
🌸Kittie
(22.12.25)
Belki ocak ikinci haftadan sonra daha uygun olur, bu dönem noel tatili filan da olduğu için işler yavaşlamış olabilir.
+1
ansya
(22.12.25)
aslinda verdikleri süre dolmus gibi gözüküyor ama 10 gün dedikleri 10 is günü olabilir. the benefit of the doubt ilkesince 24'ü carsamba gününe kadar beklerdim ama o gün de noel ve sirket amerikan sirketiyse tatile giriyor olabilirler. sirket girmiyorsa bile karar merci giriyor olabilir. bunu ögrenir, tatile giriyorlarsa bugün öglen mail atardim. arife günü her sey cok sallanir. yarina birakmazdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.12.25)
bence hiç bir şey söyleme. "çok ihtiyacın var" mesajını verirsin ve senin hakkında olumlu olsalar bile ilettikleri maaş teklifini düşürebilirler nasılsa bizden haber bekliyor diye.

ben olsam 5 ocak'a kadar beklerdim. baktım yine ses yok o zaman da "başka bir yerden de cevap bekliyorlar, değerlendirmeniz nedir?" gibi kibar bir mail atabilirsin.
0
elektr10
(22.12.25)
resmi bir dille hatırlatma maili atılır. şu kadar iş günü falan demedilerse at gitsin, süre dolmuş gibi.
0
false pretension
(22.12.25)
mail atılır ama donusu olur mu ya da cevap seni tatmin ederse bilemeyiz.

olumlu olumsuz donus yaparız diyen firmalar evet biz seni almıyoruz diye donus yapmaz zaten gonlun olsun diye öyle der.

sen yine de bekle. cok güldük cok eglendik diyorsan zaten işe alınmamısdır. işe alınacağın o gün belli olur.
0
koela
(22.12.25)
Koela: Yoo cok gulduk cok eglendik diye bi sey yok. Gayet profesyonel bir gorusmeydi. Ben de oyle. En son sadece ulkemizle ilgili bi sey konustuk bana da komik gelen. Tut ki cok gulduk, eglendik desem nasil alinmamissindir oluyor ki. Neyse zaten birinin tanidigi girmistir o ise de
0
🌸Kittie
(22.12.25)
(6)

Bir entry arıyorum

substituent
Ekşisözlük de bir entry arıyorum. Sanırım tanrı affetsin başlığındaydı ya da Allah affetsin. O tarz bir başlıkta idi. Entry şöyle bir şeydi; x kadınları için y kandınları üzdük. Böyle bir sürü girdi vardı. “Yemeğe çıkmak isteyen kadınlar için boşa para harcama ben sana evde yemek yaparım diyen kadın
Ekşisözlük de bir entry arıyorum. Sanırım tanrı affetsin başlığındaydı ya da Allah affetsin. O tarz bir başlıkta idi.

Entry şöyle bir şeydi; x kadınları için y kandınları üzdük.

Böyle bir sürü girdi vardı.

“Yemeğe çıkmak isteyen kadınlar için boşa para harcama ben sana evde yemek yaparım diyen kadınları üzdük.”

Böyle bir sürü madde vardı. Sonunda da tanrı affetsin gibi bir şey diyordu.

Bulana cebimden bir up veriyorum, hatta emek verenlere de :)

Herkese iyi geceler bu arada :)
0
substituent
(21.12.25)
bu baslik olabilir mi?: eksisozluk.com
entry degil ama baslik komple bu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.12.25)
O başlığı gördüm ama o başlık değildi. Ki o başlıkta bahsettiğim entry yok.

“Tanrı affetsin”, tarzı bir başlıkta yüzlerce entry vardı diye hatırlıyorum. Ya da şizofrenlik başladı bende.
0
🌸substituent
(22.12.25)
o halde bu: eksisozluk.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.12.25)
Yessssssss

Edit: bu orijinal entry olmayabilir belki. Çünkü çok daha eski yıllarda gördüğümü hatırlıyorum ve oldukça favı olan bir entry idi.

Teşekkürler.
0
🌸substituent
(22.12.25)
Hafızam beni yanıltmıyorsa Twitter'da Ceri Levis takma adı ile bulunan Ömür Özdemir isimli birinin metniydi. Hatta bu metnin de içinde olduğu Fazla Şaapma isimli bir kitap da çıkarmıştı.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(22.12.25)
sanat guresi
(22.12.25)
(10)

Hatun ne demek istiyor?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Şunu yazmış:Her gün suladığım birçiçeğim, her hafta süpürdüğüm üç tane devolkanım var. Sönmüş olanı bilesüpürüyorum; ne olur ne olmaz. Erotik bişeyler mi ima ediyor? Vücut bölgelerini? Ne cevap yazmalıyım?
Şunu yazmış:
Her gün suladığım bir
çiçeğim, her hafta süpürdüğüm üç tane de
volkanım var. Sönmüş olanı bile
süpürüyorum; ne olur ne olmaz.

Erotik bişeyler mi ima ediyor? Vücut bölgelerini? Ne cevap yazmalıyım?
+3
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(21.12.25)
Küçük Prens, kendi gezegenindeki günlük sorumluluklarını anlatırken bu ifadeleri kullanırdı.
+6
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.12.25)
Çok sağol. Az kalsın çok yanlış yere gidecekti muhabbet. Ben kitaba bi göz atayım.
+2
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(21.12.25)
Küçük prens de az değilmiş aq bunlar nasıl benzetmeler.

Edit: ulan küçük prens dediği... yoksa??!
+19
Bruce
(21.12.25)
bu soruyu sakin silme, arada gelip okurum hahahaha. kizin cocukluk anilarini mahvedecektin az daha. iyi güldüm.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.12.25)
Belli bir yaşa gelip küçük prens takıntısını atlatamamış kadınlar da red flagdir bu arada.
Sormamışsın ama at kenara bu bilgiyi sonra gelir teşekkür edersin.
+4
mutekebbir
(21.12.25)
Volkan deyince kızışmış olduğunu anlardım ben ya. Buradan yürü.
-10
arbre
(21.12.25)
Direkten döndük. Az kalsın cinayet süsü filminde "Allah'ın izniyle o bombayı patlatacağım" yazan elemanın durumuna düşüyoduk.

"Aman fanusu unutma, rüzgarda üşümesin çiçekcik" yazdım. Her ihtimale karşı "Sönmüş volkanlar her an alevlenmeye hazırdırlar" da yazdım. Kitapta çok iyiymiş bu arada.
+7
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(21.12.25)
“Her ihtimale karşı” hahahha İçindeki volkanlar hiç sönmesin kertos
+2
tiredofwaiting
(22.12.25)
fazla edebiyattan cırcır olmuş
0
false pretension
(22.12.25)
Bu gönderinin bir parçası olmazsam eksik kalırım.
0
redlinetheturk
(22.12.25)
(7)

Grup arkadaşlığında yasak aşk

Mirabel
Aynı sektörden bir grup arkadaşsınız- uzun zamandır. Grup içinde bir kız ve bir erkek yakınlaşıyor. Flört + fiziksel şeyler olabilir. Buluşmalardan beraber ayrılıyorlar. Uzun zamandır da sürüyor bu durum. Bu arada ikisi de başkalarıyla evli. Herkes aralarındakini biliyor ve bilmezlikten geliyor. Hat
Aynı sektörden bir grup arkadaşsınız- uzun zamandır. Grup içinde bir kız ve bir erkek yakınlaşıyor. Flört + fiziksel şeyler olabilir. Buluşmalardan beraber ayrılıyorlar. Uzun zamandır da sürüyor bu durum. Bu arada ikisi de başkalarıyla evli. Herkes aralarındakini biliyor ve bilmezlikten geliyor. Hatta bunların birbirine olan zaaflarından faydalanıp toplanma falan ayarlanıyor sürekli. Aşırı sahtekar bir ortam.

Siz bu ilişkiye destek olur musunuz yoksa bana ne deyip bilmezlikten gelmeye devam mı edersiniz yoksa buluşmaları keser misiniz? Yoksa başka bişey mi? Diyelim ki taraflar birbirine deli gibi aşık. Tavrınız değişir mi?
0
Mirabel
(21.12.25)
Valla hocam soru bizden çok seninle ilgili. Herkesin ahlaki ilkeleri ve öncelikleri farklı. Benim midemi bulandırır bir parçası olmak istemem.
+9
Amaranta ursula
(21.12.25)
bu olanlara şahit olmak istemezdim. onların yaşadıkları kendilerini bağlar ancak kendi zihnimi de böyle olaylara şahit olarak kirletmek istemez, uzaklaşırdım.

çünkü böyle kötü örneklere şahit ola ola insanlara, ilişkilere güveniniz zedelenir.
+6
love and trust
(21.12.25)
Kanıt toplayıp güzel bir zamanda patlatırdım.
0
arbre
(21.12.25)
iliskiye destek olmayacagim gibi bu tiplerle biraraya gelmekten de kacinirim.

love and trust +100
zihninizi ve o is yerindeki anilarinizi pis insanlarla kirletmeyin.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.12.25)
Destek olmak ister misiniz demek ne lan hee destek olmak ister misiniz demek ne?
+2
dedeminhirkasi
(21.12.25)
Böyle çirkin bir ilişkiye şahit olmaktansa o ortamda bulunmamayı tercih ederim.

Bu tip insanlardan tiksinirim. Asla görüşmem
+1
suicides underground
(21.12.25)
ne destek olurum ne de engel, beni baglamaz.
uzakta dururum, bulasmam.
0
cooperr
(21.12.25)
(10)

Fransadaki bilinç hk

die fetten jahre sind vorbei
Ozellikle bi ulke belirttim, cunku en cok fransa gozume geliyor bu konuda. En ufak bi negatif durumda halk cok ciddi tepki koyuyor, eylem yapiyor, hakkini savunuyor.Bu durumun devletin kasten izin vermesi kaynakli oldugunu dusunuyor musunuz ? Biz cok demokratik bir devletiz, halk sesini cikartabiliy
Ozellikle bi ulke belirttim, cunku en cok fransa gozume geliyor bu konuda. En ufak bi negatif durumda halk cok ciddi tepki koyuyor, eylem yapiyor, hakkini savunuyor.

Bu durumun devletin kasten izin vermesi kaynakli oldugunu dusunuyor musunuz ? Biz cok demokratik bir devletiz, halk sesini cikartabiliyor mu demek istiyorlar yoksa hicbir baglantisi yok mu size gore

Turkiyede neredeyse her gun ya yeni bi vergi ya da vergiye zam geliyor, ama halen ses yok kimseden.
+1
die fetten jahre sind vorbei
(20.12.25)
bu bir kültürel olgu. adamlar giyotinle blue blood dogramis.
avusturya da bakarsan cok demokratik falan ama o kadar konformist, o kadar kolektif bilincten uzak, o kadar tavsan boku gibi ne kokan ne bulasan insanlar ki en ciddi olay karsisinda protesto iki gün sürüyor, onda da gitar calip evlere dagiliyorlar. toplumsal refleksleri resmen kekeme.
nazilere direnis bile 6.5 saatte düsmüs afjskdg.
fransa'ya imrenerek bakiyorum.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.12.25)
giyotin terbiyesi almış bir toplum.

stkların, demokratik kitle örgütlerinin sayısı çok. ilerici birikimin getirdiği kazanımlar var. sol güçlü.

ifade hürriyeti geniş. charlie hebdo adlı mizah dergisi siyasetçileri afedersiniz iti g*tüne sokuyor.
0
yurtsuz john
(20.12.25)
fransadaki kültür bunu gerektiriyor. fransa milli marşının sözlerini oku anlarsın.
bizim milli marşımız vatan için canını vermek konuluyken, fransa milli marşı bambaşka. milli marş sözleri o ülkenin kültürü ve en önem verdiği şeyler hakkında çok bilgi veriyor.
+2
abelardo
(20.12.25)
Kültürel.
Güçlü bir solu var. Sonuçta ülkenin yüzde 30-40'ini sosyalizm, komünizm vs partileri oluşturuyor.
Bir de bizdeki gibi şükretmek, her şey devletimiz için vs gibi mantıklar yok. Sürekli şikayet ediyorlar. Açıkçası beni bazen yoruyor negatiflik ve pessimistlik ama kültürleri bu. Benim bazen "ee ne var bunda" dediğim olaylara kaos çıkabiliyor, o kadar Fransız olmadım.

Bir de sendika kültürü var. Misal ben beyaz yaka müdür olarak metalürji sendikasına üyeyim zorunlu olarak. Bu sebepten işçi örgütlenmesi var.
0
logisticsmanager
(20.12.25)
Fransızlar demokratik haklarını giyotine baş vermeyi göze alarak almışlardır, kıymetini biliyorlar.

Türklere demokratik hakları bir muktedir tarafından altın tepside sunulmuştur.

Farklı olması gayet normal.
+1
Mirket
(20.12.25)
her toplumun farklı tepkileri var.
almanlar mesela devlete karşı çok da karşı gelmezler bize sağlam bir lider olsun arkasından her türlü gideriz kafasındalar.
fransız kültüründe de halkın sokağa dökülmesi rahatlaması gerekir. devlet sert tepki verirse hükümet için düşme sebebidir. hükümet bunlara karşı gelmeyerek tahammüllü olduğunu gösterir. ülkelere göre farklı gelenekler vardır. mesela chiractan beri her cumhurbaşkanı karısını aldatmıştır veya ayrılmıştır.

biz de ise kraldan çok kralcı olmak kabül gördüğü için kimse ses çıkarmaz. toplumun bilinçli kesimi gezi parkı gibi olaylarda ortaya çıksa da sonrasında terörist yaftası yediği için artık tepki göstermez. çünkü ülkemizde halkçı olan kesim orta direk ve üstüdür. halk ise sağcı ve bağnazdır. böyle toplumlarda tepki bir işe yaramaz.
0
mikahakkinen
(20.12.25)
Mika'nin aldatma lafını görünce şunu koymazsam olmazdı kültür farkı için;
youtu.be
+1
logisticsmanager
(20.12.25)
@logisticsmanager süper :)
0
mikahakkinen
(20.12.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim; olaydan bagimsiz Avusturya‘yi bu kadar iyi anlatabilen bi insan görmedim 😂😂
+1
c1b2k3
(21.12.25)
fransa kulturu boyle. toplum felsefesi mevzulari fransa'da baslamistir (montesquieu, rousseau, durkheim, comte vs.) ve bugun bile toplumla ilgili yazan cizen dusunenlerin ciddi bir kismi fransa'dandir. piketty gibi bir toplumsal esitsizlikle ilgilenen ekonomist de fransiz mesela.
0
antikadimag
(21.12.25)
(1)

Tek cam sokaktaki sesleri evin içine geçiriyor

HellKeePer
Komple çift cam mı yaptırayım yoksa tek camın üzerine panjur/kepenk tarzı bir sistem mi yaptırayım ? teşekkürler
Komple çift cam mı yaptırayım yoksa tek camın üzerine panjur/kepenk tarzı bir sistem mi yaptırayım ? teşekkürler
0
HellKeePer
(20.12.25)
sicak iklim soguk iklim fark etmez, kesinlikle üclü cam. cift cami unutun. madem bu ise giriseceksiniz, cektiginiz zahmete degsin. cok güzel ses ve isi yalitimi saglar. eger yazlar bulunugunuz yerde sicak geciyorsa isi girisini azaltan üclü camlar da var. yani yazin isi girisine karsi, kisin isi kaybina karsi koruyan, onlari tercih etmenizi öneririm.

eger cok is cikmasin diyorsaniz ve sicak bir iklimdeyseniz panjur da olabilir.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.12.25)
(9)

Bu yasama ozeniyor musunuz ? Japonya

die fetten jahre sind vorbei
https://youtube.com/shorts/jmXnoeCSrcE?si=gmHHszD20CkdrzbPSoru baslikta.
youtube.com

Soru baslikta.
+1
die fetten jahre sind vorbei
(19.12.25)
Yok valla çok abartı
-3
arbre
(19.12.25)
nein. kültür meselesi.
0
gurur
(19.12.25)
evet. japonya'da tokyo haric tercihen kücük bir sehirde 3-4 yil yasamak isterdim. daha uzun degil ama gidip kültürü tanimak, gezmek, ögrenmek baya ilginc olurdu.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.12.25)
ben özeniyorum. kitap gibi ülke.
+1
error522
(20.12.25)
Ben konuya farklı bir açıdan yaklaşacağım. Japonya'nın politikası işsizliği mümkün olduğunca azaltmak üzerine. Japon hükümeti "100 milyon çalışan el ele." gibi mottolar yumurtluyor. Herkes çalışacak, genç de emekli de, seksenlik nine de. Bu insanlara iş yaratmak lazım. Orada kaç görevli sadece o iş için bekliyor görüyorsunuz. Bizdeki gibi 2-3 kişinin işini tek kişi yapmıyor. Hizmet sektöründe her yaştan çalışan insan var. Amaç insana değer değil aslında. İnsana değer hizmet sektöründe bu kadar kişiyi yığmanın/çalıştırmanın sonucu.
0
gnosis
(20.12.25)
@Gmosis; aslında bir anlamda da insana değer veriliyor. Bu insanları işsizliğe terkedip inzivaya çekilmekten kurtarıyor, yaş kaç olursa olsun sosyal hayata katıp üretime dahil ediyor, gibi gözlemledim.

Ayrıca yaşlıların da iş hayatına sosyalliğe dahil edilmesi kültürel devamlılığı da sağlıyor. Bence çok değerli bir durum bu.
0
love and trust
(20.12.25)
@love and trust Öyle de düşünülebilir. Bizim şikayet ettiğimiz emekli maaşının yetmemesi durumu onlarda da var. Çalışmak zorundalar. En azından çalışacak iş bulabiliyorlar. Emekli olayım, maaşımla geçinip biraz da gezeyim hayali olanlar için kötü, ben ölene kadar çalışmak istiyorum diyenler için ideal bir yer.
0
gnosis
(20.12.25)
Toyota
0
baldan kaymak
(20.12.25)
bizde olsa o şoför önce o 5 tane görevliyi döver, sonra hepsini kasaya koyar ve basar giderdi. bu arada herkes yoluna devam eder ve kimse ezilmezdi.

biz türk milletiyiz, bizim işimiz entropi, kaos ve kısa yoldan geçer. bu tip yerler beni şahsen bozar, ayak uyduramam.
0
galahad reloaded
(20.12.25)
(8)

Bir kedi için olmazsa olmaz neler var? Temel ve genel ihtiyaclar

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, sahiplendigim kedinin htiyaç listesini oluştuyorum almak için. Bir kedinin olmazsa olmazları nelerdir?Evde kedin varsa mutlaka sunlarda olmalı o evde dediginiz şeyler.Hem kedinin temel ihtiyacı hemde genel olarak. TesekkurlerVar olanlarAstronot sirt çantasıTaşıma boxuTırmalama tahtası Tırn
Merhaba,

sahiplendigim kedinin htiyaç listesini oluştuyorum almak için. Bir kedinin olmazsa olmazları nelerdir?
Evde kedin varsa mutlaka sunlarda olmalı o evde dediginiz şeyler.

Hem kedinin temel ihtiyacı hemde genel olarak.

Tesekkurler

Var olanlar
Astronot sirt çantası
Taşıma boxu
Tırmalama tahtası
Tırnak makasi
Bir kaç oyuncak toplar, hacı yatmaz, üç katli toplu oyuncağı, faresi vs.
Mama ve su kapları
Açık ve kapalı tuvaleti
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(19.12.25)
Su, mama, kum, oyun ve sevgi dışındaki her şey ekstra bence

Sizde mevcut olanlara ek bir şeye gerek yok bana kalırsa
+2
hakmut
(19.12.25)
Astronot çanta almamanızı öneririm. Kediler içinde rahat nefes alamıyorlar. Sıcak havalarda çanta sera etkisi yapıyor. Standart box ya da fileli çanta uygun olur. Eşyalara tarak ve tüyler için malt ekleyebilirsiniz. Hakmut’un dedikleri ile beraber yeterli olur.
+1
boyalı kuş
(19.12.25)
uzaktan erişip izleyebileceğiniz tuvalat ve yemek alanlarını gören güvenlik kamerası,
acil bir durumda evde kalırsa aklınız evde kalmaz bazende sağlık sorunlarında veteriner en son ne zaman kaka yaptı gibi sorular solarabilir hazır cevabınız olur.
+1
Sir Anthony Hopkins
(19.12.25)
@boyalı kuş, astronot çantadan ben memnun kaldım aslında. Soğuk havalarda soğuktan koruyor. Kedim su an ameliyatlı veterinere götürüp getirirken soğuktan korumak adına ıyi oldu. Arkasi açılıp fileli buyuk bir canta oluyor bendeki model. Box'um biraz büyük boy onunla taşımak zor oluyordu ve de çok soğuk alıyor aralıklarından.

Kedim bes aylik, mallt için veterinerim erken baslamissin bir yaşından önce gerek yok dedi.

@ Sir anthony, su an için evde yalnız kalmıyor pek. Belki ilerleyen zamanlarda düşünebilirim. Teşekkürler
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(19.12.25)
astronot cantayi önermem. kapagi saglam kapanan bir tasima cantasi yeterli.

mama ve su kaplari tercihen celik, cam ya da porselen olsun. plastikler kedi aknesi yapar ve antibiyotik kullanimi gerektirir, sonra da ömür boyu tekrarlama riski olur.

yaramaz bir kediyse cift yönlü ses alan kameralar iyi olur.

tuvaleti kapali kullaniyoruz, tozutmayan kum secimi önemli. solumamalari lazim o kumun tozunu.

tarak, malt macunu, seviyorsa matatabi ve kedi cimli yastik iyi olur.

pahali kedi yastiklarina falan yatirim yapmadan önce neyi sevdigini bulun. bazisi sahiden bos bir karton kutu icinde günlerce uyurken binlerce lira verdiginiz yataklarinin yüzüne bakmiyorlar. alirsaniz, iade opsiyonu ile alin :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.12.25)
yazılanlar çok güzel , küçük bir ek yapmak istedim .
Vet Expert Arthrovet Complex (Small Breed)
bende yaşlı 3 adet scottish fold kedi var haftada 2 defa çay tabağına sıkıyorum severek yalayıp yutuyorlar .
veterinerim küçük ırk hayvanlar için etkili bir destekleyici olarak önermişti .
0
devilone
(19.12.25)
@konusma, Mama ve su kaplarını porselen olarak değiştirdim öncesinde plastik olanlardan kullanıyordum.

Hem kapalı hem açık kedi tuvaleti var. Kapali olanı kullanıyordum ama su an yakalık kullandığı için açık tuvaletini kullanıyoruz.

Alışveris listemde tarak, matatabi ve catnipli oyuncaklar var.
Malt olarak gimcat'in maltini almistim.

Kedim benimle birlikte başucumda yatıyor, özel bir yatak alır miyum bilmiyorum ama peteklere asılan yataklardan almayı düşünüyorum kendisine. Benim kedimde karton delisi içine girmeyi seviyor 😊


@devilone cok teşekkür ederim, bakacağım ona😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(19.12.25)
amzn.eu
Kendi konforunuz için alabilirsiniz.

Diş sağlığı için diş fırçası ve macunu. Küçükken alıştırabiliyorsanız ne ala.
0
beetlejuice
(20.12.25)
(4)

Dünya kadar kendi cinsi varken farklı davranan hayvanlar

smokee
https://x.com/voiceofworldco/status/2001408914655494258Sizce bunun psikolojik açıklaması nedir,yani o kdr kendi cinsi arasında insana saldırması tecavüz etmeye kalkışması
x.com

Sizce bunun psikolojik açıklaması nedir,yani o kdr kendi cinsi arasında insana saldırması tecavüz etmeye kalkışması
0
smokee
(18.12.25)
Verilen kimyasalların (vitamin, yem, antibiyotik, ilaç, vs) etkili olabileceğini düşünüyorum, içlerine farklı malzemeler zerk edildiyse deney yapmak adına, bunlar gelişebilir. Neden olmasın?

Ayrıca frekanslarla hayvanların yönetildiğini, uzaktan kumanda edilebildiğini şahsen düşünüyorum, özellikle çiplilerse.
-11
muhayyer divan
(18.12.25)
Hayvanların bir nevi sevgi gösterisidir bu. Köpeklerin sahibine kerkinmesi olayı da vardır. Google'a yazarsanız bol miktarda video bulursunuz. Onların düşünme sistemi farklı. Sizin gibi düşünmesini beklemeyin.

Ayrıca çip konusuna çok güldüm. Allah da espiriyi yapanı güldürsün :D
+3
Mirket
(19.12.25)
aklima bu geldi: www.instagram.com
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.12.25)
adam bahtsiz bedevi olabilir, acidim ya hahah
0
cooperr
(19.12.25)
(25)

Yılbaşı ağacı süslemek

alice in potatoland
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız? Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız?
Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
0
alice in potatoland
(18.12.25)
çocukluğum 90'ların sonu ile 2000'lerin başı arası, yılbaşı ağacımız vardı her sene süslerdik.
0
elektr10
(18.12.25)
Çocukluğumda süslerdik. 1995ten beri ailem hala süsler.

Hala da süslüyorum bu sefer kendi evimde eşim ile beraber.
0
drako
(18.12.25)
kendimi bildim bileli hep kurulur, ev kırmızı aksesuarlarla süslenir, bahçe ışıklandırılır. hatta çocukken 24u gecesi salona kurabiye ve süt de bırakırdım. anneannemler ve teyzemlerde de ağaç kurulur. ailemde süslenmeyen ev bilmiyorum.
0
eileengray
(18.12.25)
kendimi bildim bileli. annemler cocukluklarinda süslerlermis. annem ve babam 80'lerin sonunda evlenmisler, cocuklari olmadan da süslüyorlarmis. ben ilk cocugum ve 2 aylik bebeklik halimin yilbasi agacinin altinda fotograflari var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
91liyim, hiç öyle ağaç filan süslemezdik. ama kuruyemiş ve meyve alıp yerdik. hatta dayımlara da giderdik ki dayım imamdır. sonraları siyasal islamın bizim oraları da vurması sebebiyle yılbaşında o güne özel alışveriş yapmak bile haram kılındı :D

eşimin dedesi ise gerçek çam söküp süsletiyormuş evde. bunu duyduğumda çok şaşırdım aslında.
0
elorelia
(18.12.25)
80'lerde suslerdik. Hatta babam eve cam agaci getirirdi, biz de pamuklari kesip kar gibi dizerdik agacin dallarina.
0
sertac akin
(18.12.25)
90lar çocuğuyum, biz de süslerdik. Hatta camlara yapay karla bişiler çizmeme annem ancak benim temizlemem şartıyla izin verirdi, temizlerken çok zor gelir bir daha yapmıycam derdim kendi kendime. Sünnetimde hediye gelen bir ladin vardı(kim niye sünnet hediyesi ladin alır hiçbir fikrim yok), onu süslerdik hep.
Sonra çok büyüyünce dışarı diktik, bir daha eve yapay çam almadık. Lise zamanlarıma denk gelir zaten, sonra evde olmazdım genelde süs işlerini bıraktık.

Kendi evimde yaşadığımdan beri hiç süslemiyorum bir tarafı, çocukluk hevesiydi.
0
Bruce
(18.12.25)
90larda çocuktum. Yılbaşı kutlardık o güne özel etkinlikler yemekler olurdu ama hiç ağaç süslemezdik.

Şu an evimde var ağaç ama benim için bir anlam ifade etmiyor. Denk geldi diye aldık süsledik özel bir anlamı yok.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.25)
Eksiduyuru'nun tek koylusu benim sanirim. Cocuklugum 90'lara denk geliyordu. Etrafta agac satildigini gordugumu bile hatirlamiyorum. Herhangi bir susleme yapilmazdi, geri sayim kutlama falan da yoktu. 31 Aralik gecesi TV'de ilginc seyler oldugundan ailecek oturup izliyorduk diye hatirliyorum. Yatirmadilarsa havai fisek falan var mi diye bakiyorduk sanki, ama o da oyle cok yoktu. Sehir Istanbul bu arada. Tabii bir de ertesi sabah gene TV'de cizgi filmlerin yilbasi ozel bolumleri oluyordu, onlara bakardik.

25-26 Aralik tarihlerinin dunyada herhangi bir oneme sahip oldugunu bile bilmiyordum. Cok sonralari ogrendim.
0
mbond
(18.12.25)
İkinci köylü benim sanırım 90 larda çocuktum son 2-3 senedir ağaç vs işleri var o da çocuğa hediye eğlence olsun diye
0
basond
(18.12.25)
agaca yazik la, niye kesip eve aliyorsunuz. mantigi ne ola ki?
0
banach
(18.12.25)
90lar çocuğuyum. Bizimkiler ağaç süslerlerdi ama ne zaman başladılar hatırlamıyorum. Ben tek başımayım bana anlamsız geliyor. Ailem bu seneye kadar yapıyordu ama kardeşim uğraştığı için. Şimdi o evlendi kendi evinde yapar ama ailem üşenir diye düşünüyorum. Annem gel bizim eve kur diyordu en son kardeşime :)

Büdüt: Plastik ağaç.
0
peki madem
(18.12.25)
84 doğumluyum, kendimi bildim bileli tüm ailede ağaç ve süs bulunur. Aralık başı açılır, üşenmeye bağlı olarak Ocak sonra - Mayıs aralığında kaldırılır. Hatta hediyeler altına konulur-du. Şimdi ben devam ettiriyorum :)
0
charbiel
(18.12.25)
Dedelerim “sarsol” kutlarmış. (bkz: sersal) Tabii ağaç, santa, çorap, kazak, hediye paketleri vs. yok. Tamamen farklı adetler. Hatta takvim de farklı. Ocak ortası/sonu gibi. Zemheri’nin 20’sinde de yüzük oyunu oynarlarmış mesela. Toplanıp kömbe yenirmiş.

Ailemde 31 aralık ve 1 ocak standart günlerden her anlamda farksızdı hep. Ben küçükken hiç yılbaşı kutlanmadı. Bizim evde de kutlanmıyor. Çocuklarım da kutlamıyor. Kutladığımız farklı günler ve zamanlar var. Yılbaşı bunlar arasında değil. Haliyle, ağaç süslemek bizim için yeni de değil, eski de değil.

Eşimin ailesi süslermiş ağaç. 80’ler başından 90’lara dek. Şu an süslemiyorlar. Yılbaşını özel olarak kutluyorlar mı artık, bilmiyorum. Yılın o diliminde hiç bir araya gelmedik.

Edit: Dünürler ağaç süslemiyorlarmış. Şapka, çerez, tombala, dilli düdük falan varmış…
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
annem kendimi bildim bileli süsler.
34 yaşındayım.
0
rain when i die
(18.12.25)
90'larda cocuktum. gorece varlikli bir ailem var. hic suslemedik, fakat yilbasini disarida geciriyorsak gittigimiz yerlerde (restoran, eglence merkezi vs.) olurdu.
0
Sour
(18.12.25)
doğduğum günden beri kurardık. çocukken hatta kapının önüne hediye bırakıp noel baba hediye getirdi de derlerdi. not: 89 doğumluyum
0
tchuck
(18.12.25)
Vay arkadaş. Hep zenginler mi yazmış soruya. Fakirler olarak gizlendik sanırım :D çok fakirdik böyle şeyler yapamıyorduk ne yazık ki :D mandalina falan yiyorduk. Tvde eğlence programlarına bakardık
0
glamdr1ng
(18.12.25)
1982 doğumluyum, yılbaşı ağacı diye bir kavramı hep biliyordum ve bizim evde asla yapılmadı bu. Epey dindar ve muhafazakar bir ailede büyüdüm, 80'lerde 90'larda çok katı bir dindar olan anneannemin etkisiyle bu uygulamanın hıristiyan uygulaması olmasından ve onlara benzememe düşüncesinden dolayı buna asla yanaşılmadı, bizde de hiç merak olmadı.

Sanırım bizde merak oluşmamasının bir sebebi de ailecek görüştüğümüz diğer ailelerde de bu uygulamanın hiç olmamasıydı. Televizyonda görmek bizi etkilemiyordu yani.
-1
muhayyer divan
(19.12.25)
91liyim, ben de kendimi bildim bileli suslerdik, ben ailenin en kucugum, benden once de suslenirmis. genis ailede de olurdu, halamlarda amcamlarda filan, bayaa normal bi durumdu.

biz ama noel’e dikkat ederdik, o yuzden agac 26 aralikta kurulur (katolik noeli sonrasi) ve 5 ocakta kaldirilirdi (ortodoks noeli oncesi). yasadigimiz yerde bu noelleri kutlayan gruplar vardi, biz de muslumanligimiza zeval gelmesin diye bu gunleri atlama ozen gosterirdik.
0
taurina
(19.12.25)
Çocukluğum doksanlar.
Ailede ağaç süsleme geleneği yoktu, bu merak bir bende var büyük ihtimalle bayıldığım Noel temalı filmlerde görüp özenmekle başladı.
Son dört beş yıldır düzenli olarak ağaç kurup süslerim.
0
mutekebbir
(19.12.25)
duyuru sosyal sinifina gore tam ortadan cat diye ikiye ayrilmis :) ben de ben 3 yasindan beri cam agaci susluyorum demek isterdim ama boyle bir gelenegimiz yoktu. 90'larda buyudum.
+2
antikadimag
(19.12.25)
90'larda süsleriyle birlikte plastik bir ağaç alınmıştı. İlkokuldaydım. Bir süre her 31 Aralık'ta çıktı ortaya. Sonra unutuldu gitti.
0
auroraaurora
(19.12.25)
90larda yilbasi agaci icin pedere az yalvarmadik.
en sonunda getirdi, 15cm civari bir cam agaci fidesi modeli bulmus, dalgaci mahmut.
mesaji aldik, bu konu da o sekilde kapanmis oldu.
0
cooperr
(19.12.25)
hiiç süslemezdik etrafımda da ağaç süsleyen filan olmadı. Kendi evime çıkınca da süslemedim, ben estetiğini sevmiyorum da, bilmiyorum. ama çocuğum istediği için bu yıl dünyanın bütün cıngıllı süsleri ışıkları vs olan bir ağacımız var
0
ansya
(19.12.25)
(5)

Sizce Ne Yapalım?

elektr10
Bir tane kedimiz var ama part-time olarak evimizde takılıyor (o da kapalı balkonda yatağında uyuyor, pek içeri sokmuyoruz. arada patisiyle tık tık yapınca içeriye de alıyoruz). Çok sevecen, sıcak kanlı bize bir kere bile tıslamışlığı, pençe atmışlığı yok. Temas bağımlısı bile diyebiliriz. Ama insan
Bir tane kedimiz var ama part-time olarak evimizde takılıyor (o da kapalı balkonda yatağında uyuyor, pek içeri sokmuyoruz. arada patisiyle tık tık yapınca içeriye de alıyoruz). Çok sevecen, sıcak kanlı bize bir kere bile tıslamışlığı, pençe atmışlığı yok. Temas bağımlısı bile diyebiliriz. Ama insan dışında kimseyi sevmiyor, diğer kedilerden nefret ediyor.

6-7 yaşında olduğunu tahmin ediyoruz. En son istanbul'da çok kötü bir yağmur yağmıştı seller olmuştu. yavruyken oradan kurtarılmış. alt komşumuz da onu kısırlaştırıp, aşılarını yaptırıp bahçeye saldı. yani çok güvenli bir ortamda takılıyor.

1 ay dışarda bırakmışlığımız bile var biz tatile gittiğimizde kendine bakabiliyor yani. hatta üst komşumuz da alt komşumuz da, yan komşumuz da kedi-köpek severler. asla aç kalmaz hiçbir kedi.

uzun lafın kısası şimdi bizim yurt dışına yerleşme gibi bir planımız var eşimle beraber. berlin ya da hamburg. bu kediyi yanımızda götürsek mi yoksa habitatını bozmayalım mı? yurt dışında bahçeli ev ya da dışarıdan içeriye bağlantısı kolay bir daire bulmak zor muhtemelen daire içinde yaşayacak. ama bu arkadaşım tuvalet eğitimi yok hep bahçede işini görüyor. tuvaleti geldiğinde söylüyor zaten hemen kapısını açıp dışarı çıkarıyoruz.

siz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında? daha ortada fol yok yumurta yok ama şimdiden süreçlerini düşünüyorum çünkü daha çip takılacak, aşıları olacak, pasaportu çıkarılacak, kan testleri yapılacak vs vs.
+1
elektr10
(18.12.25)
tuvalet egitimi vermek cok kolay.
bi dakkalik is.
yurtdisinda da, tasmaya alistirirsaniz, günde 10-15 dk sokakta gezdirebilirsiniz. Balkonunuz olursa kedi agi yaptirirsiniz, yazin balkonda güneslenir bol bol. yoksa evde takilir yani, dünyanin sonu degil. sicak, güvenli, karni tok sirti pek.
sahsen ben yanima alirdim. orada, su an farkinda degilsiniz ama size inanilmaz bir can yoldasi olacak.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
Benimki de öyleydi yavaş yavaş evden daha az çıkmaya başladı şimdi tam zamanlı ev kedisi. Balkonu çok seviyor ama yazın hep orada yatıyor. Tuvalet olarak işini birkaç kere evde gördü ben de tuvalet alıp onun işini gördüğü yere koydum o zamandan beri tuvaleti kullanıyor hiç eğitim vermeme gerek kalmadı. Benimki tahminen 8 yaşında, bana gelmeye başladığında 3 yaşlarındaydı herhalde. Şimdi düşündüm de onsuz ne yapardım bilmiyorum. Halim nice olurdu :)
+4
peki madem
(18.12.25)
Muhtemelen yıllar geçtikçe ev ortamına daha ihtiyaç duyacak, yaşlanacak ve yavaşlayacak çünkü. Ben olsam alırdım heralde. Bu soruyu sorduğunuza göre bir bağınız olmuş, almazsanız aklınız kalır
+1
love and trust
(18.12.25)
Bence rahatını bozma hiç.
-2
antihero
(18.12.25)
ben olsam alirdim yanima.biraksam uzulurum biliyorum kendimi
+1
nibba
(19.12.25)
(17)

Ünlüler neden uyuşturucudan içeri alınıyor?

bobinhoo
Gündemi takip edemedim, uyuşturucu kullanmak suç mu ki? Yoksa içeri alınanlar satıcı falan mı?
Gündemi takip edemedim, uyuşturucu kullanmak suç mu ki? Yoksa içeri alınanlar satıcı falan mı?
-2
bobinhoo
(18.12.25)
Olay bence medyadaki Akp-MHP kavgası, içten içe cadı avı yapılıyor, yoksa kimsenin umrunda değildi bu zamana kadar devlet bilmiyor mu ülkedeki uyuşturucu trafiğinin boyutunu.
+5
olaylar olaylar
(18.12.25)
İnsanların sokaklarda fentanil kullanıp öldüğü ABD'de bile ot taşımak suç.
-12
arbre
(18.12.25)
Asıl gündemi takip edemeyelim diye mi acaba?
+8
Mirket
(18.12.25)
Oha.
uyusturucu kullanmak suc evet. Temin etmek de suc kaninda yani cikmadi ama ustunde var. Baskasiyla paylasmak da suc. Satmak kismini anlamisiz sanirim o da suc.
Bunlarin hepsi suc. Cezalari vs. farkli.
-3
wallcan
(18.12.25)
akpnin devamlı yaptığı gündem değiştirme-gizleme hareketleri. ikinci ihanet süreci, imralı tutanakları, suriye meselesi liste uzun gizlenecek çok konu var.
+6
my fault
(18.12.25)
Medya operasyonları, futbolda bahis , ünlülere uyuşturucu..
Kısa sürede bu konuların ardı ardına birbirini takip etmesi tesadüf olmaz.
Bence de artarak devamı gelmeli bu operasyonların. Satıcı ve kullanıcılarla sınırlı olan bir şey değil .
Hak eden cezasını da çeksin .
Toplumun karşısına sanatıyla çıkan , toplumun takip ettiği, beğendiği her şey
" tertemiz " olmalı .

Özellikle gençleri ve nesli bozan uyuşturucu işinin içinde olan kâr sağlayan herkes mecliste bir yasa düzenlemesiyle vatandaşlıktan çıkarılıp yurt dışına gönderilmeliler.
Batı'da belirli yerler bu konuda daha özgür.Oraya gitsinler(!)
Uyuşturucu, basit bir mesele/suç değil. Ailelerin dağılması ve cinayetleri de hemen arkasından getiren bir şey.
Güney Amerika örneği ortada.

Bu arada Trump bu konuda çalışıyor :
tr.euronews.com
-7
diyecevaplandı
(18.12.25)
amacı gerçekten uyuşturucuyla savaşmak, kullanan/satan herkese cezasını vermekse eyvallah diyeceğim de bunun gündem değiştirme gibi koktuğunu düşünmekle birlikte, sanat dünyasına da ufaktan gözdağı verildiğini düşünüyorum.

yani politikalarımıza karşı sesinizi çıkarmaya kalkmayın yoksa böyle böyle olur gibi. ki sanat camiasında yüzdesi büyüktür kullananların. kullanmayanlarda bile bir korku havası eser şu durumda bence.
+2
Improbable
(18.12.25)
bunlarin yaptigi hicbir sey halkin yararina degildir.
ketenpere dalavere piyasasinda henüz isler cok, pasta dilimlenmemisken herkesi rahat biraktilar. ati alana üsküdar'i gecirttiler. herkes iyice semirdi. simdi pastanin dilimleri kücüldükce güc savaslari basladi. eger ünlülere operasyon cekiliyorsa onlardan bosalan yerleri kendileri alacaklari icindir. bu esnada gündem de degisiyor. bundan güzel bir sey olabilir mi?
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
bu bir uyuşturucu savaşı kesinlikle değil.
tonlarca uyuşturucu tüketiliyor ülkede. sadece yakalanan met'ler ve diğer sentetik uyuşturucular tonlarla ifade ediliyor. yakalanmadan piyasada dolaşanlar ne kadardır kim bilir.

keza akp'li kesimde pudra şekeri oldukça yaygın. venezuela'dan peynir ve maske getiren erkam yıldırım'ın ismi sürekli zikrediliyor. kendi çapında kullananları günlerce anons etmek kolay da, erkam yıldırım'dan mehmet ağar ve mahdumlarından ve daha çeşmenin başındaki büyükbaşlara dokunmadıkça bu operasyonlar hiç bir olumlu anlama sahip değil.

laf olsun torba dolsun.

ya da ola ki çok değerli sanatçılarımızdan birileri bir cesaret "hay skym yapacağınız işe, millet aç, az yiyin millete ihanet ettiğiniz yeter" diyecek olursa demesin diye baştan bir ip çekme.
0
biseysorcaktim
(18.12.25)
Magazin dünyası ile IBB hukuksuzluğunu normalleştiriyorlar, unutturuyorlar
fetö borsasından sonra yargının bu borsaları normalleşti. Ünlüleri alıp 3-5m vereni bırakacaklar.
0
croswell
(18.12.25)
Kullanmak suç ama yatarı yok. O nedenle temin etmek, örgüt kurmak gibi yatarı olan suçlamalarla içerdeler.
-1
peki madem
(18.12.25)
Benim iceriden bir bilgim yok ama kendi yorumladigimi soyleyeyim.

Bence şöyle oldu, devlet mafyayı bitirdi ama kendisi mafya oldu. Buyuk ihalelerden falan deli haraç alıyor. Paralar da yurt disina gidiyor artik o tarafta abd mi yonetiyor kim bilmiyorum ama fena halde halkın parası soyuluyor.

Sonra bana sorarsaniz belki kaybedeceklerini anladiklarindan, belki de arsızlıklarından, yonetmenleri, ünlüleri üfürükten sebeplerle içeri almaya başladılar.

Diyorlar ki sizi cikaririz ama su kadar milyon tl vereceksin yoksa cikamazsin.

Veren cikiyor veremeyen cikamiyor. Yani artik unlulerden harac kestiklerini dusunuyorum. Yoksa bu kadar yok gezi parki, yok diploma, yok cumhurbaskanina tehdit, yok efendim uyusturucu... tum tuslara basmazlardi.

Istediklerini yaptirma yani baskilama + gundem degistirme de isin cokomeli olabilir.
+2
ananiyimioguz
(18.12.25)
Latin Amerikalılardan sonra en büyük baronlar bizde. Avrupa'ya kadar gelip burada ticaret yapabiliyorlar ve tonlarla eroinle yakalananlar Avrupa'da bile serbest. O zaman bunun satışı yasal mı oluyor? Bizler uyuşturucu kullanan biriyle whatsaptan konuşsak, başımız derde girer.
0
Kahvedesu
(18.12.25)
Millete sattığın zehir senin çocuklarına gelmeyecek mi sandın?

Haberlerde her yerde görüyoruz zaten bmw direksiyonlarinda pudra şekeri çeken a.. çocuklarını..

Mehmet akif Ersoy, rumeysa Sümeyye vs hepsi kendi çocukları aslında.

Kendi kendilerini bitiriyorlar içlerindeki Savaşla. Ülkeyi de yokusa enkaza sokarak zehirleyerek kutuplasirarak bölerek..
0
makbur
(18.12.25)
yazılmış ama ben de yazayım akapenin halkın yararına bu tarz bir operasyon yapması imkansız bu decallerin tek derdi kendi çıkarları olduğu için amaç kayyumlar, belediye operasyonları enflasyon gibi daha büyük gündemleri gölgelemek.

Mesela şehzadeler belediyesi için aday çıkarmayacaklarmış. bayrampaşada yaptıklarından sonra böyle ponçik düşüncede olmaları şaşırtıyor dimi? çünkü hesap başka. Akepe-mhp toplamı belediye meclisindeki koltuk sayısının yarısı anca yapıyor. Yani çıkartsalar da kaybedecekler. işte böyle ölüye saygılıyız imajından bile çıkar hesabı yapan iğrenç bir güruh bunlar.
+1
Kediyi üzdün
(19.12.25)
burada güzel bir video var.
www.youtube.com
0
biseysorcaktim
(23.12.25)
gündem değiştirme geyikleri de bitmiyor 20 yıldır aynı terane. sanki gündem değişmeyince bir sik olduğu var.
0
Efoody
(23.12.25)
(14)

2026 senesinde 1 milyon suriyeli ülkesine dönecek bilgisi doğru mu sizce?

messina123
kiralar ciddi şekilde düşmez mi bu gerçekleşirse?
kiralar ciddi şekilde düşmez mi bu gerçekleşirse?
0
messina123
(18.12.25)
türkiye'de kiralar düşmez ya. kayıt dışı suriyeliler kaç milyondur acaba zaten.
0
elorelia
(18.12.25)
1) Bu kadar kişi evlerde ikamet etmiyor dükkanda yaşayan 20-30 kişilik gruplar var.
2) Evlerde ikamet eden ailelerinde ortalama 6 kişi olduğunu da var sayarsak yine ortalama 200 bin ev olduğunu varsayalım.
3) 1 milyonun da kesin dönüş yapacağı garanti değil. Bir çoğu halinden memnundur.

Böyle bir şey gerçekleşirse ki pek zannetmiyorum ama 100 bin evde hareket olabilir, o da çok fazla piyasayı etkilemez diye düşünüyorum.
0
c0sh_kun
(18.12.25)
kira dusmez, artis yavaslar. suriyeliler konusundaysa sunu diyebilirim depo olarak kiraya verdigimiz yerde 30 suriyelinin kaldigini polisin basmasiyla ogrendik :)
-1
gule gule
(18.12.25)
Savaşmadan denize kıyısı olan, dayalı döşeli ülke işgal etmişler. neden dönsünler?

İzmir'de muhtar adayı çıkarsalar seçim kazanacakları mahalleler var. bak Mersin, G.antep demiyorum. İZMİR diyorum.

Kadıköy'de, Bebek'te, Bostanlıda, Alsancak'ta yaşayanlar durumun farkında değiller.

Nüfusları 20 milyondan fazla
0
HellKeePer
(18.12.25)
niye dönsün hepsi vatandaşlık aldı. çocuğu burada okuyor, bedava sağlık hizmeti alıyor.
ancak avrupaya, daha iyi bir ülkeye geçiş fırsatı olursa gider.
0
orpheus
(18.12.25)
kiraya verilmeyen gırla ev var.
yüzde 25 olayından sonra kimisi tövbe etti vermem kiraya diye, öyle boş tutuyor "fırsat çıkarsa satarım, kiracılı ev zor satılıyor" diyor.

neden geri dönsün suriyeliler ben de merak ediyorum.
hayatından memnun olmayanlar zaten döndü gitti.
5-6 yıldır burada olanlar iyi kötü bir düzen kurdular burada.
gidenler muhakkak olacaktır ama kira fiyatlarına etki edecek kadar yoğun gideceklerini düşünmüyorum.

kira fiyatlarının düşmesi için sebep yok.
belki artış azalır sadece. şimdi maaşının yarısı kira ise 3te biri kira olur en iyi ihtimalle.
+2
biseysorcaktim
(18.12.25)
Gitmeyecekler.
+1
parka
(18.12.25)
Şu anda konut arzı sorunu yok. Stok fazla. Kiralar da yüksek değil. Tek sorun ücretli çalışan kesimin gelirinin düşük olması.

Konut yapıp kiraları düşürme söylemi niye? Çünkü hazinede inanılmaz para toplanıyor. Bunu iç etmenin üç yolundan birisi de inşaat işleri.

Suriyeliler de buraya getirilirken verilen sözler tutulursa giderler ya da gönderilirler. Çünkü kendiliğinden gelmediler. Biz komuta ettik.
0
hebanon
(18.12.25)
@hebanon
Stok fazlası olduğunun kaynağı var mı?
0
parka
(18.12.25)
bedava egitim, bedava saglik hizmeti aliyorlar. coguna kendi dandik pasaportlarindan daha iyi pasaport verildi yasal olmamasina ragmen. hemen hepsi sosyal yardimin damina koyuyor. dönüp ne yapacaklar? daha iyi firsat gelmedikce bunlari türkiye'den mümkün degil istekleriyle gönderemezsiniz.
hatay depremi olmusken, tas üstünde tas kalmamisken surinin tekine mikrofon uzatmislardi. kadin diyordu ki: "simdilik hatay güvenli degil, suriye'ye gidiyorum ama geri gelicem. suriye'ye temelli gitmektense ölmeyi tercih ederim. türkiye'den sadece avrupa'ya giderim" :D
ayrica su an istanbul'da ihtiyacin üstünde konut var zaten. konut sorununun sebebi bunlarin türkiye'de olmasi degil ki. anti-akpli kesimin cok dar alanlara sikistirilmis olmasi. bunlarin oturdugu yerde sen zaten oturmak istemezsin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
donecegine inanmiyorum. donmeleri icin danimarka gibi para vermek gerekiyor. 10-15 bin euro para veriyorlardi hatirladigim kadariyla. bunu turk siyasetcilerden iki kisi dillendirdi. biri ali babacan, digeri de cem uzan. umit ozdag da zorla gondermek istiyor. yani bir zorlama veya tesvik olmadan kendi hallerine birakilirlarsa donmezler diye dusunuyorum.
+1
Sour
(18.12.25)
Dönmeleri için bir sebep yok. Suriye sittin sene iflah olacak bir durumda değil. İkincisi Suriyeli istilası başladığında doğan Suriyeliler yetişkin oldu. Türkiye'nin en bitik hali Suriye'nin halinden kat be kat iyidir. 1 milyon Suriyelinin gitmesi gerçekleşse bile çok bir anlam ifade etmez, o 1 milyon gidene kadar içer dekiler 3 milyon olur. Suriyelilerin kitleler halinde gelişi başlangıç noktası alınsa, o tarihten bugüne onların nüfus artış hızı ile bizim halkımızın nüfus artış hızı arasında uçurum vardır. Hiç yoksa kurulu düzenimiz var yeğenim yoksa Suriye cennat cennat klişesine döner bu işin sonu. Zaten çok uzak olmayan bir gelecekte siyasiler de medya da Suriye kökenli vatandaş kimliğini yok sayamayız türküleri çağırılır. Siyasi parti de kurarlar, Suriye kökenli örnek vatandaşlarımızın haberleri de pompalanır. Gelecekte ekşi hala var olursa, Suriyeli oyları olmadan seçimi kazanmanın imkansız olması gerçeği türünden başlıkları şimdiden görür gibiyim:) zaten siyasiler belli bir seçmen yoğunluğunu görünce sağcısı, solcusu, islamcısı oy için her şeyi yaparlar.
0
wilhelmwasmuss
(18.12.25)
Geri dönmez onlar. Millet sanıyor sadece Suriyeli var.. Antalya Rus dolu, İzmir İranlı dolu.
0
runaway
(18.12.25)
Net bilgi dönmeyecekler
0
basond
(18.12.25)
(13)

Sizde garip bir yeri olan kitap

a perfect lie
Hangisi? Niye? ve nasıl? Bu kitabın çok iyi bir eser olması gerekmiyor. Defalarca okumuş olmanız gerekmiyor. Hatta okumuş olmanız da gerekmiyor. Niteliği ya da etkileyiciliğinden çok hayatınızda tuhaf bir yer etmiş olması önemli. Kitap her karşınıza çıktığında aklınıza bir şeyin gelmesi, karşınıza ç
Hangisi? Niye? ve nasıl?

Bu kitabın çok iyi bir eser olması gerekmiyor. Defalarca okumuş olmanız gerekmiyor. Hatta okumuş olmanız da gerekmiyor.

Niteliği ya da etkileyiciliğinden çok hayatınızda tuhaf bir yer etmiş olması önemli. Kitap her karşınıza çıktığında aklınıza bir şeyin gelmesi, karşınıza çıkmasa bile ara ara bi sebepten aklınıza gelmesi vesaire. Var mı böyle bir kitap?

Ve paylaşmak isterseniz bu yer edişin hikayesini de anlatabilirsiniz.
0
a perfect lie
(17.12.25)
Charlotte Brontë- Jane Eyre
Herman Melville- Katip Bartleby (herhalde şimdiye kadar 50 kopyasını hediye etmişimdir)
0
Amaranta ursula
(17.12.25)
kitap her seferinde karsima cikmaz, hatta sadece bir defa okudum ama bazi durumlarda aklima gelir.
victoria redel - oglum
kitaptaki bazi sahneler aklimda asiri yer etti. nedenini bilmiyorum.

cocuk kalbi - edmondo de amicis
okudugum ilk kitap. kitabi hic hatirlamiyorum ama kitabin biraktigi hissi hatirliyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
Martin Eden. Beni ben yapan şeylerden biri oldu.
Sait Faik'in ilk öyküleri.
0
black holes in the sky
(17.12.25)
Yazar var, Robert Walser. Deli zaten.
Fiyodor reizin Beyaz Gecesi, Anton Bey'in Paltosu ve Onur dö Balzak'ın Peder Goryo'su. Bu sonuncusunu niye hep ayrı tutuyorum hiç anlamadım.
0
klassno
(17.12.25)
Sylvia Plath - The Bell Jar


O kadar gerçek ki.. her cümlesi sanki ben yazsam böyle yazarmışım gibi.. ayrıca sağ kolumda bir The Bell Jar dövmem var:)
-1
suicides underground
(18.12.25)
Tatar çölü, elimde olsa herkese okuturdum.

Genç Werther'in Acıları, lisede kötü bir çeviriden bir kere okudum, şu an başucumda, ne zaman okuyabilirim tekrar bilmiyorum ama orda durması beni rahatlatıyor.

Bir de herhalde Yıldız Gezgini, çok seneler önce ekşi sözlükte bir yazar önermişti, Jack London'la yeni tanışıyordum, baskısı yoktu bulamamıştım, sonra iş bankası'ndan yine bir kere okudum. Jack London'ın tüm külliyatı da diyebilirim ama seçmem gerekse bu olurdu sanırım.
0
malwethiel
(18.12.25)
kafka, dönüşüm.
0
gobekliraki
(18.12.25)
Henri Charriere'den Kelebek. Pes etmemeyi lise yıllarında bu kitaptan öğrendim.

Sabahattin Ali'den Kuyucakli Yusuf. Nedense Yusuf'ta hep kendimi bulurdum.

Ha bir de Kurban Tuzağından Kurtulmak var. Hayatımı inanılmaz kolaylaştırdı. O üçgenin içine girmeden yaşamayı öğrendim.
+1
antihero
(18.12.25)
William Faulkner - Dilek Ağacı
0
peki madem
(18.12.25)
William Faulkner - Döşeğimde Ölürken

edebiyatın en kısa ve en etkili bölüm cümlesi vardı bu kitapta: My mother is a fish.

anneleri vefat eden bir aile, vasiyeti üzerine annelerini defnetmek için tabutu başka bir kasabaya taşıyorlar. ailenin her üyesi aklından geçenleri anlatıyor. ailenin en küçüğü 5-6 yaşındaki Vardaman'ın bölümünde sadece "annem balık" yazıyor.

kitabın havasından dolayı bu bölümü okuyunca şöyle bir donakalmıştım. hayatıma bir etkisi olmadı bu kitabın ama iki kelimelik cümle aklımdan çıkmadı hiç.
0
efreet sultan
(18.12.25)
-edebiyattan clarice lispector, the passion according to g.h.
-güncel edebiyattan kaveh akbar, martyr! (belki bir iki yıla hatırlamam ama okuduğumdan beri miserere ilahisi aklımdan çıkmıyor).
-yıllar yıllar önce bakış açımı değiştiren 2 non-fiction kitap oldu: lorraine daston, objectivity; foucault, the order of things.
0
eileengray
(18.12.25)
Tatar Çölü.

Olmayanın olmasının beklenmesinin olmayışının olmayışı benim için kitap... Güzel öğretiydi.
0
charbiel
(18.12.25)
Henri Charriere'den Kelebek.
Okuma yaşım da, bende bıraktığı etki de @ antihero ile aynı.
0
Mirket
(18.12.25)
(19)

Kedi bakımına giriş diyelim

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhabalar,Dışarıda yaklasik bir aylikken hasta bir kedi bulup tedavisini yaptırmak için eve almıştım. Tedavisi hala devam ediyor. Dört aydır bende. Şimdi ameliyatını oldu ve gönlümüz rahat etmediği için sahiplenmeye karar verdik. Ay sonuna kadar cipini taktiracagim. Bu süreçte veteriner tedavileri
Merhabalar,

Dışarıda yaklasik bir aylikken hasta bir kedi bulup tedavisini yaptırmak için eve almıştım. Tedavisi hala devam ediyor. Dört aydır bende. Şimdi ameliyatını oldu ve gönlümüz rahat etmediği için sahiplenmeye karar verdik. Ay sonuna kadar cipini taktiracagim. Bu süreçte veteriner tedavileri devam ettiği için ekstra olarak veterinere gitmedik ve aşılarını vs. yaptırmadık. Sadece iç ve dış parazitlerini yaptirmistik.

Veterinerimiz yeni yıldan sonra aşılarına baslayabilecegimizi söyledi.

Aşıları dışında veterinere hangi zamanlarda götürüyorsunuz kedinizi?
Mesela bir kere denk geldim diş bakımı için getirmişti birisi. Böyle rutinleriniz var mı? 2 ayda bir götürürüm değerlerine batırırım, genel kontrolünü yaptırırım vs. gibi.

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(17.12.25)
12.5 yasinda bir tekirimiz var. 5 ayliktan beri bizimle. ilk kontroller, asilar, cipleme, kisirlastirma falan bitene kadar sik sik gidiyorsunuz ama daha sonra saglikli bir kediniz varsa senelik veteriner kontrolleri yetiyor.
kontrolde eger ekstra yapilmasi gereken bir islem olursa söylüyorlar. mesela her 3-4 yilda bir distasi temizligi yapiliyor bizimkine. kontrolde dislerine de bakiyorlar ve agiz temizligi icin vakit geldiyse söylüyorlar, birkac gün sonra distasi temizligi icin bir defa ekstra götürüyoruz.
gecen seneye kadar bir sorunu olmadi tombilimin. ilk defa gecen sene üc disi cekildi. bu esnada hemen distasi temizligini de yaptirttik ve iki tane et beni cikmisti, onlar alindi.
bu sene kanser sebebiyle bir gözünü kaybetti, bu dönemde daha sik götürmemiz gerekti tabii, kan testleri, röntgenler vs.
ama dedigim gibi, saglikli bir kediniz varsa senelik düzenli kontroller genclikte yetiyor.
biz ocak ayindan ocak ayina götürüyoruz. hic aksatmadik.

kediyi takip etmek de önemli. yanlis bir seyler oldugunu seziyorsaniz tabii ki alip götürürsünüz hemen. keyifsizlik, ishal, kanama, asiri kusma vs durumunda hic beklemem.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
bir tavsiye; özellikle kısırlaştıktan sonra ucuz mamaya kaçmayın hatta mümkünse rc, hills, proplan gibi mamalar verseiz iyi olur, çünkü kediniz özellikle sarmansa, (hatta diğerlerinde de oluyor) ucuz mamalardaki kalitesiz eklentiler, böbreklerini bozuo böbrek taşına, idrar yolları enfeksiyonuna sebep olabiliyor. güzel kediniz çişini yapamayınca sık sık miyavlıyor öyle olunca, serum takılıyor sonda bağlanıyor filan, yıllık pahalı mamadan daha pahalı bir veteriner süreci olabiliyor. inşallah sizde olmaz. bana böyle detaylı açıklansaydı mutlaka dikkat ederdim. ben etmedim biraz sıkıntılı 1,2 ay geçirmiştik.

ödül maması pek vermeyin. bir yerde okumuştum. birisi kedisine neredeyse hiç yaşmama ve ödül maması vermemiş, 17-18 yıl sağlıklı bir şekilde yaşamış kedicik. bunlar pek masum değiller.

otomatik su kabı çok ama çok tavsiye ederim (tamamen metal olanlardan) hiç ses yapmıyor ve koku da yapmıyor.
0
love and trust
(17.12.25)
@love and trust, yas mama, kuru mamadan bin kat daha saglikli.
türkiye'de veterinerler kendilerine is ciksin diye kuru mama önerip duruyorlar. kedi dedigin hayvan ihtiyactan az su icen canli cünkü avlandiginda avini kaniyla falan yiyor. evde avlanamayan hayvan, evrimsel olarak az su icmeye adapte oldugundan kuru mama yemekten 6-7 yasinda böbrekleri eline aliyor. annemlerin bu subat ayindan bu yana kedi sahiplenme sürecinde koca kadiköy'de ahlakli bir veterinere denk gelmemeleriyle gördüm ki türkiye'de bu is tamamen hayvanin iyiligi yerine maddiyata dökülmüs. bir örnek olarak bakin: www.eksiduyuru.com
adama diyorum ki, böyle bir parazit ilaci var ben biliyorum. bana, hayir yok yanlis biliyorsun, diyor. ee sktr git, ben 12 senedir ne yaptiriyorum ya kendi kedime? ne yaziyor asi karnesinde, pasaportunda?
alip pasaportu gözüne soktum, parazit hapini da dönünce burada satin alip aileme postaladim.
kedimize sadece yas mama veriyoruz. yasadigim ülkede de veterinerler bütceniz uygunsa yas mamayi sonuna kadar destekliyorlar. yas mama pahalidir ama zararli degildir. bütceniz müsaitse, kedinize uygun, kaliteli bir yas mamayi güvenerek sonuna kadar verebilirseniz.
bir de seye hastayim, anneme veteriner kuru mama verin yas mamaya alismasin distasi olur dedi :D
böbrek > distasi veteriner bey.
kedimin dislerini haftada 4 gün fircaliyorum. 4 senede bir de distasi temizligi yaptiriyorum. en azindan böbrekleri saglam.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
yaş mamayı evde kendiniz yapıyorsanız okey, ama yine paket alacaksanız onun yerine
bol su içmesini sağlamak ve pahalı mama, böbrekler için daha uygulanabilir bir beslenme şekli.
yaş mama / kuru mama kıyaslaması değil,
ucuz mama / pahalı mama kıyaslasması yaptım ben.
yaş mamanın kurudan daha sağlıklı olduğunu biliyorum.yaş mama ama hangi yaş mama. en sonunda evde kendimiz yapmamız gerektiği gibi bir durumla karşılaşınca, alması gereken mineralleri de ev yapımı yaş mamada toparlayamacağım için ucuz mamadansa pahalı mama ile beslemeye başladım.
0
love and trust
(18.12.25)
@konuşma, cok gecmis olsun, sağlıklı uzun ömrü olsun kedinizin.

Benim kediminde tek gözü alındı ne yazık ki. Bu süreçte bizde sık sık gidiyoruz veterinere. Yeni yilda aşılara başladığımızda sanırım veterinerimiz yönlendirir ne yapmam gerektiğini ve ne zamanlar gelmem gerektiğini söyler diye düşünüyorum. Daha önce kedi bakmadığım için derdini anlar miyim, anlamazsam geç kalır miyim bunun tedirginliğini yaşıyorum.

@love, teşekkür ederim. Mümkün oldukça ıyi mama ile beslemeye çalıyorum. Su an royal canın kitten kullanıyoruz. Kisirlastiktan sonra sanırım cinsiyete göre kısır mamaları varmış benim kedim erkek. Erkek kısır kedi mamasi alırım diye düşünüyorum. Kedim komple siyah bir kedi.

Ödül maması, yaş mama vs. veriyorum. Çok seviyor benim maymun. Umarım bir zararı olmaz ve sağlıklı bir şekilde uzun yıllar yaşar bizimle.

Su pınarı almayı düşünüyordum, veterinerim onermedi ozelliklede kisirlastirdiktan sonrası için. Sadece bir kaç yere su koy dedi.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@love, yaş mama olarak whiskas bebek için olanı alıyorum, ödül maması olarak wanpy, gimcat'in sert formlu ödül maması var ondan veriyorum birde dreamies'in ödül mamalarından veriyorum arada.

Bazen evde tavuk ve tavuk ciğeri haşlayıp püre gibi yapıp veriyorum.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bana sorarsanız evet bayılıyorlar ama özellikle whiskas yaş mama vermeyin ya da ayda 1-2 gibi maksimum. evde yaptığınız et ve balıkların kemikli kısmından asla koymayın önüne. petlebi sitesinin forumunda oldukça çok şey öğrendim, arada oraya göz gezdiririm mutlaka. sosyal.petlebi.com
burası da çok aktif ve her türden hastalık ve bakım konusunda şeyler öğrenebilirsin.
+1
love and trust
(18.12.25)
Peki yaş mama için önereceğiniz bir marka var mı?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bütçenize uygun olanını alabilirsiniz, ama su içmesini sağlamak, sağlığı için daha önemli. ben arada bir şımartmak istiyorum derseniz de royal canin, hills filan verebilrisniz ama marketten alınanları sık sık tükettirmeyin.
0
love and trust
(18.12.25)
Çok teşekkür ederim, kemikli veya kilcikli kisimlari kesinlikle vermem. O konuda bilgiliyim 😊 akliniza gelen her türlü bilgiye ve fikire ihtiyacım var bu süreçte.

Mesela, @konuşma, dişlerini fircaliyorum demiş. Bunun gibi düzenli yapmam gereken şeyler var mı peki?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bol sevgi dolu oynaşmalı bir arkadaşlığınız, sağlıklı güzel günleriniz olsun =)
0
love and trust
(18.12.25)
- dis fircaliyoruz.
- tüylerini tarayin. yapabiliyorsaniz günlük olarak yapin, yoksa yapabildiginiz kadar :)
- tirnaklarini kesiyorum düzenli araliklarla. kedilerde tirnak icinden damar gectigi icin nasil kesilecegini ögrenmeden siz kesmeyin. tirnak kanarsa muhakkak veterinere yetistirin.
- bir de kulaklarini temizliyorum kulak cöpüyle.
cok derine sokmadan.

iyi bir veteriner aslinda bunlari ögretir ama türkiye'de sahiden umudumu kestim ben bundan. cesaret edemezseniz veteriner kontrolünden veteriner kontrolüne yaptirtin.

dislerini ben insan bebekleri icin kullanilan parmak fircalariyla ve kedi dis macunuyla fircaliyorum. www.amazon.de
haftada 5 gün, günde 2 cm malt macunu veriyorum.

düzenli yaptigim aklima gelen baska bir sey yok simdilik.

kedinizi takip edeceksiniz. kediler hasta olduklarini cok iyi saklayabiliyor ama bir süre sonra kedinizi iyi taniyacaksiniz. miyavindaki degisikligi bile hissedeceksiniz. gözünüz üstünde olsun (ki anladigim kadariyla öyle) yeter. cok panik olmayin. güzel bir ömrünüz olsun umarim beraber.

bu da bizimkinin 3.5 sene önceki fotosu: i.imgur.com
kedi fotosuz kedi sorusu olmazmis duyuruda :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
@love, çok ama çok teşekkür ederim. Sevgi dolu ve bol isirilmasi bir arkadaşlığımız var kendisiyle 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@konuşma, sahiplenmeye yeni karar verdik şimdi temel ihtiyaç malzemelerini alacağım. Nasıl bir tarak önerirsiniz?

Tırnaklarını kesiyorum ama az az cesaret edemiyorum içinden sinirler geçtiği için. En azından biraz bile kısalsa canımızı daha az acitiyor😃

Kulakları su an için temiz görünüyor ama kulak çubuğuyla temizlemeye cesaret edebilir miyim emin değilim 😊

Ben internette silikon parmak fırçası gördüm kediler için onlardan almayı düşünüyorum.

Malt'a başlamıştık. Ameliyat olduğu için yakalık kullanıyoruz kendini temizleyemeyecegi için malta ara vermiştim. Veterinere sordum aynı anda hem malt hem kedi cimi verebilir miyim dedim. Verebilirsin ama malta erken başlamışsın bir yaştan önce tüy kusmaz dedi.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@konuşma, çok tatlıymış maşallah. Fındık burnundan öperim onu 😊
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
tarak söyle ki bir tane furminator var, kisa tüylü kediler icin: www.furminator.net
bir de ayakkabi fircasi var. cok yumusak killi.
ikisine de bayiliyor.
bu biraz huy meselesi. bazi kediler asla sevmiyor.

tirnaklari en uctan birer milim kessen bile yeter. daha sik yaparsin ama en azindan icin rahat olur.
veterinerin dedigi de dogru, malta bir yastan sonra basla.

dis tasina karsi matatabi alabilirsin: www.google.com
petshoplarda var. günde 3-5 dk verirsin, cigner. sonra önünden al ki cok parcalamasin hemen :) manyak oluyorlar ona.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
Matatabiyi az once arkadasin yolladigi sitedeki paylasimlarda gordum ve alacagim. Uzeri hasir iple sarili olan ve normal agac dali gibi olan var. Hangisini almaliyim? Benim kedimde kısa tuylu bildiğimiz siyah sokak kedisi😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bi sorun gözlemlemezsek ekstra rutin kontrol için götürmüyoruz. zaten aşılara gittiğimizde hekim muayene ediyor. bazı veteriner hekimler sadece aşıyı yapıp yolluyor mesela. siz de aşıya geldikçe muayene eden hekim bulursanız iyi olur.

kediler için balık yağı varmış, ona başladık.
www.hepsiburada.com
malt veriyoruz.
evde su pınarı ve iki farklı yerde su kabı var.
arada tarıyoruz. arada dediğim nadiren. çok zor taraması ve aşırı tüylü bi kedi. o yüzden saldık biraz.
tırnak uzadıkça kesiyoruz zaten hemen belli ediyor sağolsun. iki farklı yerde de tırmalama tahtası var.
0
elorelia
(18.12.25)
Şuan 3 yaşında, ilk 2 sene neredeyse 2 ayda 1 iç dış parazit için götürdm ama sonra o süreyi kendim 4 aya çektim. iç dış parazitleri bir zehir, dışardan geldiğimizde dikkat ediyoruz, ayakkabıları zaten kapalı yerde tutuyoruz giremiyor( bu bir risk ve ben bu riski göze aldım). evde kalıyor böcek bulup yemiyorsa parazitlerin süresini biraz uzatabilirsiniz, onun haricinde karma ve kuduz için senede 1 gidiyorum. henüz bizde diş için bir sorun olmadı, burda denilen gibi iyi bir hekim ulursanız zaten karma için gittiinizde muayenesini yapar, kulaklarına dişlerine iç organlarını muayene ederek bakar.

tırnaklarını uyuduunda kesiyorum ışıklı ortamda hiçte eğitim almadım video izledim resimlere baktım nasıl kesmem gerek diye her hafta ucundan biraz alıyorum kırmızı damarlara asla yaklaşmıyorum, kolay bişey yaparsın. elini kaçırıp ısırmaya başlayınca biraz daha uyutuyorum sonra yine uykusunda dalıp bir kaç parmak daha kesiyorum böyle ble 4-5 seferde tüm tırnakları kesiyorum.

her ödül mama krema ve yaş mamasına baya su koyuyorum su içsin diye, yalnız bunu iyi ayarlamak lazım su içinde yüzmeden tabağın altını kaplayacak kadar koyuyorum

yaş mamayı 3-4 seferde veriyorum çünkü bitirmiyor ve dışarda yaş mama beklesin istemiyorum. dolaba koyuyorum vereceğim zaman sıcak su ile ılıtıp veriyorum vermeden önce sıcaklığı parmağım ile kontrol ediyorum.

miamor malt veriyorum haftada 2-3 tüy dökme zamanları maltı her gün veriyorum, ayrıca çimide var çim yemeyi seviyor sürekli hazırda çim var evde. internette arat kedi çimi diye kendi toprağı ile gelen çok pratik oluyor

taramaya bebekken alıştır yoksa sonra zor alıştırıyorsun, sevmeye kucağada alıştır, el ile oynatma sopa ve top ile oynat(hem furminator gibi hemde normal telli tarak al ikiside ayrı tarıyor)
matatabi +1
diş fırçalama arada yapıyorum yine uyuduğunda mahmurken itiraz etmesin diye, kulakta aynı şekilde dışardan görünen kir varsa arada kontrol ediyorum kulak çöpü ile yavaşça alıyorum
oynatmaya alıştır miskin kilolu olmasın, kilo hastalıkların baş sebebi oluyor sonrasında.

EN ÖNEMLİSİNİ ATLAMIŞIM Hem dikey hem yatay tırmalama hedesi. bebekken sürekli götür tırmalama tahtasına patilerini tut ve buna sürt tırmalamayı sadece burada yapacağını anlasın. başka yerimi tırmalıyor hemen kap kediyi tahtaya götür ki evde eşyaya zarar vermesin
0
eja
(18.12.25)
(10)

Taharet mısluğu Avrupa'da neden başaramadı?

kizil karga
Bunu şu nedenle soruyorum: Taharet musluğu pratik bir hijyen aracı, biliyorsunuz Avrupa'da binlerce milyonlarca Türk var ve bunların evinde de illa ki bu mekanizmaya sahip tuvaletler vardır, bunu gören, görmese bile böyle bir aracın varlığından haberi olan Avrupalılar neden sosyokültürel bir etkileş
Bunu şu nedenle soruyorum: Taharet musluğu pratik bir hijyen aracı, biliyorsunuz Avrupa'da binlerce milyonlarca Türk var ve bunların evinde de illa ki bu mekanizmaya sahip tuvaletler vardır, bunu gören, görmese bile böyle bir aracın varlığından haberi olan Avrupalılar neden sosyokültürel bir etkileşimle taharet musluğuna geçiş yapmadı, mevcut araçlara göre neyi başaramadı da onların yerine geçemedi o dominasyonı kıramadı, Avrupalılar nasıl görüyor taharet musluğunu? Tamam kadınlar için bazı riskleri var ama tek neden bu değildir diye tahmin ediyorum, neden olabilir?
0
kizil karga
(17.12.25)
insanın sürekli g.t deliğini yıkaması bir yerden sonra anal kompexe giriyor bence. sürekli göt yıkamak sorunlu bir hareket. avrupalılarda kıçını elleyip elleyip herkesin eleni sıkmak istemiyor heralde.
-26
mikahakkinen
(17.12.25)
Islak mendil denen bir şey var.
-21
arbre
(17.12.25)
bidet var cünkü. italya'da bidetsiz ev yok. yani tüm avrupali öyle degil. avrupa'nin diger yerlerinde de yikamak isteyen genelde bidet kullaniyor.
bir de mantik genelde su: "her gün dus aliyoruz zaten".
kirli kicla bir sonraki dusa kadar gezmenin haricinde o kiri küvete akitip üstüne basiyorlar ama bu da temizlik anlayisi farkliligi sebebiyle bize ters düsüyor. inan ki türklerdeki sart surt baska müslümanlarda bile yok.
öte yanda sosyal etkilesimler bu kadar hizli olmuyor. dönerin bile almanya'da tutunabilmesi, dönerin almanlarin damak tadina adaptasyonuyla oldu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
çünkü doğu adeti.
ve avrupa dünyanın en faşist coğrafyası. (zaten faşizmin başkenti ve aslında avrupa dışında faşizmin olduğu bir coğrafta bile yok)

doğudan gelen adet ne olursa olsun asla almazlar, almamakta direnirler. o yüzden asla kullanmayacaklar. mesela taharet musluğu amerikada çılgınlar gibi yayılıyor, çünkü faşist değiller.

bidet vs. avrupanın %90'ında mevcut değil. ingilterede hiç yok, almanyada hiç yok. ama ona rağmen asla taharet musluğu kullanmazlar. çünkü bu doğu adetini asla benimsemek istemezler.

dünyanın en mantıklı icatlarından biri olmasına rağmen.
+4
tchuck
(17.12.25)
Tersten bakarsak daha net anlaşılır. Bizdeki klozete sabitlenmiş klasik taharet musluğu aslında oldukça ilkel bir yöntem. Doğu Asya da bunun spiral hortumlu, duş başlıklı modeli kullanılıyor. Biz bu doğu adetini asla benimsemek istemedik. Açık ara çok daha kullanışlı olmasına rağmen. Biz de doğuyu yok saydığımız için kendi ilkel musluk tipimize sadık kaldık.
-1
mikro patlama
(17.12.25)
Avrupanın ve insanının aslında ne bok olduğunu bu konudaki tercihlerinden anlayabilirsin. Islak mendili savunan da bideti çok avrupai ve modern bulan aşağı yukarı aynı kafa. Avrupaya ait olmadığı için kullanmamak için salak salak argümanlar üretiyorlar. Özellikle bidet tam bir saçmalık. Esas amacı fahişeler için ön cephe temizliği için üretilmiş bidete çok afedersin klozetten kalkıp götlerinde bokla domala domala bidete geçip temizlenmeye çalışıyorlar. Bu konudaki en steril yöntem taharet musluğu.
0
onepointzero
(18.12.25)
Toplumlarin kulturel yapilariyla alakali. Tahareti hadi biz doguluyuz diye almadilar ama her italyan evinde olan bidet’yi de almadilar. İskandinavya’da yasamis bir arkadasim tuvaletlerini dusa girmeden onceye ayarliyorlar demisti ama dogru mudur bilemem. Bence en kullanislisi su an amerika’da yayginlasan el dusu, tekrar banyo yaptiracak olsam ciddi ciddi arastiririm.
0
lallala
(18.12.25)
Avrupa'da eve usta cagirmak falan cok buyuk lukstur. Bina yaslari da cok yuksektir. Yenilik falan akillarindan dahi gecirmezler zengin degillerse.
0
freedonia
(18.12.25)
insanin hijyenle iliskisi kulturel. ayni yemek gibi. adam public tuvalete giriyor, boklu kaldirimlarda yuruyor (abd'de yaygin) ve sonra ayakkabilarini cikarmadan laps diye eve giriyor. sictiktan sonra kicini yikamiyor ve bu onu rahatsiz etmiyor.

batida oturmamis bu. cok da basit bir mevzu. hic bilemedin bir kokteyl parasina amazon'dan $20'a bidet alip takarsin ama yapmiyor.
0
antikadimag
(18.12.25)
Yıllar önce tv'de vitra gibi bir şirketin ceo'su konuşuyordu bu soru sorulduğunda, Avrupa yönetmelikleri nedeniyle taharet musluğu olan klozetleri ihraç edemiyoruz demişti. kanalizasyon sistemi ile içme suyu şebekesinin aynı yerde olmasına izin verilmiyormuş, bir kaçak veya tıkanma durumunda şehir suyuna kanalizasyon karışma ihtimali olduğu için demişti.
0
creepy
(21.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.